4. Hukuk Dairesi 2025/3178 E. , 2025/4911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/762 Değişik İş, 2022/836 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında, yaya haldeki davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketince 7.100,00 TL ödendiğini, ancak ödemenin eksik olduğunu bu sebeple, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 169.922,81 TL sürekli iş göremezlik ve 2.207,25 geçici bakıcı gideri olmak üzere artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, davacının ibraname verdiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini ve diğer savunmalarını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 169.922,81 TL sürekli iş göremezlik ve 1.088,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 171.011,00 TL’nin 16.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.119,00 TL talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, davacının ibraname verdiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet ve hesap raporu ile kusuru kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında, davacı yayanın yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olaya bakıldığında; davacının velayeti altında bulunduğu babası ... ile davalı ... arasında 18.06.2019 tarihinde ibraname imzalandığı, davacının davalı ... şirketini kayıtsız ve şartsız gayri kabil rücu olmak üzere ibra ettiği, sigorta şirketince ibranamede belirtilen miktarın 23.01.2020 tarihinde davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava 18.12.2021 tarihinde ikame edilmiş, davacı dava dilekçesi ile yetersiz/eksik ödeme iddiası ile talepte bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, ödeme tarihi itibariyle 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan eldeki davanın açıldığı, ödemenin makbuz hükmünde olduğu gerekçesiyle davalının itirazı reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalı olmuştur. Zira, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı, taraflar arasındaki anlaşmanın yapıldığı (imza altına alındığı) tarihe göre belirlenecektir. Bu itibarla, dava konusu kazadan kaynaklı olarak, davacının davalı ... şirketini 18.06.2019 tarihinde yazılı olarak ibra ettiği, eldeki davanın ise 18.12.2021 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı, davacının talebinin artan maluliyete ilişkin de olmadığı, eksik/yetersiz ödeme iddiasında bulunduğu gözetildiğinde, davalı ... şirketinin davacı ile yapmış olduğu anlaşma (ibra) doğrultusunda tüm borçtan kurtulduğu anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.