Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/1445 E., 2025/4912 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1445 E., 2025/4912 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1445
Karar No
2025/4912
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/1445 E. , 2025/4912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/37 Değişik İş, 2025/34 Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İtiraz Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup işbu karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçeleri kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu aracın sebep olduğu tek taraflı kazada davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak açtıkları davada, şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücretinin temerrrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 180.544,37 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, dava şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sürekli maluliyetin bulunmadığını, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, davacı emniyet kemeri takmadığı için %20 müterafik kusur indirimi ve yine olayda hatır taşıması olduğundan %20 indirim yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden yasal faiz işletilebileceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %11 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, olayda hatır taşıması olduğundan belirlenen tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 143.835,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 144.585,49 TL maddi tazminatın 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince maluliyet raporunun ve hesap raporunun hükümde benimsenmesinde hata edilmediği, müterafik kusur indiriminin uygulanmamasının yerinde olduğu, kazada hatır taşıması olduğundan tazminattan %20 indirim yapılmasının yerinde olduğu, vekalet ücretinin doğru takdir edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin ve davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.01.2024 tarihli, 2023/10820 esas ve 2024/507 sayılı ilamıyla; "1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davadan önce sigorta şirketine başvurulmuş olmasına, davacının arkadaşının aracında hatır için taşındığının dosya kapsamından anlaşılmasına ve bu yönde belirlenen tazminattan %20 indirim yapılmasının yerinde olmasına, tazminatın içtihatlara uygun olarak belirlenmesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (08.03.2020) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp tarafından, kazadan yaklaşık 11 ay sonra 29.01.2021 tarihinde düzenlenen raporda, davacının kazaya ilişkin tedavi evrakının incelenmesi ve fiziken yapılan muayenesi sonucunda, kaza nedeniyle sağ ayak 5. metatars kırığı ve sol ayak bileği eklem hareket kısıtlılığından kaynaklı alt eksteremiteye ilişkin sürekli maluliyetinin %11 olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince bu rapora göre karar verilmiştir. Anılan bu raporun tanziminde kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınmışsa da davacının kazadaki alt ekstremite kırığı nedeniyle oluşan özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesap verileri bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddi doğru olmamıştır.4- Kararda davacının adli tıp rapor ücretinin de asıl alacak kalemi içerisinde müddeabihe eklenip faiz işletilerek hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması ve faiz yürütülmesi doğru olmayıp, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.5-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.Somut olayda, dosya kapsamından, davacı ile yolcu olduğu aracın (davalıya sigortalı) sürücüsünün arkadaş oldukları, ortak arkadaşlarının düğününden dönüşleri sırasında kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasındaki 27.04.2020 tarihli Yarma Jandarma Karakol Komutanlığı'nın Karatay İlçe Jandarma Komutanlığı'na hitaben yazdığı yazıda, sürücü ...'ın hastane tarafından yapılan alkol testinde 1,9 promil alkollü olduğunun belirtildiği, yine Konya Numune Hastanesinin 08.03.2020 tarihli (kaza günü) tarihli labaratuvar tetkik sonucuna göre de sürücü ...'in 1,9 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının, araç sürücüsü arkadaşının alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, davacının yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne, 115.068,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvurana ödenmesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, maluliyet raporunun en yakın Üniversite hastanesinden alınmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı