4. Hukuk Dairesi 2025/2369 E. , 2025/7317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/577 D.İş, 2022/577 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde davacının %28 oranında malul kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 22.02.2022 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatını 211.100,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusuru nedeni ile kazanın gerçekleştiğinin davacı tarafından ispatı gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kusura yönelik değerlendirmeleri kabul etmediklerini, kazanın ve kusurun ispatı ile hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yaya olan davacıya sigortasız aracın çarpması neticesinde malul kaldığını beyanla tazminat isteminde bulunulduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen raporda başvuranın 18.08.2021 tarihli sağlık raporunda %28 oranında engeli olduğu, kaza ve araz arasında illiyet bağının kurulduğu, raporun tazminat hesabında esas alınabileceği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının yerinde olduğu, alınan kusur raporu ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğu, sigorta kuruluşunun 12.10.2021 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı lehine 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği gerekçesi ile başvurunun kabulüne ve 211.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına tarafların itiraz ettiği, davalının maluliyet raporuna karşı itirazları olduğu, davacının ibraz ettiği ... Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı ve bunda davacının hukuki yararı bulunduğu, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, Yargıtay içtihatları gereği hesaplamada kullanılan TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin usule uygun olduğu, davalının 12.10.2021 tarihinde temerrüte düştüğü, tarafların vekalet ücretine itiraz ettikleri, davacı lehine tam oranda vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalının itirazlarının reddine, davacı itirazının kabul edilerek Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.b. maddesinin değiştirilmesine, diğer hükümlerin aynı şekilde infazına,“5.b. Başvuran vekil ile temsil edilmiş olduğundan 23.220,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya usule uygun olarak başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunun ispatlanamadığı, kusur raporunun hatalı olduğu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiği, taleplerin zamanaşımına uğradığı, belirsiz alacak davası açılamayacağı, soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiği, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı 17.12.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının 23.03.2021 tarihli dilekçe ile başvuru yapmış, 27.09.2021 tarihli dilekçe ekinde davalıya eksik evrakları ibraz etmiş olmasına, kaza sonrası davacının hastaneye götürülerek tedavi altına alınmış olmasına, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında, alacağın bilirkişi raporu ile belirlenecek olması nedeni ile davacının hukuki yararı bulunmasına, Savcılık soruşturma dosyasında daimi arama kararı verilmiş olmasına, kusur raporu ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına, taleplerin zamanaşımına uğramamış olmasına, hesaplama yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 17.12.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacıların maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Uygulama Hastanesinin 17.08.2021 tarihli Erişkinler için Terör, Kaza ve Yaralanmasına Bağlı Durum Bildirir Raporda davacının %28 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiş ve söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 383b026b75ef8bf4 6a1189f49b286bd5