4. Hukuk Dairesi 2022/5758 E. , 2025/7242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1691 E., 2022/342 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.02.2015 tarihide davalı ... adına kayıtlı ve diğer davalı ... yönetimindeki aracın davacıların desteğine çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, olayda araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacı eşin ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce toplam 35.283,00 TL ödeme yapılmış ise de gerçek zararın bunun ötesinde olduğunu belirterek 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının (fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla) davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme müvekkillerine ödenmesine, yine müvekkillerinden ... için 50.000,00 TL, çocuklardan her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten ortaklaşa ve zincirleme alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 13.02.2015 günü ...'ün kullanmış olduğu aracın kavşağa geldiği anda karşıdan karşıya geçmek isteyen desteğe çarptığını, maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, olay sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda desteğin asli kusurlu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, davalı sürücünün söz konusu olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, bu nedenle açılmış bulunan destekten yoksun kılma ve manevi tazminat taleplerine itiraz ettiğini, mahkemece yaptırılacak olan kusur incelemesi sonucu davalı sürücünün kusursuz olduğunun görüleceğini, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanı reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 13.02.2015 tarihli trafik kazasına karışan aracın şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatlarının ölüm halinde kişi başı 290.000,00 TL olduğunu, 30.07.2015 tarihinde 35.283,00 TL tazminat ödendiğini, davalı şirketin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, sigortalı araç sürücüsüne isnat edilen kusur oranını kabul etmediklerini, kusursuzluk nedeniyle poliçe teminat sorumluluklarının bulunmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi açısından ceza dosyasının celbini, ayrıca mahkemece kusur incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, açılan davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden temerrütlerinin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'nin maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı ... için 203.317,93 TL, davacı ... için 37.565,08 TL, davacı ... için 18.745,39 TL, davacı ... için 10.025,28 TL, davacı ... için 7.186,35 TL maddi tazminatın davalı ...Ş yönünden 30.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ve poliçe limitleri dahilinde olmak üzere, diğer davalılar ... ve ...'ten yönünden kaza tarihi olan 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunun hatalı belirlendiğini, desteğin aylık gelirinin düşük belirlendiğini, manevi tazminatın düşük belirlendiğini beyanda kararın kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, poliçe teminat limitinin aşıldığını, teminat limitinin açıkça hükme yazılması gerektiğini, desteğin anne ve babasına pay ayrılmamasının hatalı olduğunu, destek paylarının hatalı belirlendiğini, murisin gelirinin yüksek belirlendiğini, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, desteğin erkek çocuklarına 18 yaşına kadar destek olacağının kabul edilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin poliçe limitini aşacak şekilde belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan hayatını kaybeden desteğin eş ve çocuklarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Davacılardan ..., ..., ..., ...'nin ve davalı ...Ş.'nin bu davacılara yönelik temyiz itirazları yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya kapsamından; Davacılardan ... yönünden dava dilekçesinde 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 37.565,08 TL'ye yükselttiği, İlk Derece Mahkemesince anılan davacı yararına 37.565,08 TL maddi, 7,500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Davacılardan ... yönünden dava dilekçesinde 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 18.745,39 TL'ye yükselttiği, İlk Derece Mahkemesince anılan davacı yararına 18.745,39 TL maddi, 7,500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Davacılardan ... yönünden dava dilekçesinde 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.025,28 TL'ye yükselttiği, İlk Derece Mahkemesince anılan davacı yararına 10.025,28 TL maddi, 7,500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Davacılardan ... yönünden dava dilekçesinde 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 7.186,35 TL'ye yükselttiği, İlk Derece Mahkemesince anılan davacı yararına 7.186,35 TL maddi, 7,500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Anlaşılmaktadır. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre davacılardan ..., ..., ..., ... yönünden kabul edilen, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekilinin davacılar ..., ..., ..., ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin davacılardan ...'ye yönelik temyiz itirazları yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin davacılardan ..., ..., ..., ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin davacılardan ...'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harçlarının davacı ...'ye ve davalı ...Ş'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.