4. Hukuk Dairesi 2025/2195 E. , 2025/5993 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2025/38 Değişik İş, 2025/26 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2023/KİT-12-2 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2020/76252 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı sürücü konumundaki müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 16.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.09.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 74.527,39 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, davacının yaralanma bölgesi ile kask takılmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusur indirimine yer olmadığı, vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiği gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 74.527,39 TL’nin 24.03.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 18.12.2020 tarih ve 2020/İHK-28399 sayılı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, kusur raporunun denetime elverişli olduğu, müterafik kusurun ispatlanmadığı, vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 05.04.2022 tarihli ve 2021/13021 Esas, 2022/6775 Karar sayılı ilamıyla; "Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması, genel kabule göre aktif devrenin 60 yaş sonunda hitama ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Somut olayda, hükme esas alınan 22.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda bilinmeyen dönem başlangıcı ve pasif dönem sonunun açık ve net olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda hakem heyetince, rapor düzenleyen aktüerya uzmanından ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. maddesi, 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 19.12.2024 tarih ve KIT/ 2023-12 sayısı belirtilen kararı ile; hesap raporunun denetime elverişli olduğu, vekalet ücretinin maktunun altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında olması gerektiği gerekçesiyle itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 17.10.2023 tarihli ve 2023/6893 Esas, 2023/10884 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamından, Dairemizce hesap raporu ve vekalet ücreti yönünden hükmün bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ortadan kaldırıldığından itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre HMK'nın 297 nci maddesine uygun yeniden hüküm kurulması gerekirken yukarıda açıklanan hükme aykırı olacak şekilde vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verilmekle yetinilmiş olması doğru olmayıp, bozma nedenidir. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, karara mesnet olan 02.12.2019 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen raporun kaza tarihinde geçerli mevzuata göre hazırlandığı, kusur raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hesaplamada TRH Yaşam Tablosu'nun kullanıldığı ve her kişinin 99 yaşa kadar yaşama ihtimali olduğu, yaşlar itibari ile bu olasılıkların değiştiği ancak asla sıfır olmadığı, tablodaki her bir sene için ölme ihtimali hesaba katılarak tespit edilen verilerden oluştuğundan, davacının kask takıp takmadığının tespitinin yapılamadığı gibi davacının B sınıfı sürücü belgesi ile 50 cc'ye kadar motosiklet kullanabileceği, davalının vekalet ücreti bakımından yaptığı itirazın kabulü gerektiği gerekçesi ile davalının itirazının kısmen kabulü ile 74.527,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı lehine 9.200,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, kusur raporuna itiraz ettikleri, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, hesaplama yöntemini kabul etmedikleri, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 23.11.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davalının diğer temyiz nedenlerine gelince; Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilmiş ve bu yaş esas alınarak işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür süresi belirlenerek (tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi) (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın rapor tarihi olan 22.09.2020 verileriyle ve işlemiş/işleyecek devre belirlemesinde 2020 yılı esas alınarak yapılması) daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.