4. Hukuk Dairesi 2025/214 E. , 2025/11668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/267 E. 2022/ 590 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ile davalıya maksimum ticari kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 28.12.2010 tarihinde yaptığı kazada müvekkilinin çene kemiğinin kırılması neticesinde %8,2 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı aracın kazada tam kusurlu olduğunu, kasko sigorta poliçesi içerisinde yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) kapsamında davacının manen yaşadığı ızdırap nedeni ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araca ait kaza tarihini kapsayan kasko sigorta poliçesine bağlı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta poliçesine rastlanmadığı, söz konusu araca ait 16.12.2010 tarihinde düzenlenen kasko sigorta poliçesine bağlı İMSS poliçesi tanzim edildiği ancak 16.12.2010 tarihinde iptal edildiğini bu nedenle dava konusu kaza ile ilgili sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararıyla davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya kasko poliçesi ile sigortalı araç arasında 28.12.2010 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile %8,2 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/48 Esas 2011/672 Karar sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile davalıya sigortalı aracın kazada tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi uyarınca davacının manevi tazminat isteme hakkı bulunduğu, kasko poliçesinde kişi başı 30.000,00 TL limit bulunduğu, davacının duyduğu acı, sosyal ve ekonomik durum birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/2474 Esas, 2020/965 Karar sayılı ilamıyla; 1-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Ek Sözleşmeyle Teminat Kapsamına Alınabilecek Hal ve Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı 3. maddesinde manevi tazminat taleplerinin ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabileceği belirtilmiş olup, şu halde manevi tazminatın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında olabilmesi için ayrıca ve açıkça teminat klozu olarak düzenlenmesi gerektiği sabittir. Somut olayda, davacı yolcu, çift taraflı kazada yaralanmış ve karşı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Her ne kadar davalı ...Ş. vekilinin savunmasında 42 ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği iddia edilmişse de, getirtilen ... nolu poliçe incelendiğinde açıkça manevi tazminat klozunun bulunmadığı, bu nedenle ... Sigorta A.Ş.'nin manevi tazminat ve ferilerinden sorumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen 37915360 nolu Maksimum Ticari Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde ise, manevi tazminatın poliçe kapsamına alındığı ve kişi başına 30.000 TL limitli olduğu anlaşılmaktadır. Bahsedilen bu poliçe 29.12.2010 tarihinde saat 18:40'da düzenlenmiş olup 16/12/2010 saat 12:00 başlangıç, 16/12/2011 saat 12:00 bitiş tarihlidir. Dosya kapsamından, aynı poliçe için 29/12/2010 tarihinde saat 14:28'de kökten iptal belgesi düzenlendiği görülmektedir. Mahkemece, davalının ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında manevi tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalının zarardan sorumlu olabilmesi için kaza tarih ve saatini kapsayan geçerli bir poliçenin bulunması ve poliçede manevi tazminat klozunun ek teminat olarak yer alması gerektiği, davalı ... şirketince düzenlenen 37915360 nolu poliçenin düzenlenme saatinin 18:40, kökten iptal belgesinin düzenlenme saatinin ise 14:28 olduğu, bu şekilde iptal saatinin düzenleme saatinden önce olduğu dikkate alındığında, taraflara bu hususta delilleri sorularak ve poliçenin geçerli olup olmadığı tartışılmaksızın gerekçesiz olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinden alınan raporda kasko poliçesinin 29.12.2010 tarihinde iptal edildiği, kaza tarihinde geçerli bir kasko poliçesinin bulunmadığının beyan edildiği, davacının itirazı üzerine alınan ek rapor ile kök raporda değişikliğe gidilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1431. maddesi gereğince sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırılmış olması halinde ilk taksitin hemen ödenmesi gerektiği, dosya kapsamı ve alınan raporlara göre poliçenin iptal edildiği, iptal edilmemiş olsa dahi poliçeye ait primlerin ödenmemiş olması nedeni ile davalı ... şirketinin sorumluluğunun başlamamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından tanzim edilen poliçenin bağlayıcı olduğu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi (İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası) ile teminat altına alındığı belirtilen aracın, 28.12.2010 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının uğradığı zarar nedeni ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, dosya bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde davaya konu aracın kaza tarihinde davalıya geçerli kasko poliçesi olmadığının anlaşılmasına, kaza tarihinden sonra kaza tarihini kapsar şekilde tanzim edilen poliçenin tanzim edildiği tarihte iptal edilmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af08f9dfdb0b0d23 719545c5d5debab2