Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/214 E., 2025/11664 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/214 E., 2025/11664 K. (09.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/214
Karar No
2025/11664
Karar Tarihi
09.07.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/214 E. , 2025/11664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/671 E., 2023/686 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/46210 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/266549 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ve davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 30.10.2022 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde araçta hasar oluştuğunu, davalının hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile taleplerini reddettiğini beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 11.07.2023 tarihinde hasar bedeli talebini 434.432,24 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekcesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, araç içerisinde bulunan kişilerin olay yerini terk etmeleri halinin teminat kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle talebin reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak teminat limitleri dahilinde sorumlu olacaklarını, kusur oranına itiraz ettiklerini, Katma Değer Vergisinden sorumlu olmadıklarını, gerçek zarardan sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunu kabulü ile 434.432,34 TL onarım bedelinin 02.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürücünün kaza yerini terk etmesi nedeni ile hasarın teminat kapsamında olmadığı yönünde davalının itirazı bulunduğu, olaydan sonra kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre, sürücünün kaza mahallini terk ettiği hususunun sabit olduğu, sürücü olduğu iddia eden şahsın beyan dilekçesi sunduğu ancak kazada yaralanmadığının anlaşıldığı, can güvenliğini tehdit eden olgunun varlığının dile getirilmediği, Kara Araçları Kasko Genel Şartlarının A.5.10 maddesinde, sürücünün kimliğinin tespitini engellemek için olay yerinden ayrılması halinde zararın teminat kapsamında olmayacağının kabul edildiği, başvuranın zorunlu hal bulunmaksızın kaza mahallinden ayrıldığı, bunun aksini ispatlayamadığı, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığı, kararın niteliği itibari ile diğer itirazların irdelenmesine gerek kalmadığı gerekçesi ile davacının itirazının reddine, davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının olay yerini terk etmediği, zararın poliçe teminatı kapsamında olduğu, aksinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 30.10.2022 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza sonucu hasar bedeli talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalıya kasko poliçesi ile sigortalı aracın 30.10.2022 tarihli tek taraflı kazada uğradığı hasar bedelini talep etmiş, davalı tarafından kazadan sonra olay yerinin terk edilmesi nedeni ile talep reddedilmiştir. Davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiş, karara karşı tarafların yaptığı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeni ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında kazanın 30.10.2022 tarih saat 03:45'de olduğu belirtilmiş, açıklama kısmında, "30.10.2022 günü saat 03:50 sıralarında sürücünün kaza mahallini terk ettiği trafik kaza nedeni ile gelen anons üzerine kaza yerine gidildiği, araç başında toplanan şahıslara sürücünün kim olduğunun sorulduğu, ... isimli şahsın kendisi olduğunu ifade ettiği, kaza sonrası panik yaparak kaza yerinden ayrıldığı tekrar geri geldiğini beyan ettiği," şeklinde tutanak tutulmuştur. Dosya içinde bulunan, sigortalı araç sürücüsünün davalıya ibraz ettiği beyan dilekçesinde, kazadan sonra araçtan çıkarak karşı sokakta oturup olayın şokunu atmaya çalıştığını, o esnada polislerin geldiğini, tutanak tuttuklarını ifade etmiştir. Dosya kapsamına göre olayın saat 03:45'de meydana geldiği, polis ekiplerinin ise saat 03:50'de olay yerine intikal ettikleri, araç sürücünün ise bu aradaki zaman zarfında karşı sokakta olayın şokunu atlatmaya çalıştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, kazadan sonra olay yerinin terk edilmesinin söz konusu olmadığı, zararın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince zararın kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken olay yerinin terk edilmesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f3a5d32d16c51fb7 6029c8f71d9a9f83 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2024/214 E. , 2025/11664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/671 E., 2023/686 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/46210 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/266549 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ve davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 30.10.2022 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde araçta hasar oluştuğunu, davalının hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile taleplerini reddettiğini beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 11.07.2023 tarihinde hasar bedeli talebini 434.432,24 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekcesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, araç içerisinde bulunan kişilerin olay yerini terk etmeleri halinin teminat kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle talebin reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak teminat limitleri dahilinde sorumlu olacaklarını, kusur oranına itiraz ettiklerini, Katma Değer Vergisinden sorumlu olmadıklarını, gerçek zarardan sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunu kabulü ile 434.432,34 TL onarım bedelinin 02.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürücünün kaza yerini terk etmesi nedeni ile hasarın teminat kapsamında olmadığı yönünde davalının itirazı bulunduğu, olaydan sonra kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre, sürücünün kaza mahallini terk ettiği hususunun sabit olduğu, sürücü olduğu iddia eden şahsın beyan dilekçesi sunduğu ancak kazada yaralanmadığının anlaşıldığı, can güvenliğini tehdit eden olgunun varlığının dile getirilmediği, Kara Araçları Kasko Genel Şartlarının A.5.10 maddesinde, sürücünün kimliğinin tespitini engellemek için olay yerinden ayrılması halinde zararın teminat kapsamında olmayacağının kabul edildiği, başvuranın zorunlu hal bulunmaksızın kaza mahallinden ayrıldığı, bunun aksini ispatlayamadığı, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığı, kararın niteliği itibari ile diğer itirazların irdelenmesine gerek kalmadığı gerekçesi ile davacının itirazının reddine, davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının olay yerini terk etmediği, zararın poliçe teminatı kapsamında olduğu, aksinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 30.10.2022 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza sonucu hasar bedeli talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalıya kasko poliçesi ile sigortalı aracın 30.10.2022 tarihli tek taraflı kazada uğradığı hasar bedelini talep etmiş, davalı tarafından kazadan sonra olay yerinin terk edilmesi nedeni ile talep reddedilmiştir. Davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiş, karara karşı tarafların yaptığı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeni ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında kazanın 30.10.2022 tarih saat 03:45'de olduğu belirtilmiş, açıklama kısmında, "30.10.2022 günü saat 03:50 sıralarında sürücünün kaza mahallini terk ettiği trafik kaza nedeni ile gelen anons üzerine kaza yerine gidildiği, araç başında toplanan şahıslara sürücünün kim olduğunun sorulduğu, ... isimli şahsın kendisi olduğunu ifade ettiği, kaza sonrası panik yaparak kaza yerinden ayrıldığı tekrar geri geldiğini beyan ettiği," şeklinde tutanak tutulmuştur. Dosya içinde bulunan, sigortalı araç sürücüsünün davalıya ibraz ettiği beyan dilekçesinde, kazadan sonra araçtan çıkarak karşı sokakta oturup olayın şokunu atmaya çalıştığını, o esnada polislerin geldiğini, tutanak tuttuklarını ifade etmiştir. Dosya kapsamına göre olayın saat 03:45'de meydana geldiği, polis ekiplerinin ise saat 03:50'de olay yerine intikal ettikleri, araç sürücünün ise bu aradaki zaman zarfında karşı sokakta olayın şokunu atlatmaya çalıştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, kazadan sonra olay yerinin terk edilmesinin söz konusu olmadığı, zararın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince zararın kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken olay yerinin terk edilmesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f3a5d32d16c51fb7 6029c8f71d9a9f83 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı