Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/1833 E., 2025/4458 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1833 E., 2025/4458 K. (17.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1833
Karar No
2025/4458
Karar Tarihi
17.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/1833 E. , 2025/4458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/651 Değişik İş – 2022/654 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.09.2019 tarihinde davacının içinde bulunduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 46.763,00 TL' ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini talebin usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, sevk yazısı olmadan kişisel başvuru ile alınan raporun hükme dayanak yapılamayacağını, maluliyet raporunun ikametgaha en yakın sağlık kuruluşundan alınmamış olduğunu, iyileşme süresi tamamlanmadan alındığını, raporun denetlenme ve rapora itiraz imkanı bulunmadığını, bizzat muayene hususunda şüphe bulunduğunu, müterafik kusur durumunun incelenmesi gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi, faiz oranının da yasal faiz olması gerektiğini, hesaplamanın aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere, benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davanın kabulüne, 46.763,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak alındığı, Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınmış, sürekli, kaza ile maluliyet arasında illiyet kuran, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş rapor olduğu, hesaplamanın progresif rant yöntemi ile yapılmasında hata bulunmadığı, emniyet kemeri hususunun kaza tespit tutanağında belirsiz olması karşısında müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu gerekçesiyle bu yönlere ilişkin itirazların reddine, vekalet ücretine yönelik itirazların kabulüne, kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin kaldırılmasına, yerine; “3- Başvuru sahibi vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden, 5684 sayılı Kanunun 30/17’nci, Yönetmelik 16/13’ncü ve AAÜT 17/2’nci maddesi uyarınca takdir edilen 5.100.-TL vekalet ücretinin davalı ... kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine,” ibaresi yazılmak suretiyle hüküm tesisine, hüküm fıkrasındaki diğer bentlerin aynen infazına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, bu rapor ile sigorta şirketine başvuru yapılması nedeniyle sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiğinin söylenemeyeceğini, bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun 12 aylık iyileşme süresi beklenmeden düzenlendiğini, ikametgaha en yakın yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, medikal firma raporu ile çelişkili olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı belirlendiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 07.09.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmında, “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3). Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 12 aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmına göre gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5f6c87aab9c631d2 0230677cf420e3ed

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı