Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/17093 E., 2025/4452 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17093 E., 2025/4452 K. (17.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/17093
Karar No
2025/4452
Karar Tarihi
17.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/17093 E. , 2025/4452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1929 E., 2022/2099 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/89 E., 2022/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.06.2017 tarihinde davacının içinde bulunduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, her iki davalıya da zararın giderilmesi için başvuru yapıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş.' nin başvuruya olumlu yanıt vermediğini, davalı ... Hesabının yaptığı ödemenin ise zararı karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 18.03.2020 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 94.134,00 TL, belgelenemeyen tedavi gideri talebini 2.500,00 TL olarak artırmış, 09.05.2022 tarihli dilekçesi ile de sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 497.400,00 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limitleri ve kazadaki kusur durumu ile sınırlı olduğunu, kazadaki kusur durumunun usul ve esaslara uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik iddialarının Adli Tıp Kurumu (ATK)' dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamanın genel şartlara uygun olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kurumlarına başvurusu ile yapılan ödemeden sonra ek ödeme için başvuruda bulunmayarak dava açtığını, açılan bu davanın başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığından öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacıya kaza nedeniyle ödeme yapıldığını, başkaca hak ve alacağının kalmadığını, yapılan ödemenin aktüerya hesabı ile belirlendiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı kurumun geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, kazadaki kusur durumlarının ve bundan sonraki zararların uzman bilirkişiden alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet durumunun da tespit edilmesi gerektiğini, SGK'dan yapılan ödemelerin alınacak hesap raporunda mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili kurumun temerrüdünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2018/359 Esas, 2020/604 karar sayılı kararı ile kazaya karışan motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunda olan araçlardan olduğunun ispat edilemediği bu nedenle Güvence Hesabına karşı açılan davanın reddi gerektiği, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın ise kısmen kabulü gerektiğini belirtilerek davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin kabulü ile, 94.134,00 TL, tedavi giderine ilişkin tazminat talebinin kabulü ile 2.500,00 TL olmak üzere toplam 96.634,00 TL tazminatın 01.02.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olarak davalı ... Sigorta A.Ş.' den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/1290 Esas ve 2021/103 Karar sayılı kararı ile davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, hesaplamanın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenecek maluliyet oranı, PMF-1931 Yaşam Tablosu ve davacının ücretinin yapılacak araştırma sonucu belirlenen miktarı ile yapılması gerektiği gerekçesi ile davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacının 02.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş. ile (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren) davalı ... Hesabından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ve yapmış olduğu ödemenin mahsubu ile toplam 330.000,00 TL'nin 180.287,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13.03.2018 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının 02.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı bir geçici iş göremezlik maddi zararı olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki dava ve talebinin reddine, davacının 02.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 2.500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri zararının davalı ... Sigorta A.Ş ile (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren) davalı ... Hesabından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan 13.03.2018 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacının ücretinin araştırılması, çalıştığının belirlenememesi halinde asgari ücret ile hesap yapılmasının gerektiği, davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ..., kazaya karışan iki ayrı aracın trafik sigortacıları olup, her bir sigorta şirketi kaza tarihi itibari ile 330.000,00 TL tedavi gideri, 330.000,00 TL iş göremezlik teminatı limitleri ile ayrı ayrı sorumlu iken davalı ... şirketlerinin tek bir teminat limiti ile sorumlu olacak hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile; 497.400,00 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş ile (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren) davalı ... Hesabından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ve yapmış olduğu ödemenin mahsubu ile toplam 497.400,00 TL'nin 180.287,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13.03.2018 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 2.500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri zararının davalı ... Sigorta A.Ş ile (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren) davalı ... Hesabından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan 13.03.2018 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 31.10.2022 tarihli ek kararı ile davacının tavzih dilekçesinin reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; Güvence Hesabının ödediği 149.713,00 TL' nin dava konusu edilmediğini, dava konusu edilmiş de reddedilmiş gibi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu yönde yaptıkları başvurunun reddedilmiş olması nedeniyle temyiz talebini sunduklarını belirterek ek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; özür oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, müştereken ve müteselsilen karar verilmesinin hatalı olduğunu, sürücünün kusurunu tespit için ATK' dan rapor alınması gerektiğini, 2330 sayılı Kanun gereğince ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, aktüer sıfatına haiz bilirkişiden hesap raporu alınması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ek tazminat talebi için Kuruma başvuru yapılmadığını, başvuru yapılmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davacıya ödeme yapıldığını başkaca bir alacak kalmadığını, ödemenin aktüer hesabına dayandığını, tedavi giderinden Kurumun sorumlu olmadığını, asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini, davanın 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi gereğince reddi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, hesaplamanın %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve belgelendirilemeyen tedavi gideri talebini ilişkindir. 1. Davacı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin 31.10.2022 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.'' ve 305 inci maddesinde "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304 ve 305 inci maddelerine aykırı şekilde hüküm fıkrasına ekleme yapılması ya da bir kısmının çıkartılması hukuk güvenliğini zedeleyici nitelikte olup yasaktır. Şu durumda; ''tavzih" ya da "tashih" adı altında hak ve borçların sınırlandırılması mümkün olmadığı gibi genişletilip değiştirilmesi de mümkün olmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2022 tarihli ek kararı yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının kaza tarihinde jandarma er olarak askerlik görevini ifa ettiği ve davaya konu trafik kazasının davacının görevini ifası sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak bu ödemenin zarar verene rücu olanağı bulunduğundan tazminat miktarından düşülmesi gerekir. Dosya eksiklik talebi yazımız ile dosyaya temyiz aşamasında getirtilen Jandarma Genel Komutanlığı yazısında davacıya Nisan 2020 tarihinde 2330 sayılı Kanun çerçevesinde rücuya tabi ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Türk Borçlar Kanunun 55. madde uyarınca hesaplanan tazminattan davalıların usuli kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle davacıya ilgili yasa kapsamında yapılan rücuya tabi ödemenin tazminattan düşülmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 31.10.2022 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı