Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/155 E., 2025/3619 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/155 E., 2025/3619 K. (03.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/155
Karar No
2025/3619
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/155 E. , 2025/3619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/535- 2022/538 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.05.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu otomobile, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti'nin maluliyet raporunun denetlenmesi için taraflardan iki aylık ek süre talep olunmasına ilişkin 31.05.2022 tarihli ara kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kusur raporu alınması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün kaza sırasında alkollü olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, ceza soruşturma dosyasında kazayı gösteren kamera kayıtlarına ilişkin kolluk görevlilerince düzenlenen 13.05.2018 tarihli CD izleme tutanağına göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin davaya konu trafik kazasına sebebiyet verdiğinin anlaşılmasına, ceza soruşturma dosyasında CD izleme tutanağının incelenmesi suretiyle düzenlenen 17.12.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, olayın oluş şekline göre kusur oranında isabetsizlik bulunmamasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmamasına, davacının tahkimden önce davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapması nedeniyle davalının temerrüde düşmüş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Somut olayda, davacının dosyaya sunduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.04.2021 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesinin isabetli olduğu, söz konusu rapora göre davacının anksiyete bozukluğu nedeniyle % 20, omuz eklemindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle % 4, dirsek eklemindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle %2 olmak üzere, Balthazard formülüne göre toplam % 25 oranında maluliyetinin bulunduğu, ancak raporda anksiyete bozukluğu ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda yeterli değerlendirme yapılmadığı, yine davacının kazada dirseğinden yaralanıp yaralanmadığının açık olmayıp bu nedenle de maluliyet tespit edildiği görülmüş olup, raporun anılan yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır. Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenerek davacı lehine tazminata hükmedilmiş, davalı vekilinin maluliyet raporuna karşı itirazları yönünden de ek rapor alınmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Şu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının omuz eklemindeki hareket kısıtlılığı da dikkate alınarak, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “anksiyete bozukluğu” ve "dirsek eklemindeki hareket kısıtlılığı" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, anılan arazların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, raporda belirtilen arazların süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde psikiyatri uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 52ad500677a211d3 a94edaa7a3e690d3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı