Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/127 E., 2025/9668 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/127 E., 2025/9668 K. (19.06.2025) – İptal Davası

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/127
Karar No
2025/9668
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
İptal Davası

4. Hukuk Dairesi 2025/127 E. , 2025/9668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1316 E., 2024/188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/94 E., 2023/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu bağımsız bölümü 20.06.2019 tarihinde diğer davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; aynı konuda Denizli 8.Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/399 Esas sayılı dosyasından da dava açıldığını, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... , cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının alacağın gerçekliğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin reddini karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalıların ve özellikle üçüncü kişinin alacağın gerçek olmadığı yönünde bir iddiası olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1.Tasarrufun iptali davaları hukuki niteliği itibariyle, dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi bir davadır. Bunun doğal sonucu olarak da dava ve tasarrufa konu mal devir alanın mal varlığından çıkartılarak borçlunun mal varlığına iade edilmez. Sadece alacaklıya malın bedelinden alacağını alma imkanı sağlar. İptal davasının amacı, İİK 277. ve devamı maddelerinde öngörüldüğü gibi borçlunun mevcudunu azaltmaya yönelik tasarruflarını iptal ettirmektir. İİK.nun 283. maddesi hükmüne göre iptal davasının konusu taşınmaz mal olduğu takdirde, davalı 3. şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan bu taşınmazın haciz ve satışı istenebilir. Diğer söyleyişle bu dava alacaklıya borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı tasarrufla ilgili mal üzerinde alacağın tahsilini sağlama yetkisini verir. Bu yetki de alacak miktarı ile sınırlıdır. Bu özelliklerin doğal sonucu olarak davanın görülebilirlik şartlarından birisi alacağın varlığı diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin borçlu olmasıdır. Diğer bir yönüyle de konu ele alındığında , İİK.277.vd maddelerine göre açılan iptal davalarında takip borçlusundan hak iktisap eden 3.kişilerin davacının takip borçlusundan alacaklı olmadığına ilişkin savunmasının araştırılmasında zorunluluk vardır. Aksi takdirde takip alacaklısıyla anlaşarak veya nasıl olsa kendisinin borca batık olması nedeniyle gerekli çabayı göstermeyerek icra takibine itiraz etmeyen, itiraz üzerine durması söz konusu olmayan kambiyo senetlerine dayalı takibe karşı menfi tespit davası açmayan takip borçlusunun bu davranışı karşısında borçludan mal edinen üçüncü kişilerin yargı eliyle zarara uğratılması söz konusu olur ki bunun kabulüne olanak yoktur. Hatta tasarrufta bulunurken borçlu olmayan kötü niyetli kişilerin malvarlığındaki bir unsuru iyi niyetli üçüncü kişilere devrettikten sonra hileli işbirliği halinde olduğu kimselere eski tarihli borç senedi vererek elinden çıkardığı malları iptal davası yoluyla dolaylı olarak geri alması dahi imkan dahiline sokulabilir. Elbette ki bunlar yasaca amaçlanan durumlar değildir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlanırken bu alacaklının alacağının şeklen varlığının değil, gerçekliğinin amaçlandığını göz ardı etmemek gerekir. Ancak bu amaç için ve davalı üçüncü kişinin alacağın gerçek olmadığı yönünde bir iddiası olması gerektiği gibi bu iddianın somut olgulara dayandırılması gereklidir. Her soyut iddia için tasarrufun iptali davasına bakan hakimi, alacağın var olup olmadığını ticaret hukuku ilkeleri içerisinde bir menfi tesbit yargılaması gibi araştırma zorunluluğunu da doğurmaz. Öncelikle ,davalı üçüncü kişinin alacağın gerçek olmadığı iddiasının gerisinde alacaklı ve borçlunun anlaşma ile böyle bir borcu yaratabileceği yönünde ciddi şüphe uyandıran verilerin sunulması gerekir. Somut olayda, davalı üçüncü kişi tarafından alacağın gerçek olmadığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği gibi cevap dilekçesi dahi sunulmamış, takip dosyasındaki hacizlerde üçüncü kişilerin istihkak iddiaları ile karşılaşılmış, davacı alacaklı ile borçlunun anlaşarak bir borç ilişkisi ve devamında takip yarattıkları gibi bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu olguların ötesine geçilerek davacı alacaklının alacağının gerçek olduğunu ispatla sorumlu tutulması bu davalarının amacının dışında bir yargılamaya zorlar ki, bu da adil yargılanma hakkını ihlal eder. Bu nedenlerle, davanın alacağın gerçek olmadığı gerekçesi ile reddi usul ve yasaya aykırıdır . 2.Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. IV.KARAR 1.(1) nolu paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.(2) nolu paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e2fc5632cf28f9f 45afa462e14e5e56

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı