Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/12671 E., 2025/9665 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12671 E., 2025/9665 K. (19.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12671
Karar No
2025/9665
Karar Tarihi
19.06.2025

4. Hukuk Dairesi 2024/12671 E. , 2025/9665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1096 E., 2024/1428 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/570 E., 2023/993 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 09.05.2018 ve 07.09.2018 tarihlerinde davalı ...'a devrettiğini, onun da 25 nolu bağımsız bölümü 25.07.2019 tarihinde davalı ...'a diğer taşınmazları dava dışı şahıslara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıdan aldığı taşınmazın bedelini ödeyemediğini, diğer borçları da olduğu için dava konusu taşınmazları davalı ...'a devrettiğini, ancak geri iade etmediğini, mal kaçırma amacının olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından başlatılan .... İcra Dairesi 2022/7020 sayılı icra dosyasında davacı alacaklı tarafından ...'a ödeme emri tebliğ edildiği ve takibin kesinleştirildiğini, halbuki davalının davalı ...'dan alacaklı olduğu bazı icra takiplerinden davalı ...'un resmi mernis adresi kaydı bulunmadığını, davalının alacaklısı olduğu dosyalardan .... İcra Dairesi 2018/13527 takip sayılı dosyada borçlu ...'a ödeme emri tebliğ edilemediğini ve icra takibi kesinleştirmesi yapılamadığını, somut davada alacaklı davacı tarafından icra takibinde ödeme emri bizzat ...'un kendisine tebliğ edilerek kesinleştirildiğini, bu durumun davalı takip borçlusu ile davacı alacaklının muvazaalı olarak davalıya zarar vermek amacında olduklarını gösterdiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarında tasarrufun iptal davasının dinlenebilmesi için alacaklının gerçekte alacaklı olmasının arandığını, salt itiraz edilmeksizin kesinleşmiş bir icra takibinin varlığının yeterli görülmediğini, belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde davacı tarafın bu davayı kötü niyetli olarak açtığını, diğer davalı (borçlu) ... ile birlikte hareket etmek suretiyle davalı ...'ı maddi yönden zarara uğratmayı amaçladığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafından açılan .... İcra Dairesi 2022/7020 sayılı icra dosyasında davacı alacaklı tarafından kolay bir şekilde ...'a ödeme emri tebliğ edildiğini ve takip kesinleştirildiğini, halbuki davalının davalı ...'dan alacaklı olduğu bazı icra takiplerinden davalı ...'un resmi mernis adresi kaydı bulunmadığını, davalının alacaklısı olduğu dosyalardan .... İcra Dairesi 2018/13527 sayılı dosyada borçlu ...'a ödeme emri tebliğ edilememekte ve icra takibi kesinleştirmesi yapılamadığını, alacaklı davacı tarafından icra takibinde ödeme emri bizzat ...'un kendisine tebliğ edilerek kesinleştirildiğini, bu durumun davalı takip borçlusu ile davacı alacaklının muvazaalı olarak davalıya zarar vermek amacında olduklarını gösterdiğini, alacağın gerçek olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"... Mahkememizce alacağın gerçek olup olmadığı araştırılmıştır. Mahkememizce takibe dayanak senetlere ilişkin defterler incelenmek istenilmiş ancak defterler ibraz edilmediğinden mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacı davaya konu senetlerin davalı ...'a satılan dava konu iki adet taşınmazın bedeli olarak alındığını iddia etmiştir. Davaya konu taşınmazların resmi devir senetleri celbedilmiştir. Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi 28851 Ada 3 Parsel 25 Numaralı Bağımsız Bölüm ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi 28851 Ada 3 Parsel 35 Numaralı Bağımsız Bölümlerin 32.000,00 TL karşılığında davacı tarafından davalı ...'a satıldığı ve satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı davaya konu senetlerin davalı ...'a satılan dava konu iki adet taşınmazın bedeli olarak alındığını iddia etmiş ise de taşınmaz bedelini nakden ve tamamen alındığı anlaşılmıştır. TBK 19. madde uyarınca hiç kimse kendi muvazaasına dayanamaz. Davacı muvazaalı resmi işlemin tarafı olduğundan ve hiç kimse kendi muvazaasına dayanamayacağından muvazaa iddiasının dinlenmeyeceğinden davaya konu senetlerin davalı ...'a satılan dava konu iki adet taşınmazın bedeli olarak alındığını iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Hülasa davacının borçludaki alacağının gerçek olması dava ön koşulu şartının mevcut olmadığı.." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin reddini karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ivazlar arasında oransızlık olduğunu, raiç bedelden satın alındığını, aynı taşınmaz satışı ile ilgili olarak başka tasarrufun iptali davaları açıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 60a93977e70254d9 a20b7566529f891d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı