Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/9805 E., 2025/1464 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9805 E., 2025/1464 K. (03.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9805
Karar No
2025/1464
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/9805 E. , 2025/1464 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2383 E., 2024/1254 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/190 E., 2022/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'ne 12.09.2014 tarihinde kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 5. İcra Dairesi'nin 2015/12024 esas sayılı dosyası üzerinden borçlu ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti ve kefil ... hakkında genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, 01.07.2015 tarihinde aynı dosya üzerinden menkul haczi uygulanmak üzere firma adresine ve müteselsil kefil sıfatıyla ticari kredi sözleşmesinde imzaları bulunan kefil ... ve eşi kefil ...'ın evlerine gidildiğini ancak söz konusu taşınmazın 11.03.2015 tarihinde ... tarafından ...'e devredildiğini ...'in ... İnş. Ve Ticaret Limited Şirketi'nin çalışanı olduğunu, satışın muvazaalı olarak yapıldığını belirterek Ankara İli Çankaya İlçesi 27504 ada 4 parsel 23 nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmazın ... tarafından ...'e 11.03.2015 tarihinde yapılan satış işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptal edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının diğer davalının yetkilisi olduğu şirkette finans müdürü olarak çalıştığını ve ekonomik durumunun iyi olduğunu, birikimlerini dava konusu taşınmazı alarak değerlendirmek istediğini ve söz konusu taşınmazı satın almak konusunda anlaştığını, davalıya toplam 261.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan bakiyeyi de elden ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı alacaklının elinde alınmış kesin veya geçici bir aciz vesikası bulunmadığını, yapılan devir işleminin davacının açtığı icra takibinden önce yapıldığını, söz konusu satışa ilişkin ödemelerin diğer davalı tarafından müvekkili banka hesaplarına havale şeklinde yapılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borcun doğumundan sonra davalı borçlu ... tarafından dava konusu taşınmazın diğer davalıya tapuda satış yoluyla devredildiği halde davalı tarafından bu taşınmazda oturulmaya devam edildiği ve icra takibine konu ödeme emrinin davalı ...'a taşınmazın satış tarihinden sonra bu taşınmazda tebliğ edildiği, davalı ...'in, diğer davalı ...'ın yetkilisi olduğu şirkette çalıştığı, dosyaya celp edilen icra dosyaları kapsamında davalı borçlunun taşınmazlarının değerleri ve üzerlerindeki hacizler bir arada değerlendirildiğinde borç ödemekten aciz olduğu, davalıların bu şekilde davacı alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla birlikte hareket ettikleri kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Ankara İli, Çankara İlçesi, ... Mahallesi, 27504 Ada 4 Parselde bulunan 23 nolu bağımsız bölümün davalılar arasında yapılan tasarrufun Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12024 Esas sayılı dosyasına konu alacaklar ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya alacak ve ferileri bakımından cebri icra yetkisi tanınmasına,karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu davalı ...’in maliki olduğu taşınmazı ortağı olduğu borçlu şirketin çalışanı davalı ...’a temlikinin alacaklıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, borçlunun maliki olduğu diğer taşınmazları üzerinde hacizler ve ipoteklerin bulunduğu, takip dosyalarındaki alacak miktarı gözetildiğinde borçlunun değerleri tespit edilen maliki olduğu taşınmazların alacağı karşılamaya yeterli olmadığı ve borçlunun aciz halinin gerçekleştiği, davalıların birbirlerini tanıyan kişiler oldukları, üçüncü kişi davalı ...’ın borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastını bilecek durumda olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda icra dosyaları ve satış aşamasına geçilen taşınmazların kıymetlerine ilişkin olarak herhangi bir inceleme yapılmadığını, dosya kapsamında kesin ya da geçici aciz vesikasının bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacının alacağını tahsil etme imkânı bulunmasına rağmen tasarrufun iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bedeli banka kanalıyla ödenerek satışının yapıldığını, muvazaalı işlemin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile aynı binada bulunan 25 Nolu bağımsız bölüm için 11.10.2016 tarihinde kıymet takdiri yapıldığını ve taşınmaz bedelinin 420.000,00 TL olarak belirlendiğini ve satış ilanı verildiğini, Mahkemece tasarruf tarihi olan 11.03.2015 tarihinde taşınmazın değerinin 510.000,00 TL olduğu tespitinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.nde finans müdürü olarak çalıştığını ve ekonomik durumunun iyi olduğunu, birikimleri ile yatırım amacıyla dava konusu taşınmazı bedeli karşılığı satın aldığını, davalı ...’in hesabına toplam 261.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye bedeli elden ödediğini, satış tarihinin icra dosyasında başlatılan takipten önce olduğunu, davacının alacağını icra dosyasından ve diğer borçlulardan tahsil edebileceğini, dosya kapsamında kesin ya da geçici aciz vesikası bulunmadığını, devrin muvazaalı olarak yapılmadığını, alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tasarruf tarihi değerinin 510.000,00 TL olduğu tespitinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz ile aynı binada bulunan 25 No.lu bağımsız bölüm için 11.10.2016 tarihinde kıymet takdiri yapıldığını ve taşınmaz bedelinin 420.000,00 TL olarak belirlendiğini ve satış ilanı verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, taşınmazın devrinden sonra davalı ...’in taşınmazı teslim etmediğini, bu nedenle davalı ... aleyhine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/107 Esas sayılı dosyasında elatmanın önlenmesi, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/304 Esas sayılı dosyasında ecrimisil davaları açtığını, anılan davaların derdest olduğunu, davalı ...’in maliki olduğu dava dışı şirket ile ilişiğinin kesildiğini ve Ankara 19. İş Mahkemesinin 2016/471 Esas sayılı dosyasında alacak davası açtığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3.kişi ... davalı borçlu ...'ın yetkilisi ve davacı banka tarafından yapılan icra takibinde asıl borçlu olan ... İnş.ve Tic. Ltd. Şti.'nin finans müdürü olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun alacaklıları ızrar kastını bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1e99c6c78a355ea7 493376c1feb26810

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı