4. Hukuk Dairesi 2024/9788 E. , 2025/1461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/553 E., 2024/1038 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/23 E., 2022/536 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacı adına 19.09.2019 tanzim, 19.03.2020 vade tarihli ve 450.000.00 TL bedelli bono keşide edildiğini, bonoya bağlı borcun ödenmemesi sebebiyle muaccel ... gelen borç için Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10290 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, yapılan takipte borçluların adresine gidildiğinde haczi kabil mal bulunamadığını ve UYAP sorgularından sonuç alınamadığını, davalı şirketin takibe konu bonoya ilişkin borcun doğumundan yaklaşık 3 ay sonra 23.12.2019 tarihinde Ankara ili, Çankaya ilçesi, Güzeltepe Mahallesi, 8428 ada, 9 parsel, 2. katta bulunan, 6 no'lu bağımsız bölümü, davalı ...'a devrettiğini, devredilen taşınmazın borçlu tarafından hali hazırda iş yeri olarak kullanıldığı gibi, ticaret sicilinde işletme adresi olarak işbu dava konusu taşınmazın bildirildiğini, taşınmazı devralan davalı ...'ın diğer davalı şirketin uzun yıllarıdır sigortalısı ve şirket yetkilisi ...'un yeğeni olduğunu, davalıların kötü niyetli bir şekilde davacıyı zarara uğratmak kastıyla bedelsiz bir satış gerçekleştirdiğini belirterek taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; borçlu şirketlerin haczi kabil malının bulunmadığı beyanının gerçek dışı olduğunu, davaya konu edilen bononun danışıklı olarak düzenlenmiş bir evrak olduğunu, her iki şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu kıymetli evrakın şirket kayıtlarına işlenmediğinin görüleceğini, müvekkilinin ... şirketler grubunda yönetici sıfatıyla çalıştığını, müvekkili ile ... arasında yapılan anlaşmanın taraflar arasında kar ortaklığının da bulunduğunu gösterdiğini, davalı şirket yetkilisi davaya konu taşınmaz üzerinde ipotek bedelini topyekün kapatmak istediğini bu sebeple de taşınmazı satacağını beyan ettiğini, müvekkilininde zaten iş yeri için faaliyette bulunabileceği bir yer aradığından alabileceğini ifade ederek taraflarca satış hususunda mutabık kalındığını ve bedeli ödenmek suretiyle gerçek bir satış yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Fuarcılık Dış Ticaret Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine herhangi bir aciz hali belgelendirilmediğinden dava şartının gerçekleştirilmemiş olup davanın usulden reddi gerektiğini, tasarrufun bonoya ilişkin takip tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirildiğini, davacının müvekkilinin kendisini zarara uğratma kastıyla bedelsiz bir satış gerçekleştirdiğine yönelik beyanının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava dışı ... Müşavirlik Turizm Tercüme İnşaat Basın Yayın Sanayi ve Tic.Ltd. Şti'nin hesabına 13.12.2019 tarihinde davalı ... tarafından "..." açıklamasıyla 27.100,00 TL havale yapıldığı, yine dava dışı ... Müşavirlik Turizm Tercüme İnşaat Basın Yayın Sanayi ve Tic.Ltd. Şti'nin hesabına tasarruf tarihi olan 23.12.2019 tarihinde davalı ... tarafından "... 8428 ada 9 parsel bağımsız bölüm no:6 konut alım bedeli, kredi riskinin kapatılması ve ipotek fek edilmesi için" açıklamasıyla 213.000,00 TL havale yapıldığı, davalı şirket yetkilisi ... ile davalı ... arasında dayı-yeğen ilişkisi bulunduğu, davalı ...'ın taşınmazı satın alırken 213.000,00 TL kredi kullandığı ve bu nedenle taşınmaza dava dışı banka lehine ipotek tesis edildiği ayrıca davacı alacaklı tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün bonoya dayalı olarak alacak iddiasında bulunulmuş olup davacı ve davalı borçlu ... Fuarcılık Dış Ticaret Ltd.Şti. arasında gerçek bir borç - alacak ilişkisinin olduğunun, taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğunun, buna göre davacının davalı ... Fuarcılık Dış Ticaret Ltd.Şti.'ne 450.000,00 TL gibi bir miktarı borç vermesini gerektirecek bir durumun olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, bu durumun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/253416 Soruşturma Numaralı dosyası üzerinden 11.11.2022 tarihinde düzenlenen iddianamede de belirtildiği, davalı alıcının borçlunun mali durumu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gerektiğine ilişkin delil ibraz edilmediği, davacı tarafın muvazaa iddiasının sabit olmadığı, satışın gerçek satış olduğu, İİK'nun 277 vd. kapsamında tasarrufun iptali talebi koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "alacağın bonoya dayalı olup borçlu şirketin bonoya dayalı olarak borçlanabileceği, borçlu şirketin defterinde bononun kayıtlı olmamasının borcun olmadığını göstermeyeceği, ticari ilişki kapsamında alacağın mevcut ve gerçek olduğu, borçlunun borcun doğumundan sonra maliki olduğu taşınmazı aynı şirkette çalışan ve şirket yetkilisinin akrabası olan diğer davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiği dikkate alındığında borçlu tarafından diğer davalı ...’ye yapılan temliki işlemde İİK’nin 280/1. maddesi anlamında üçüncü kişi davalı ...’nin borçlunun mali durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2022 tarih, 2021/23 Esas, 2022/536 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, Güzeltepe Mahallesinde bulunan 8428 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 6 No.lu bağımsız bölüme ilişkin olarak davalılar arasında yapılan 23.12.2019 tarih, 103290 yevmiyeli satışa ilişkin tasarrufun iptaline, davacıya Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/10290 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra ve satış yetkisi tanınmasına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile diğer davalı şirket yetkilisi ...'un çok yakın iki arkadaş olduğunu, dava aşamasında dahi halen sıkı fıkı bir arkadaşlık ilişkilerinin bulunduğunu, davayı danışıklı olarak müvekkilin elinden dava konusu taşınmazı geri almak için müvekkilin dayısı olan diğer davalı şirket yetkilisi ...'un kötü niyetli olarak davacıya ikame ettirdiğini, gerçekte böyle bir borcun olmamasına rağmen müvekkilin elinden söz konusu taşınmazı almak adına bu yola başvurduklarını, davalı ... Fuarcılık şirketinin ticari defterlerinin incelendiğini ve davaya konu senedin ticari defterlere işlenmediğinin tespit edildiğini, ...'un; şahsi alınan borcun neden sahibi olduğu şirket adına keşide edildiğini açıklayamadığını, salt bu hususun dahi danışıklı olarak gerçeğe aykırı senedi düzenlediklerini gösterdiğini, ...'ın her ay düzenli kredi ödemesi yapmak suretiyle söz konusu taşınmazı satın almak için Yapı ve Kredi bankasından kredi kullandığını ve taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, ceza yargılamasında ifadesi alınan diğer davalı şirket yetkilisi ...'un verdiği ifadede borcun şahsi bir borç olduğunu açıkça ikrar ettiğini, bononun her zaman düzenlenebilen bir evrak olması sebebiyle tek başına borcu ispatlamaya yeter delil olmadığını, ...'ın taşınmazı 250.000,00 TL 'ye satın aldığını, gayrimenkulün değerinin kendisine yaklaşık 330.912,00 TL'ye mal olduğunu, halen aylık olarak 3.442,62 TL kredi taksidi ödediğini, gerçek bir satış olmasa bu kadar yükün altına girmeyeceğini, davacı lehine 81.841,62 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, bu hususta da hukuki bir yanlış ve eksiklik bulunmakta olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3. kişi ...'ın davalı borçlu şirketin sigortalı çalışanı ve şirket yetkilisi ...'un yeğeni olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlu şirketin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispat edilememesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a29beab1c9f60109 780c1cbd2449ea4c