Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9775 E., 2025/63 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9775 E., 2025/63 K. (06.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9775
Karar No
2025/63
Karar Tarihi
06.01.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/9775 E. , 2025/63 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/92 E., 2020/100 K. Karar davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.11.2009 tarihinde davacıların murisi(oğlu) ...'un yolcu olarak bulunduğu davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş.'nin işlettiği, davalı ...’a ait, davalı ...’nın sevk ve idaresindeki otobüs seyir halinde iken, dava dışı kamyonetin otobüse taş fırlatması sonucu otobüsün sol camının kırıldığını, bunun üzerine her iki araç şoförünün yolun ortasında tedbirsiz bir şekilde durarak birbirleri ile kavga etmeye başladığını, murisin de aralarında bulunduğu bir kısım yolcunun araçlardan aşağıya inip kavgayı ayırmaya çalıştığını, bu esnada karşı yönden gelen davalı ...'un sürücüsü ve makili olduğu ...plakalı otomobilin davacıların murisine çarptığını, murisin bu nedenle vefat ettiğini belirterek davacılardan her biri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazası nedeniyle Gürpınar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/7 Esas sayılı dosyası kapsamında açılan davanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., ... ve ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, anılan davalıların cevap dilekçesi sunmadığı, davalı ...'un yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edilerek adlarına usulüne uygun şekilde tebligat çıkarıldığı, taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.01.2016 tarihli ve 2012/60 E., 2016/15 K. sayılı kararı ile; her ne kadar ceza mahkemesince verilecek olan beraat kararı, kusur oranı, illiyet bağı gibi hususlar hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelik taşımamakta ise de; ceza mahkemesince saptanacak olan maddi olgunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı, bu kapsamda mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, Yargıtay bozma ilamları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın trafik kazası sonucu vefat eden ve araçta yolcu konumunda bulunan müteveffanın anne ve babası tarafından açılan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/330 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; meydana gelen trafik kazasında ölen davacıların murisi...un, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde gece vakti uygun kıyafetler olmaksızın karşı yönden gelen araçlara ait kesime geçmek suretiyle kendi ölümüne sebebiyet verdiği, yani ölüm sonucunun davacılar murisinin gerekli tedbirleri almaksızın karşı yöne geçmesiyle meydana geldiği, bu nedenle de kazanın diğer tarafı olan davalıların murisin ölümünde kusurunun bulunmadığı hususunun maddi olgu olarak saptandığı ve saptanan bu hususun mahkemece yeniden tartışılamayacağı, meydana gelen ölüm sonucunda kusuru bulunmayan kazanın diğer tarafı olan davalılardan manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 11.01.2016 tarihli ve 2012/60 E., 2016/15 K. sayılı kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2019 tarihli ve 2016/9453 E., 2019/2637 K. sayılı ilamıyla; mahkemece, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2010/330 Esas, 2013/201 Karar sayılı, 21.05.2013 tarihli kesinleşen kararında meydana gelen trafik kazasında ölen davacıların murisi...un, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde gece vakti uygun kıyafetler olmaksızın karşı yönden gelen araçlara ait kesime geçmek suretiyle kendi ölümüne sebebiyet verdiği, yani ölüm sonucunun davacılar murisinin gerekli tedbirleri almaksızın karşı yöne geçmesiyle meydana geldiği, bu nedenle de kazanın diğer tarafı olan davalıların murisin ölümünde kusurunun bulunmadığı hususunun maddi olgu olarak saptandığı ve saptanan bu hususun mahkemece yeniden tartışılamayacağı, böylelikle kusurları oranında davalılardan tazminat talebinde bulunabilecek olan davacıların, murislerinin ölüm sonucunun doğrudan kendi kusuru ile meydana gelmiş olması nedeniyle davalılardan tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ancak davacıların murisi ................un; davalı ... Seyahat A.Ş'nin işleteni, davalı ...'nın sürücüsü olduğu otobüste yolcu olarak bulunmakta olduğu, .............. plakalı otobüs yönünden 6102 sayılı TTK'nun 850 vd maddelerinde düzenlenen taşıma kurallarına göre taşıyan olarak doğan zarardan sorumluluğunun tartışılması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken kesinleşen ceza dosyasındaki maddi vakıaya işaret edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği ve kararın bozulması gerektiği, öte yandan; somut olayda oluşa göre davacıların murisi ...'un da aralarında bulunduğu yolcuların kaza öncesinde davaya konu otobüsten inerek karşı şeride geçtikleri ve karşı şeride ait yol üzerinde dağınık şekilde durdukları sırada kendi şeridinde seyreden davalı ... idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldıklarının anlaşıldığı, buna göre davacıların murisi ...'un kazadaki kusur durumunun da tartışılarak, aynı kaza ile ilgili olarak mahkemenin 2010/7 E.(2017/129 E.) sayılı dosyasında alınan Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetince tanzim edilen kusur raporunda müteveffa ...'un kazanın oluşumunda % 37,5 oranında kusurlu olduğu tespiti de dikkate alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, yine, aynı kazadaki diğer yolcu ..............’ın mirasçılarının açtığı tazminat davasında % 37,5 oranında murisin kusurunun indirilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairenin 07.03.2019 tarihli ve 2018/3453 E., 2019/2635 K. sayılı ilamı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olduğu, murisin % 37,5 oranında kusurunun hesaplanan tazminattan indirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların temyiz itirazları reddedilerek onandığı da dikkate alındığında eldeki davanın reddinin isabetli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında birden fazla kusur raporu bulunduğu, ceza dosyasında son olarak alınan Adli Tıp Kurumu raporu dışındaki tüm raporların davalılara kusur yüklediği, ancak davaya konu kazada vefat eden ...'un eşi ve çocuklarının eldeki davanın davalıları aleyhine Gürpınar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/7 Esas sayılı dosyası kapsamında açtığı davada alınan Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetince tanzim edilen 07.10.2011 tarihli kusur raporunda müteveffa ...'un kazanın oluşumunda %37,5, davalı ...'nın % 37,5, davalı ...'un % 25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...............nin kusursuz olduğunun tespit edildiği, söz konusu davanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davada da 07.10.2011 tarihli bu raporun hükme esas alınmasına karar verildiği, ancak her ne kadar müteveffa ...'un kazanın oluşumunda % 37,5 oranında kusuru tespit edilmiş ve 07.10.2011 tarihli kusur raporu davaya konu trafik kazası ile ilgili tüm dosyalarda benimsenmiş ise de, davacıların manevi tazminat taleplerinin miktarı, vefat edenin annesi ve babası olmaları, talep edilen miktarın zenginleşmeye yol açmayacak olması, yaşadıkları üzüntü ve elemi bir nebze de olsa giderme amacını taşıması gerektiği göz önüne alınarak, müteveffanın kusur durumu değerlendirilerek talep edilen miktardan düşüldükten sonra verilecek hükmün hakkaniyete aykırı olacağı ve talep edilen miktarın kabulünün vicdani olarak nazara alınması gerektiği değerlendirilerek davacıların talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş.’nin taşıyan olarak sorumluluğunun değerlendirilmesinde ise; Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Sorumluluk ve Sigorta” başlıklı bölümünde düzenlendiği, anılan Kanunun 17 inci maddesinde; “Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar” açıklaması yapıldıktan sonra, 18 inci maddesinde; “Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar” şeklinde hüküm bulunduğu, somut olayda davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. tarafından kullanılan aracın dava dışı ...Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığı, taşıyanın doğan zararlardan sorumlu olduğu, hükmedilen miktarın sigorta şirketi ile birlikte müşterek ve müteselsilen karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılardan ...için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde;............. plakalı otobüsün davalı tarafından işletildiğine ilişkin herhangi bir belge olmadığını, bu aracın taşıt kartının da davalı adına düzenlenmediğini, davalının Yüksekova-Van arasında da tarifeli bir seferi bulunmadığını, davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, gerek dava konusu kazaya ilişkin Yargıtay’ın somut dava açısından bağlayıcı olduğunu ifade ettiği ceza davasında, gerek yerel mahkemece verilen evvel tarihli kararda yargılamaya esas kabul edilen bilirkişi raporunda ve dava konusu kazaya ilişkin son kusur raporu olan Adli Tıp Kurumu raporunda davalıların kusursuz olduğu tespit edilmiş olup aynı maddi olaya ilişkin çelişkili kararlar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalılara dava konusu kazaya ilişkin kusur isnat edilemeyeceğinden sorumluluk da yüklenemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, maliki ve işleteni oldukları araçların karıştığı tarfik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin yakınlarının manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş'den alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0c0d990c549dd2c8 5345714814152178

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı