4. Hukuk Dairesi 2024/9385 E. , 2025/13028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/211 E., 2024/301 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ASIL DAVADA BİRLEŞEN DAVADA Mahkeme kararı birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 17.06.2010 tarihinde kaldırıma çıktığı esnada davalı ...'un sevk ve idaresindeki, diğer davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalanan motosikletin çarpması sonucu vücudunda ağır hasarlı kemik kırığına sebebiyet verdiğini, davacının bu nedenle defalarca ameliyat olduğunu, ayağına protez takıldığını belirterek fazlaya ve tazminata ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.700,00 TL maddi (500,00 TL tedavi, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 200,00 TL geçici bakıcı gideri, 500,00 TL sürekli iş göremezlik), 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ettmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davaya konu kazayı yapan mosikletin ZMMS'si olmadığı anlaşıldığından, 1.700,00 TL maddi (500,00 TL tedavi, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 200,00 TL geçici bakıcı gideri, 500,00 TL sürekli iş göremezlik) tazminatının davalı ...'ndan tazminini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında toplam talebini 12.477,97 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece, maddi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönlerinden kabulü ile 12.477,94 TL'nin davalı ... yönünden olay tarihi 17.06.2010 tarihinden itibaren davalı ... yönünden dava tarihi 14.11.2011 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının; davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 17.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.04.2020 tarihli ve 2014/11907 Esas, 2016/4719 Karar sayılı ilamıyla; "1086 sayılı HUMK'nin 388. ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nin karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca; 1086 sayılı HUMK'nin 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nin karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı davalar olup, asıl ve birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin her dava için ayrı ayrı belirlenmesi gerekir ... ve Sürekli ve geçici işgöremezlik zararının hesabında davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda, davacının gelirinin belirlenmesi yönünde yapılan zabıta araştırması tutanağında, davacının ev hanımı olduğu belirtilmiş, dinlenen tanık beyanında ise gündelik ev işlerine gittikleri kaza tarihinden önce günlük 70,00-80,00 TL, aylık 2.000,00 TL gelir elde ettiğini bildirmiş ise de, bu durumda gelir elde eden bir kişinin ülkemizde ancak asgari ücret kadar gelir elde edeceği onun üzerinde gelir elde edemeyeceğinin kabulü ile davacının aylık gelirinin asgari ücret esas alınması gerekmektedir. ... bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, asıl ve birleştirilen davalar için tek hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir..." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiş, diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Davacı vekilinin kararın düzeltilmesi talebi de reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, davacının davasının maddi tazminat yönünden ... Sigorta Şirketi yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönlerinden kabulüne, bakıcı gideri zararının 2.700,00 TL, tedavi gideri zararının 1.238,00 TL, iş gücü kaybının 1.628,00 TL toplam 5.566,00 TL'nin davalı ... yönünden olay tarihi 17.06.2010 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi 14.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde birleşen dava davalısı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.02.2022 tarihli ve 2021/16398 Esas, 2022/3462 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 166. ve devamı maddeleri uyarınca, davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yütürülmekte olup her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti v.s. her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda mahkemece; asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu durum bozmayı gerektirmiştir ... ve Mahkemece davacının manevi tazminat istemi yönünden verilen ilk karar taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece, gerekçeli kararda manevi tazminat verilmesi gereğine değinilmiş, kesinleşmeden hiç bahsedilmemiş, hükümde ise manevi tazminat istemine hiçbir şekilde yer verilmemiştir. Hüküm ve gerekçe bu haliyle çelişkili olduğu gibi usul ve mevzuata da uygun olmamıştır. Manevi tazminat istemi yönünden bozma öncesi verilen ilk karar kesinleştiğine göre bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde çelişkili karar verilmesi de usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir ..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, mahkemenin 2022/211 esas nolu dosyasında, maddi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, ... tarafından yapılan ödeme düştükten sonra bakiye iş gücü kaybı zararı 101.683,21 TL'nin birleşen dosyada ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde ... yönünden dava tarihi olan 14.11.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... yönünden olay tarihi olan 17.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, toplam 2.700,00 TL bakım gideri ile toplam 1.238,03 TL tedavi masrafının davalı ...'dan olay tarihi olan 17.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat hakkında mahkemece verilen kararın bozma kapsamı dışında tutularak kesinleştiğinden yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin birleşen 2012/7 19... /594 karar sayılı dosyasında, maddi tazminat davasının kabulüne, ... tarafından yapılan ödeme düştükten sonra bakiye iş gücü kaybı zararı 101.683,21 TL'nin birleşen dosyada ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde ... yönünden dava tarihi olan 14.11.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... yönünden olay tarihi olan 17.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat hakkında mahkemece verilen kararın bozma kapsamı dışında tutularak kesinleştiğinden yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen dava davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozmaya uygun olmadığını, ayrıca davalının usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, kararı temyiz etmeyen davacı lehine hüküm kurulduğunu, bozma kararının usule ilişkin olduğunu ve esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmediğini, bilirkişi rapruna itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur oranını kabul etmediklerini, aracın geçerli sigortası olmadığı anlaşılınca davacının harici başvurusu üzerine tazminat ödendiğini ve borcun sona erdiğini, davalının bakıcı ve tedavi giderinden sorumlu dolmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kusur ve hesap raporlarının dosya kapsamı ve mevzuata uygun olmasına göre, birleşen dosya davalısı Güvence Hesabının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Öncelikle bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmakla, davalı lehine usuli kazanılmış hak doğup doğmayacağı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Usuli kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir." (. ..., Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt;5, 2001, s; 4732 -4737). Somut davada, mahkemece verilen ilk iki karar sadece birleşen dava davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen, davalının aleyhine olarak bozma sonrasında daha yüksek miktarda tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e1f44548a90d55fb 4ec2fa08156adc58