Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/8751 E., 2025/14045 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8751 E., 2025/14045 K. (14.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8751
Karar No
2025/14045
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/8751 E. , 2025/14045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/565 E., 2023/808 K. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü, desteğin ölümü ile geride eşi ve çocuklarının kaldığını, davalıların ise kazaya karışan aracın maliki ve işleteni olduklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 700,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacı eş ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı eş ... için 700,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, 11.06.2021 tarihinde talebini davacı ... için 31.902,02 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacılar murisinin sürücüsü olduğu aracın maliki olmayan davalının işleten sıfatı bulunmadığı gibi kazada herhangi bir kusuru da olmadığını, davalının işleten sıfatı bulunduğu kabul edilse bile davacılar murisinin kendi kusuruyla kaza gerçekleştiğinden KTK'nın 86/1. maddesi gereği davalının zarardan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2018/217 Esas-2021/546 Karar sayılı kararıyla somut olayda, davacıların olay nedeniyle manevi zarar gördüklerinin sabit olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları ile birlikte tüm dosya kapsamı nazara alındığında ... için 25.000,00 TL, diğer davacı mirasçı için ... için 15.000,00 TL davacı ... için 15.000,00 TL diğer davacı mirasçı ... için 15.000,00 TL manevi tazminata karar vermek gerektiği, ayrıca 2018/217 Esas sayılı dosya yönünden manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken sehven birleşen dosya yönünden karar verilmiş olup çelişkiye mahal vermemek amacıyla gerekçeli kararda belirtilmek suretiyle yetilnildiği gerekçesiyle 2018/217 Esas sayılı dosya yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen 2020/192 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile maddi tazminat talebinin kabulü ile; davacılardan ... için 31.902,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davacılar yönünden maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas-2022/11765 Karar sayılı kararı ile; "asıl davada trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat; birleşen dava ise, aynı nedene dayanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bozmaya uyarak yargılamaya devam eden mahkeme tarafından; davacı yanca talep edilen manevi tazminatlar, birleşen davanın konusu olmayıp asıl davanın konusu olduğu halde, kısa kararda sehven bu talep hakkında birleşen dava için hüküm kurulduğu, bu durumun maddi hata oluşturduğu, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmaması için, aslen asıl davanın konusu olan manevi tazminatların birleşen dava içinde hüküm altına alındığının belirtilmesiyle yetinildiği karar gerekçesinde ifade edilmiş ve kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. Bu durum, 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Asıl ve birleşen davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminat talebi bakımından, bozma sonrası alınan 08.03.2021 tarihli aktüer raporuyla hesaplama yapılmasından önce, davacılar vekili tarafından, asıl davada bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle, 16.06.2020 tarihinde belirsiz alacak davası şeklinde birleşen dava açılmış; 11.06.2021 tarihli ıslah/artırım dilekçesiyle, birleşen davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminatı davacı eş ... için 31.902,02 TL'ye yükseltilmiştir. Davalı ... vekili tarafından, yasal süresi içinde gerek birleşen davaya karşı verilen cevap dilekçesinde, gerekse birleşen dava için yapılan ıslah/ artırım üzerine zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. Adı geçen davalının zamanaşımı def'i sadece birleşen davaya konu maddi tazminat ve bu davaya ilişkin artırılan bedele yönelik olduğu ve asıl davaya konu 1.000,00 TL'lik destekten yoksun kalma tazminat talebine karşı herhangi bir zamanaşımı def'i ileri sürülmediği halde, gerekçeli kararda hiçbir hukuki gerekçe de konulmaksızın, asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu itibarla; tesis edilen hükmün, asıl ve birleşen davaya konu edilen tazminat talep konularının doğru tasnif edilememesi ve zamanaşımı ileri sürülen davanın yanlış tespit edilmesi nedeniyle hatalı olduğu izahtan uzaktır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen davaya konu edilen maddi ve manevi tazminat talep konularının doğru biçimde tasnif edilmesi; asıl davada, davalı ... vekilinin zamanaşımı def'ini ileri sürmediği ve sadece birleşen davaya konu maddi tazminat bakımından zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü dikkate alınarak, sadece birleşen davaya konu maddi tazminatlarla ilgili zamanaşımı hususunun gerekçeli biçimde kararda tartışılmasıyla ve zamanaşımının itiraz değil def'i olması nedeniyle sadece ileri süren taraf yararına hukuki sonuç doğuracağı da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir. 3-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur tespiti için davacı tanıkları eşliğinde keşif icra edildiği, müteveffa sürücünün % 75 oranında, davalı ...'nın ise %25 oranında kusurlu olduğu, alınan kusur raporu ile Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası içerisinde bulunan kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı, kazanın 06.05.2012 tarihinde gerçekleştiği, mahkemece görülen asıl dava 05.03.2014 tarihinde ikame edildiğinden, asıl davada talep edilen alacak kalemleri yönünden zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıllık süre içerisinde açıldığından zamanaşımının dolmadığı, kaldı ki davalı taraflarca da ileri sürülmediği, davacı vekilince 16.06.2020 tarihinde ikame edilen birleşen dava yönünden TBK'nın 72. maddesinde belirtilen haksız eylem tarihinden itibaren işleyen yasal 2 yıllık sürenin dolduğu ve davalı ... vekilince cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğünden sadece davalı ... yönünden talep edilen maddi tazminat bedeli yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacılardan ... için 700,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... yönünden; davacı ...'ın talebinin kabulü ile 31.902,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ...'nin maddi tazminat taleplerinin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme ile ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanunlarına göre suç sayılması koşuluna bağlandığı, zira sonuçta haksız eylemin cezayı gerektiren bir fiil teşkil etmesi durumunda o fiil için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin hukuk yargılamasında da uygulanacağını, davacıların maddi tazminat talep etme sürelerinin 06.05.2020 tarihine kadar devam ettiğini, 25.03.2020 tarih ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre zamanaşımı süresinin dolma tarihi olan 06.05.2020 tarihinde süreler durduğundan işbu dava ve taleplerin süresinde olduğunu, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/192 Esas sayılı davası sadece maddi tazminat taleplerini içerir şekilde süresinde belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak olarak talep edilen maddi tazminat miktarı 11.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle artırıldığını, zamanaşımından önce fazlaya ilişkin saklı tutulan kısım birleşen dava ile belirsiz alacak olarak talep edildiğinden 11.06.2021 tarihinde yapılan bedel artırımının hukuka uygun olduğunu, zamanaşımına uğramayacağını, kusur tespitindeki oranları kabul etmediklerini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hatır için kullandırma ve alkollü araç kullanma söz konusu olduğundan TBK 51.madde uyarınca hakkaniyet indirimi ve birlikte kusur nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılmasını,müteveffa uzun yıllar önce başka biriyle gayriresmi bir evlilik yapmış olup bu tarihten beri davacı eşten ayrı yaşadığını, SGK kayıtlarına ve ekonomik sosyal durum araştırmasına göre müteveffanın düzenli bir işi ve bir geliri bulunmadığını, eşine maddi bir katkısı olma ihtimali bulunmadığını, maddi ve manevi tazminata ilişkin davanın ayrı ayrı reddine karar verildiği halde sadece 75,02 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların maliki/işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacılar vekili tarafından asıl davanın kısmi dava olarak açıldığı, davada henüz tazminat hesabı yapılmadan birleşen davanın 16.06.2020 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı, tazminata konu olayın taksirle ölüme sebebiyet verme olduğu, zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, 06.05.2012 olan kaza tarihine göre birleşen davanın zamanaşımı süresi içinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde” (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Belirsiz alacak davasında davalı tarafça dava açıldıktan sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i sadece ilk talebi değil bedel artırım talebini de kapsar ve süresinde zamanaşımı def'in de bulunmaması halinde arttırılan bedel için sonradan zamanaşımı def'inde bulunulamaz. Somut olayda tazminat tutarının bilirkişinin hesabıyla 08.03.2021 tarihinde belirlendiği davacıların tazminat talebine ilişkin 11.06.2021 tarihinde bedel artırım dilekçesi verdikleri anlaşıldığından HMK 107/2. maddesi gereğince yapılan bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden, mahkemece zamanaşımının dolmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde birleşen davada davalı ... yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin vekalet ücretine temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f44acfb649859c46 faba72445402e32e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2024/8751 E. , 2025/14045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/565 E., 2023/808 K. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü, desteğin ölümü ile geride eşi ve çocuklarının kaldığını, davalıların ise kazaya karışan aracın maliki ve işleteni olduklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 700,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacı eş ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı eş ... için 700,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, 11.06.2021 tarihinde talebini davacı ... için 31.902,02 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacılar murisinin sürücüsü olduğu aracın maliki olmayan davalının işleten sıfatı bulunmadığı gibi kazada herhangi bir kusuru da olmadığını, davalının işleten sıfatı bulunduğu kabul edilse bile davacılar murisinin kendi kusuruyla kaza gerçekleştiğinden KTK'nın 86/1. maddesi gereği davalının zarardan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2018/217 Esas-2021/546 Karar sayılı kararıyla somut olayda, davacıların olay nedeniyle manevi zarar gördüklerinin sabit olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları ile birlikte tüm dosya kapsamı nazara alındığında ... için 25.000,00 TL, diğer davacı mirasçı için ... için 15.000,00 TL davacı ... için 15.000,00 TL diğer davacı mirasçı ... için 15.000,00 TL manevi tazminata karar vermek gerektiği, ayrıca 2018/217 Esas sayılı dosya yönünden manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken sehven birleşen dosya yönünden karar verilmiş olup çelişkiye mahal vermemek amacıyla gerekçeli kararda belirtilmek suretiyle yetilnildiği gerekçesiyle 2018/217 Esas sayılı dosya yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen 2020/192 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile maddi tazminat talebinin kabulü ile; davacılardan ... için 31.902,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davacılar yönünden maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas-2022/11765 Karar sayılı kararı ile; "asıl davada trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat; birleşen dava ise, aynı nedene dayanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bozmaya uyarak yargılamaya devam eden mahkeme tarafından; davacı yanca talep edilen manevi tazminatlar, birleşen davanın konusu olmayıp asıl davanın konusu olduğu halde, kısa kararda sehven bu talep hakkında birleşen dava için hüküm kurulduğu, bu durumun maddi hata oluşturduğu, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmaması için, aslen asıl davanın konusu olan manevi tazminatların birleşen dava içinde hüküm altına alındığının belirtilmesiyle yetinildiği karar gerekçesinde ifade edilmiş ve kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. Bu durum, 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Asıl ve birleşen davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminat talebi bakımından, bozma sonrası alınan 08.03.2021 tarihli aktüer raporuyla hesaplama yapılmasından önce, davacılar vekili tarafından, asıl davada bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle, 16.06.2020 tarihinde belirsiz alacak davası şeklinde birleşen dava açılmış; 11.06.2021 tarihli ıslah/artırım dilekçesiyle, birleşen davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminatı davacı eş ... için 31.902,02 TL'ye yükseltilmiştir. Davalı ... vekili tarafından, yasal süresi içinde gerek birleşen davaya karşı verilen cevap dilekçesinde, gerekse birleşen dava için yapılan ıslah/ artırım üzerine zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. Adı geçen davalının zamanaşımı def'i sadece birleşen davaya konu maddi tazminat ve bu davaya ilişkin artırılan bedele yönelik olduğu ve asıl davaya konu 1.000,00 TL'lik destekten yoksun kalma tazminat talebine karşı herhangi bir zamanaşımı def'i ileri sürülmediği halde, gerekçeli kararda hiçbir hukuki gerekçe de konulmaksızın, asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu itibarla; tesis edilen hükmün, asıl ve birleşen davaya konu edilen tazminat talep konularının doğru tasnif edilememesi ve zamanaşımı ileri sürülen davanın yanlış tespit edilmesi nedeniyle hatalı olduğu izahtan uzaktır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen davaya konu edilen maddi ve manevi tazminat talep konularının doğru biçimde tasnif edilmesi; asıl davada, davalı ... vekilinin zamanaşımı def'ini ileri sürmediği ve sadece birleşen davaya konu maddi tazminat bakımından zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü dikkate alınarak, sadece birleşen davaya konu maddi tazminatlarla ilgili zamanaşımı hususunun gerekçeli biçimde kararda tartışılmasıyla ve zamanaşımının itiraz değil def'i olması nedeniyle sadece ileri süren taraf yararına hukuki sonuç doğuracağı da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir. 3-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur tespiti için davacı tanıkları eşliğinde keşif icra edildiği, müteveffa sürücünün % 75 oranında, davalı ...'nın ise %25 oranında kusurlu olduğu, alınan kusur raporu ile Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası içerisinde bulunan kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı, kazanın 06.05.2012 tarihinde gerçekleştiği, mahkemece görülen asıl dava 05.03.2014 tarihinde ikame edildiğinden, asıl davada talep edilen alacak kalemleri yönünden zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıllık süre içerisinde açıldığından zamanaşımının dolmadığı, kaldı ki davalı taraflarca da ileri sürülmediği, davacı vekilince 16.06.2020 tarihinde ikame edilen birleşen dava yönünden TBK'nın 72. maddesinde belirtilen haksız eylem tarihinden itibaren işleyen yasal 2 yıllık sürenin dolduğu ve davalı ... vekilince cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğünden sadece davalı ... yönünden talep edilen maddi tazminat bedeli yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacılardan ... için 700,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... yönünden; davacı ...'ın talebinin kabulü ile 31.902,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 06.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ...'nin maddi tazminat taleplerinin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme ile ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanunlarına göre suç sayılması koşuluna bağlandığı, zira sonuçta haksız eylemin cezayı gerektiren bir fiil teşkil etmesi durumunda o fiil için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin hukuk yargılamasında da uygulanacağını, davacıların maddi tazminat talep etme sürelerinin 06.05.2020 tarihine kadar devam ettiğini, 25.03.2020 tarih ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre zamanaşımı süresinin dolma tarihi olan 06.05.2020 tarihinde süreler durduğundan işbu dava ve taleplerin süresinde olduğunu, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/192 Esas sayılı davası sadece maddi tazminat taleplerini içerir şekilde süresinde belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak olarak talep edilen maddi tazminat miktarı 11.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle artırıldığını, zamanaşımından önce fazlaya ilişkin saklı tutulan kısım birleşen dava ile belirsiz alacak olarak talep edildiğinden 11.06.2021 tarihinde yapılan bedel artırımının hukuka uygun olduğunu, zamanaşımına uğramayacağını, kusur tespitindeki oranları kabul etmediklerini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hatır için kullandırma ve alkollü araç kullanma söz konusu olduğundan TBK 51.madde uyarınca hakkaniyet indirimi ve birlikte kusur nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılmasını,müteveffa uzun yıllar önce başka biriyle gayriresmi bir evlilik yapmış olup bu tarihten beri davacı eşten ayrı yaşadığını, SGK kayıtlarına ve ekonomik sosyal durum araştırmasına göre müteveffanın düzenli bir işi ve bir geliri bulunmadığını, eşine maddi bir katkısı olma ihtimali bulunmadığını, maddi ve manevi tazminata ilişkin davanın ayrı ayrı reddine karar verildiği halde sadece 75,02 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların maliki/işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacılar vekili tarafından asıl davanın kısmi dava olarak açıldığı, davada henüz tazminat hesabı yapılmadan birleşen davanın 16.06.2020 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı, tazminata konu olayın taksirle ölüme sebebiyet verme olduğu, zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, 06.05.2012 olan kaza tarihine göre birleşen davanın zamanaşımı süresi içinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde” (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Belirsiz alacak davasında davalı tarafça dava açıldıktan sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i sadece ilk talebi değil bedel artırım talebini de kapsar ve süresinde zamanaşımı def'in de bulunmaması halinde arttırılan bedel için sonradan zamanaşımı def'inde bulunulamaz. Somut olayda tazminat tutarının bilirkişinin hesabıyla 08.03.2021 tarihinde belirlendiği davacıların tazminat talebine ilişkin 11.06.2021 tarihinde bedel artırım dilekçesi verdikleri anlaşıldığından HMK 107/2. maddesi gereğince yapılan bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden, mahkemece zamanaşımının dolmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde birleşen davada davalı ... yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin vekalet ücretine temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f44acfb649859c46 faba72445402e32e ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı