Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/7276 E., 2025/3698 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7276 E., 2025/3698 K. (04.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7276
Karar No
2025/3698
Karar Tarihi
04.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/7276 E. , 2025/3698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/35 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 03.02.2018 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını ileri sürerek şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 127.559,05 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak 127.559,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesaplamasında müvekkilinin gelirinin asgari ücret olarak esas alındığını ancak kendisinin gelirinin daha yüksek olduğunu ve buna ait belgeleri mail üzerinden gönderdiklerini, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin tam olması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının başvuru sırasında maluliyet raporu ibraz etmediğini bu nedenle de davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlendiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinin esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dosya içerisinde davacı vekili tarafından sunulan işçi ücret bordrosu bulunmakta olup, hakem heyetince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda asgari ücret baz alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davacının SGK kayıtlarının, kaza tarihindeki işyerinden kaza tarihi ve sonrasına ait maaş bordroları ile davacının gelirini belirlemeye yarayan diğer belgeler getirtilerek davacının kaza tarihindeki gelirinin ne kadar olduğu hususunun tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacının belirlenen gelirine göre hesaplama yapılması için ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar da gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti tarafından ara karar ile aldırılan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.09.2020 tarihli raporda, davacının %15 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu maluliyet raporununun kaza tarihinde (03.02.2018) henüz yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde davacının maluliyetine ilişkin uzman hekimlerin de bulunduğu davacının ikametgahına en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. b.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, hakem heyeti tarafından kusur raporu alınmadığı, dosyada mevcut kaza tespit tutanağındaki tespitlere göre kusur oranlarının belirlenerek davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, hakemce kusur raporu alınmamış olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3-a) ve (3-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı