4. Hukuk Dairesi 2023/4203 E. , 2025/3657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/5 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile dava dışı aracın 05.02.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığını ancak maluliyetinde artış meydana geldiğini, gelişen durum nedeniyle tazminat talebi olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ödeme yaparak sorumluluğunun sona erdiğini, artan maluliyet iddiasının yerinde olmadığını, iki yıllık süre dolduktan sonra artan maluliyet iddiasında bulunamayacağını, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 14.02.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hesap raporunun hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 229.564,11 TL artan maluliyete bağlı sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmadığı, artan maluliyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davacının itirazlarının reddine, davalının itirazlarının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacı tarafından sunulan 14.02.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu, esasa girerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Gerekçe Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile dava dışı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasında zamanla maluliyette gelişen durum meydana geldiği iddiasına dayalı, artan maluliyetten kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/734 esas sayılı dosyasında davacının yolcu olarak bulunduğu aracın ZMS sigortacısı aleyhine 03.04.2015 tarihinde dava açıldığı anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/734 esas sayılı dosyasında dava açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince, davacı tarafından ileri sürülen artan maluliyete dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından da mahkemeye başvurması gerektiğinden, başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde Başkan Vekili ... ile Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından maluliyet raporunun usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal ettiği ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu görülmektedir. Davacı, davaya konu kazaya karışan ve kendisinin de yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı daha önce Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/734 Esas sayılı dosyasında talepte bulunmuş, bu davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki dava ise, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortacısına karşı açılmıştır. Dolayısıyla, mahkemeye intikal eden davadaki davalı taraf ile eldeki davada davalı taraf farklıdır. Bu nedenle, tarafları- konusu- dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar bulunmadığı açıktır. Eldeki davanın tarafları arasında ve eldeki davaya konu edilen alacak kalemleri bakımından kesin hüküm bulunmadığı gibi mahkemede derdest bir dava da bulunmamaktadır. Mahkemedeki davanın taraflarının farklı olması nedeniyle, davacının davalı ... şirketine karşı açtığı dava ile ilgili İtiraz Hakem Heyeti kararının esasının incelenmesi ile karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun 5684 sayılı Kanun'un 30/14 üncü maddesi gereği usulden red kararı verilmesi şeklindeki bozma kararına katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 163bfcc41da2ff6d debcdc900b19236e