4. Hukuk Dairesi 2024/6924 E. , 2025/11919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/863 E., 2024/300 K. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 4208 sayılı Yasa'ya aykırı davrandığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatıldığını, soruşturma esnasında 499.500,00 Euro parasına el konulduğunu, isnat edilen eylemden dolayı yapılan yargılama sonucunda beraatine ve el konulan 499.500,00 Euro'nun iadesine karar verildiğini, söz konusu paraya haksız olarak el konulması nedeniyle faiz kazancından mahrum kaldığını, uğradığı zararın tazmini için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/115 esas sayılı dosyası ile davalı tarafa tazminat davası açtığını, bu dosyada Euro mevduat faizi üzerinden yapılan hesap gözönüne alınarak kısmen kabul kararı verildiğini, gerekçeli kararın tebliğ aşamasında olduğunu, bu dosyada alınan 28.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda zararının Euro faizi kazancı kaybının yanı sıra, Türk lirası mevduat faizi, altın, İMKB (borsa), ücretler ve enflasyon etkisi olmak üzere farklı yatırım araçları ve ücret gelirleri ve enflasyon etkisi zararının olduğunun tespit edildiğini belirterek 678.215,89 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/115 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu ve davacının taleplerinin o dosyada değerlendirildiğini, fazlaya ilişkin talepleri yönünden davanın reddine karar verildiğini belirterek derdestlik itirazında bulunmuş, ayrıca talebin zamanaşımına da uğradığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece, davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. lV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.05.2016 tarihli ve 2015/6923 Esas, 2016/7239 Karar sayılı ilamıyla; her iki davanın tarafları aynı olmakla birlikte dava konusunun birbirinden farklı olduğu, davacının iş bu davadaki isteminin ek dava olarak değerlendirilmesi gerektiği, asıl davanın sonucu ve kesinleşmesi beklenerek, işin esası incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddedilmesinin usul veya yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.10.2022 tarihli ve 2021/836 Esas, 2022/13410 Karar sayılı ilamıyla zamanaşımının alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırırdığı ve zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmesi gerektiği, somut davada, dava dilekçesinin davalı idareye 12.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin de 19.08.2014 tarihli cevap dilekçesiyle süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemli davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi olarak düzenlendiği, Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/292 Esas ve 2009/295 Karar sayılı ilamının 25.11.2010 tarihinde kesinleştiği, davacının ise en geç Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/115 Esas sayılı dosyasındaki dava tarihi olan 25.03.2011 gününde fiil ve faili öğrenmiş kabul edileceği, ek dava niteliğindeki eldeki davanın açılış tarihi itibariyle fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan davanın zamanaşımından reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğramadığını, zararı öğrenme tarihinin önemli olduğunu, mahkeme gerekçeli kararında dava tarihinin 21.07.2014 olarak yazılması gerekirken 23.07.2024 olarak yazılmasının da hükmün bozulmasını gerektirdiğini ileri sürerek kararın boulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız el koyma nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava tarihinin 21.07.2014 tarihi olmsı gerekirken 23.07.2014 tarihi olarak yazılmasının, bir yıllık zamanaşımı süresinin her halde 25.03.2012 tarihinde dolması karşısında sonuca etkili olmayan, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmekle; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bbcce2e48d43f550 030a491a2be326d3