4. Hukuk Dairesi 2024/14429 E. , 2025/11954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/924 E., 2024/1223 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.10.2014 tarihinde davacılardan ...'ın eşi, davacılar ..., ... ve ...'ın babası, davacılar ..., ..., ...'ın kardeşleri olan ...'a, davalı ... şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan, davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ...'in kullandığı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, davacılar ..., ... ve ...'ın desteklerinden yoksun kaldıklarını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini, yine bu elim kaza sonucu davacıların eş, baba ve kardeşlerini kaybetmeleri nedeniyle büyük acı ve üzüntü duyduklarını, manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek açılan belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile eş/... için 300,00 TL, ... ve ... için 100,00'er TL maddi tazminat ile ... için 50.000,00 TL, ..., ... ve ... için 25.000,00'er TL, ..., ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın, sigorta şirketi açısından sadece maddi tazminat ve poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili talep etmiş, 21.12.2018 tarihinde maddi tazminat taleplerini ... için 523.374,99 TL'ye, ... için 85.796,08 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olabileceğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde ve kusuru oranında söz konusu olduğunu, dosya ile ilgili değerlendirme yapılması için Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesine dosyanın gönderilmesi ve aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin reddini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediği için masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davacılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden dosyanın 16.10.2019 tarihli celsede işlemden kaldırılmış olması ve yasal üç aylık süre içerisinde de yenilenmediğinden 17.01.2020 tarihinden geçerli olmak üzere davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, diğer davacılar ... ve ... yönünden ise "...05.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplama sonucu davacı ...'nın toplam destek zararının 217.509,78 TL, ...'ın destek zararının ise 10.575,98 TL olduğu anlaşılmış, SGK tarafından ...'a 49.265,32 TL, ...'a ise 8.472,53 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı görülerek, bu gelir miktarı mahsup edilmiş ise de ölenin %25 kusuru nazara alınarak davacı ...'dan yapılacak indirimin kanuna göre 36.948,99 TL, davacı ...'ten yapılacak indirimin ise 6.354,39 TL olması gerektiği anlaşılmış, buna göre davacı ...'nın destekten yoksun kalma zararının 180.560,79 TL, davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının ise 4.221,58 TL olması gerektiği anlaşılarak, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü gerekmiştir...Yukarıdaki tespitlere göre işbu davada manevi tazminat hükmedilirken öncelikle ölenin %25 kusuru, davacıların ve davalıların ekonomik sosyal durumları ile davacıların ölenle yakınlıklarının özellikle dikkate alınması gerekmiş, bu kapsamda talep edilen manevi tazminatın bir miktar yüksek olduğu anlaşılmakla, yukarıdaki hususlar nazara alındığında eş ... için 20.000,00 TL, çocuk ... için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hak, nesafet, adalet kurallarına uygun olacağı kanaatine varılmıştır..." gerekçesi ile davacılar ..., ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 28.10.2014 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile işbu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ..., ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 180.560,79 TL ... için 4.221,58 TL olmak üzere toplam 184.782,37 TL'nin davalılar ... ve ...'den 28.10.2014 kaza tarihinden işleyecek, davalı ...Ş. yönünden 02.02.2015 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi (ve poliçe limitiyle sınırlı) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/695 Esas, 2021/896 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 11.12.2023 tarihli ve 2021/23052 Esas, 2023/13279 sayılı kararı ile; "...Davacı vekili tarafından davalı ... şirketine verilen ve İlk Derece Mahkemesi kararından sonra dosyaya davalı vekilince sunulan 23.07.2020 tarihli belgenin, tarafların beyanları alınıp dava konusu tazminatlar yönünden mahkemece değerlendirmesinin yapılması için Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak "...Böylece usulüne uygun ve geçerli olduğu anlaşılan ibraname ile davacı ... ve ...'ın maddi tazminat yönünden davalı ... ile birlikte sürücü ve işleteni ibra ettiği anlaşılmış, bu nedenle davanın konusu kalmadığından "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davacılar ..., ..., ..., ..., hakkında önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinden sonra davalılar ibra edildiğinden bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 28.10.2014 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların murisinin ücretinin asgari ücret olarak kabulünün hatalı olduğunu, murisin kendi adına ve hesabına kamyon şoförlüğü yapan deneyimli bir sürücü olduğunu, kazancının asgari ücret olamayacağını, nitekim kooperatiflerden gelen yazılar ile de murisin asgari ücretin çok üzerinde ücret alacağının belirlendiğini, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, ibranamenin herhangi bir hukuki geçerliliği olmadığını, Borçlar Kanunu'ndaki geçerlilik şartlarını taşımadığını, sigorta şirketinin davacıların zor durumundan yararlanarak bu ibranameyi düzenlediğini, sulh ile belirlenen miktar ile mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında bir hayli fark bulunduğunu, müvekkilerinin bu ödemeleri almadığını, davalıyı ibra etme iradesi bulunmadığını, ibranameyi kabul etmemekle birlikte ibranamenin sigortalı ve sigortalı araç sürücüsü açısından sonuç doğurmayacağını, en fazla ödenen tazminatın mahsup edilebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ... Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 470d1c2d4ee41825 cc4410dcf95becc1