4. Hukuk Dairesi 2024/6427 E. , 2025/5328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/569 E., 2024/799 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/612 E., 2023/864 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ..., davalılar ..., ... vekili Avukat ... ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 08.04.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... aleyhine 03.07.2022 tanzim 06.09.2022 vade ve 600.000,00 TL bedelli bono senedinin ödenmemesi sebebiyle Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2022/8909 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, davalı borçlu adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal olmadığını, buna göre borçlunun aciz halinde olduğunun tespit edildiğini, ancak davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak, borçlarını ödcmemek ve aleyhine başlatılacak icra takiplerini sonuçsuz bırakmak adına kendi adına mal edinmeyerek muvazaalı işlemler yapıp davacıyı zarara uğrattığını, davalı borçlu adına kayıtlı iken 09.06.2022 tarihinde Karaman İli Merkez İlçesi ... Mahallesi, 3091 Ada, 5 Parsel 14 nolu Dubleks Meskendeki 1/2 hissesinin diğer davalı adına satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, bu devrin muvazaalı olduğunu, tapudaki devir işlemlerinde sembolik bedellerin (72.470,44 TL) satış bedeli olarak gösterildiğini, halbuki devir tarihi itibariyle piyasa değerinin çok daha fazla olduğunu, davalı borçlu ...'in o tarihte resmi nikahlı eşi olan ... ...'e bu taşınmazı devretmekle karşılığında bir bedel almayacağının da ortada olduğunu belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olan taşınmazın borç tarihi olan 03.07.2022 tarihinden önce, ortada herhangi bir borç ilişkisi dahi söz konusu değilken, 09.06.2022 tarihinde diğer davalıya devredildiğini, davalı ...'un, boşanmadan önce, eski eşi davalı ...'in borçlarını ödeyebilmesi için, ona maddi anlamda destek olabilmek amacıyla taşınmazlarını 25.03.2022 tarihinde tapuda sattığını, davalı ...'in de eşinin bu fedakarlığı nedeniyle dava konusu taşınmazın kendisine ait olan 1/2 hissesini davalıya devrettiğini, davalı ...'in, yaz tatili için Antalya iline gittiğinde, dayısının oğlu olan davacı ... ile kız arkadaşının davetleri üzerine onların evinde kaldığını, davacının kız arkadaşının, annesine ait 10.000,00 TL paranın yerinde olmadığını iddia ettiğini ve bunun için davalı ...'i suçladıklarını, daha sonra silah zoruyla her biri 600.000,00 TL değerinde olan iki adet senedi zorla kendisine imzalattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın davaya konu Karaman İcra Dairesinin 2022/8909 Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak senedin 06.09.2022 vade tarihli 03.07.2022 düzenleme tarihli, 600.000,00 TL bedelli olduğu, iptali istenilen tasarrufun ise davalılar arasında 09.06.2022 tarih 18530 yevmiye numaralı resmi senetle gerçekleştiği, bu haliyle iptali istenilen tasarrufun takip konusu borçtan önce yapılmış olduğu, dava ön koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak senedin 06.09.2022 vade tarihli 03.07.2022 düzenleme tarihli, 600.000,00 TL bedelli olduğu, iptali istenilen tasarrufun ise davalılar arasında 09.06.2022 tarih 18530 yevmiye numaralı resmi senetle gerçekleştiği, davacının alacağının daha önce doğduğuna ve alacağın sebebine ilişkin bir açıklaması ve delili bulunmadığı bu haliyle iptali istenilen tasarrufun takip konusu borçtan önce yapılmış olduğu, dava ön koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borçlunun herhangi bir taşınır taşınmaz mal varlığının olmaması ve bu dosyadan maaşına konulan haczin takip miktarı düşünüldüğünde uzun vadede borcu tahsil etme imkanı vermediğini, borçlunun borcunu ödeyebilecek durumda olmadığını, dava konusu devrin muvazaalı olduğunu, tapudaki devir işlemlerinde sembolik bedellerin (72.470,44 TL) satış bedeli olarak gösterildiğini, dava konusu edilen taşınmazın devir tarihi itibariyle piyasa değerinin çok daha fazla olduğunu, bunun yanında davalı borçlu ...'in o tarihte resmi nikahlı eşi olan ... ...'e bu taşınmazı devretmekle karşılığında bir bedel almayacağının da ortada olduğunu, satış işlemini davalı borçlu ...'i vekaleten davalı ... ...'in kız kardeşi ...'nun yaptığını, davalıların kötü niyetinin sabit olduğunu, davalı tarafların muvazaalı işlemler ile davacının alacağına kavuşmasını engellediklerini, davalıların bu işlemleri ile davacıyı zarara uğrattıklarını, davacıdan borç para alan davalının senet düzenleme tarihinden önce bu borç parayı aldığının tanık beyanları ile de sabit olduğunu, tarafların günü gününe aralarında bono senedi düzenlemediklerini, davacıdan aldığı borç paranın ödemesini geciktiren davalı karşısında artık davacının bono senedi istemek durumunda kaldığını, ancak davacıya olan borcunu ve diğer borçlarını ödemekte zorlanmaya başladığını anlayan davalının en baştan tedbirini almak istediğini ve buna göre öncesinde dava konusu tasarrufu gerçekleştirdiğini, sonrasında ise takip konusu edilen bono senedini düzenleyip davacıya verdiğini, her şeyin planlı bir şekilde davalı tarafından gerçekleştirildiğinin de açıkça ortada olduğunu, senet düzenleme tarihi ile tasarruf tarihi arasında bir aydan az bir süre olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2fd443804e8e575c c07e2beb5b422cbd