Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5261 E., 2025/12974 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5261 E., 2025/12974 K. (24.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5261
Karar No
2025/12974
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/5261 E. , 2025/12974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/406 E., 2024/411 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-22221 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2024/76310 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacı yayaya çarpışmasıyla oluşan 06.04.2022 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı şirketin sigortalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 500.000,00 TL tazminatın 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminat talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının ev hanımı olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, kusur belirlemesini kabul etmediklerini, hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; 2.a. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ... Şehir Hastanesinin 26.05.2023 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranı % 9 olarak belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince % 9 oranı hükme esas alınarak karar verilmiştir. ... Şehir Hastanesinin 26.05.2023 tarihli raporunda hangi yönetmeliğin esas alındığı yazılmadığından bu rapor karar vermeye elverişli değildir. Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, içerisinde ortopedi uzmanın da bulunduğu heyetten usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde, davacının muayenesi yapılarak, tüm tedavi belgeleri ve süreci incelenmek sureti ile davacının sürekli maluliyet oranı bulunup bulunmadığının ve sürekli maluliyeti bulunuyorsa maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla en yakın üniversite hastanesinden davacının pelvis kırığı arızası olması nedeni ile içerisinde ortopedi uzmanının da olduğu heyetten yeni bir rapor alınarak (ve temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.b. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2.a.) ve (2.b.) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı