Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4940 E., 2025/13069 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4940 E., 2025/13069 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4940
Karar No
2025/13069
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/4940 E. , 2025/13069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/214 Değişik İş-2024/217 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: İHK-2024/14489 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2023/443563 İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.12.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 15.001,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 377.500,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırılığı nedeni ile kabul edilemez olduğunu, sigortalı sürücünün kusuru olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne, 377.500,00 TL'nin 26.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın vekalet ücreti ile sınırlı olmak kaydıyla kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karşı vekalet ücretinin 17.900,00 TL'ye düşürülmesi ve bundan kaynaklı giderlerin davacı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuata uygun maluliyet raporu alınmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, Yönetmelikte kurulun en az daimi yedi üyesinin uzmanlık alanlarının belirtildiğini, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bulunmaması halinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının kurula katılacağının öngörüldüğünü, ortopedi uzmanından alınan tıbbi mütalaada; rehabilitasyondan sonra sol ayak bileği eklem açıklığını gösteren tedavisinin yapıldığı ve yetkili hastaneden alınan yönetmeliğe uygun rapor ile değerlendirme yapılması gerektiğinin belirtildiğini, sigortalı sürücünün kusuru olmadığını, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olmaması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası tespit tutanağında davacının tam kusurlu olduğu belirtilmiş, ceza yargılaması sırasında ATK'dan alınan 19.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise; kavşağın olay günü ve saatindeki sinyalizasyon faz diyagramının istendiği, KGM'nin yazısında kavşağın sinyalizasyon sisteminin tam trafik uyarmalı sistem olduğu ve araçların geçiş hak sıra ve sürelerinin trafik yoğunluğuna göre otomatik olarak düzenlendiğinden geçmişe yönelik veri bulunmadığının belirtildiği, tanık ifadeleri ve CD'deki kaza anı görüntüleri incelendiği, otobüse yanan trafik ışığının görülemediği, ancak araç hareketlerine göre karşıdan gelen araçlara hitaben bulunan trafik ışığının otobüsün yönüne yanan ışık ile senkronize şekilde yeşil ışığın yandığının anlaşıldığı belirtilerek özel halk otobüsünün mahalli ışık kontrollü kavşakta yeşil yanmasını beklemeden kırmızı ışık yandığı esnada hareket ederek kavşağa giriş yaptığı ve asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün gece vakti meskun mahalde otosunun hızını azaltması ve kendine hitap eden trafik ışığını dikkate alması gerekirken bu kurala uymadığı ve asli kusurlu olduğu belirtilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tarafların kusur dağılımına yönelik olarak rapor alınmamış, Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında alınan ATK raporu hükme esas alınarak, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğu kabulü ile karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekilinin kusur itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Dosyanın tetkikinden; kaza tespit tutanağında davacının KTK'nın 47/1-b maddesi uyarınca tam kusurlu olduğunun belirtildiği, Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/348 Esas sayılı dosyasında ATK'dan alınan 19.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise, iki tarafın da asli kusurlu olduğunun belirlendiği ve kaza tutanağı ile ATK kusur raporu arasında çelişki doğduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu çelişkinin giderilmesi için kusur raporu alınması gerekirken ceza yargılaması aşamasında alınan rapor hükme esas alınarak tarafların %50'şer kusur oranının hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Bu hali ile Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan 19.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile kaza tutanağı arasında açık çelişki mevcut olup, İtiraz Hakem Heyetince ... Karayolları Kürsüsü veya ... Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin olarak ceza yargılaması aşamasında alınan kusur raporları ve dosyadaki tüm delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici şekilde kusur raporu alınarak kusur durumunun netleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı