4. Hukuk Dairesi 2024/4301 E. , 2025/12443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/249-2024/252 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-14406 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2024/62133 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.06.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 14.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 500.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 477.233,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.616,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.430,74 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 488.280,51 TL tazminatın 22.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının muayene edilmeksizin raporun hazırlandığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre hesaplanması, müterafik kusur indirimi yapılması, davacının devlet memuru olup olmadığının tespit edilmesi, SGK tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, geçici bakıcı gideri tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini, davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle davalının faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delilin bulunmamasına, davacının devlet memuru olmadığının anlaşılmasına, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, ceza dosyasında uzlaşmanın bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 24.06.2022 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup, kazanın meydana geldiği tarih ile davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun düzenlendiği 01.02.2023 tarihi arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıktır. Bununla birlikte, Uyuşmalık Hakem Heyetinin ara kararı uyarınca davacı tarafından alınarak dosyaya sunulan ve hakem heyetince hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.12.2023 tarihli raporun incelenmesinde, raporun kaza tarihi üzerinden bir yıllık süre geçtikten sonra hazırlandığı görülmekle birlikte, aynı kurum tarafından düzenlenen 01.02.2023 tarihli ilk rapordaki muayene bulguları üzerinden raporun hazırlandığı, davacının güncel muayenesinin yapılması suretiyle raporun düzenlendiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bu haliyle anılan rapora itibar edilerek karar verilmesinin doğru olmadığı görülmüştür. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından sunulan 05.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin 462.433,40 TL’ye yükseltildiği belirtilmiş olmasına rağmen, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının gerekçe kısmında da belirtildiği üzere davacı lehine 477.233,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasındaki hüküm gözetilmek suretiyle davacı vekilinin talep artırım dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuş olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6f8e4de4c8bc4730 9a848bd7e12c3eef This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2024/4301 E. , 2025/12443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/249-2024/252 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-14406 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2024/62133 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.06.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 14.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 500.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 477.233,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.616,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.430,74 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 488.280,51 TL tazminatın 22.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının muayene edilmeksizin raporun hazırlandığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre hesaplanması, müterafik kusur indirimi yapılması, davacının devlet memuru olup olmadığının tespit edilmesi, SGK tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, geçici bakıcı gideri tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini, davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle davalının faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delilin bulunmamasına, davacının devlet memuru olmadığının anlaşılmasına, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, ceza dosyasında uzlaşmanın bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 24.06.2022 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup, kazanın meydana geldiği tarih ile davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun düzenlendiği 01.02.2023 tarihi arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıktır. Bununla birlikte, Uyuşmalık Hakem Heyetinin ara kararı uyarınca davacı tarafından alınarak dosyaya sunulan ve hakem heyetince hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.12.2023 tarihli raporun incelenmesinde, raporun kaza tarihi üzerinden bir yıllık süre geçtikten sonra hazırlandığı görülmekle birlikte, aynı kurum tarafından düzenlenen 01.02.2023 tarihli ilk rapordaki muayene bulguları üzerinden raporun hazırlandığı, davacının güncel muayenesinin yapılması suretiyle raporun düzenlendiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bu haliyle anılan rapora itibar edilerek karar verilmesinin doğru olmadığı görülmüştür. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından sunulan 05.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin 462.433,40 TL’ye yükseltildiği belirtilmiş olmasına rağmen, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının gerekçe kısmında da belirtildiği üzere davacı lehine 477.233,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasındaki hüküm gözetilmek suretiyle davacı vekilinin talep artırım dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuş olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6f8e4de4c8bc4730 9a848bd7e12c3eef ... ...