Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3826 E., 2025/4666 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3826 E., 2025/4666 K. (20.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3826
Karar No
2025/4666
Karar Tarihi
20.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/3826 E. , 2025/4666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/419 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; ... ilçesi, ... Köyü, ... Fabrikası karşısında bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yaklaşık 2.000 metrekare miktarlı yere en az 7.500 metreküp hafriyat toprağının davalı şirket elemanlarınca döküldüğünü, yerin bu şekilde fuzulen işgal edilerek haksız kazanç elde edildiğini, asgari hesap tarzıyla hesap edildiği kadarıyla davalı tarafından 36.750,00 TL haksız kazanç elde edilerek Maliye Hazinesinin zarara uğratıldığını, harita mühendisince taşınmaza dökülen toprak miktarının tespitinin yapıldığını belirterek 36.750,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2013 tarihli ve 2010/83 Esas 2013/180 Karar sayılı kararıyla; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 20.01.2020 tarihli ve 2017/2206 Esas, 2020/152 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamından; Jandarma tarafından tutulan 02/03/2007 tarihli tutanakta yaklaşık 20 kamyon ve 03/03/2007 tarihli tutanakta yaklaşık 50 kamyon hafriyat toprağının davalı şirket çalışanları tarafından dava konusu yere döküldüğünün tespit edildiği, davalı şirket yetkilisi ...’ın 03/03/2007 tarihinde Sahilköy Jandarma Komutanlığında alınan ifadesinde dava konusu yere geçici olarak stok yaptıklarını kabul ettiği, İstanbul Valiliği Defterdarlık Tespit ve İmar Takip Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen 06.08.2009 tarihli taşınmaz tespit tutanağında 01.01.2006 tarihinden itibaren 2.000 metrekare alana davalının hafriyat döktüğü ve üzerinin düzeltildiği, muhtarla yapılan görüşmede 2006 yılında hafriyat döküldüğünün bildirildiği ve yaklaşık 200-250 kamyon hafriyat döküldüğünün ifade edildiğinin bildirildiği, mahkemece olay tarihinden uzun zaman geçtikten sonra 20/02/2012 tarihinde dava konusu yerde keşif yapıldığı, keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda hafriyat toprağının dökülmüş olduğu, iddia edildiği kadar 2.000,00 metrekarelik alanda 7.500,00 metreküplük hafriyatın bulunmadığı ve dökülen hafriyatın zeminde tesviye yapılmış ve yerinden kaldırılmış olduğu, tescil harici sahaya ne kadar hafriyat döküldüğüne dair hesap yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiği ve mahkemece rapor doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, davalı tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza hafriyat döküldüğü ve işgal edildiği sabittir. Şu durumda mahkemece, davacının isteğinin hafriyat dökülmesi nedeniyle taşınmazın haksız işgalinden kaynaklanan tazminat istemi olduğu gözetilerek söz konusu hafriyat dökülen kısımla ilgili bir miktar ecrimisil bedeline hükmedilmesi; miktar belirlenemiyor ise olay tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca uygun bir miktar takdir edilip hüküm altına alınması gerekir. Bu yön gözetilmeden davanın tümden reddedilmiş olması doğru değildir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dökülen harfiyat miktarının tespitinin mümkün olmadığı, Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.767,00 TL'nin 01.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğini, yargılama giderlerinden davalının sorumlu olması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; talebin ispatlanmadığını, mahkemece bozma sonrası bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki araziye davalı tarafından hafriyat dökülmesi, bu şekilde fuzulen işgal edilerek haksız kazanç elde edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 500c9a571d3987eb f286c0ab0b2debd1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı