Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/3581 E., 2025/11253 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3581 E., 2025/11253 K. (03.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3581
Karar No
2025/11253
Karar Tarihi
03.07.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/3581 E. , 2025/11253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/68-2024/71 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-3759 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/445518 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 10.10.2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, ceza dosyası kapsamında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla davacının %12 oranındaki maluliyeti ve davalıya sigortalı araç sürücünün %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, hesap yönünden alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, vekalet ücreti belirlemesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, uzun süreli kiralama sözleşmesi nedeniyle aracın işleteninin değiştiğini, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, uzun süreli araç kiralama sözleşmesinin davalı ... şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun bulunmasına, hatır taşıması yönünden indirim uygulanmamasının isabetli olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerinin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 10.10.2021 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün şerit izleme kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğunun ve karşı taraf sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince kusur raporu alınmadan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Dosya incelendiğinde; kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, ancak tutanak ve araçta bulunan diğer yolcuların beyanı doğrultusunda arka koltukta, davacı ile birlikte en küçüğü 9 yaşında olmak üzere toplam 6 kişinin bulunduğu, üç kişinin oturmasına ve emniyet kemeri takmasına uygun olan araç içi arka koltukta 6 kişinin oturduğu ve davacının yaralanma bölgeleri ve derecesi dikkate alındığında davacının emniyet kemeri takmadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacı yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca, tazminatın 559.724,16 TL olarak hesaplandığı, poliçe limiti olan 430.000,00 TL'ye hükmedildiği, % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılsa dahi tazminatın limitin üzerinde kalacak olması nedeniyle bu yönde bozma kararı verilmesinin sonuca etkisi olmayacağı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı