4. Hukuk Dairesi 2024/3244 E. , 2025/9651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/160 - 2024/160 İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne başvuru şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyaya sunulan maluliyet raporunun usule uygun bulunmadığı, bu nedenle dosya kapsamında alınan doktor bilirkişi heyeti raporu ile de davacının sunduğu rapor arasında çelişki oluştuğundan bahisle başvuru yaparken sunulan maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen raporun usule uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kaldığını iddia eden davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilince sunulan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ve davacının boyun fıtığı nedeniyle %8 oranında malul kaldığı belirtilmiştir. Hakem Heyetince raporun usule uygun olmadığı gerekçesiyle resen seçilen bilirkişilerden alınan raporda boyun fıtığının önceden var olup olmadığının ayrımı yapılamaması nedeniyle kaza ile illiyetli bulunmadığı kanaatinde oldukları belirtilmiş, hakem heyetince de iki rapor asında çelişki oluştuğu ve davacının da usule uygun rapor sunmadığından bahisle dava usulden reddedilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda maluliyete neden olan araza ilişkin muayene ve tetkiklerin bulunmadığından Hakem Heyetince raporun karar vermeye elverişli olmadığına dair gerekçesi yerinde ise de Hakem Heyetince davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak doktor bilirkişiden rapor alınması hatalıdır. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, söz konusu belirlemenin, sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından (Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ve Üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarından) kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek (çelişki oluşması halinde çelişkiyi gideren açıklamalara yer verilerek) ve bizzat muayene edilmek suretiyle, kaza ile illiyet bağını kuracak biçimde, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve heyet içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının da bulunduğu, davacının ikametine yakın yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınıp veya bu doğrultuda davacı tarafa ikametine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan usulüne uygun maluliyet raporu sunması için süre verilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.