Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2691 E., 2025/9374 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2691 E., 2025/9374 K. (16.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2691
Karar No
2025/9374
Karar Tarihi
16.06.2025

4. Hukuk Dairesi 2024/2691 E. , 2025/9374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/95 D.İş, 2024/98 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.07.2023 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacıya ait aracın değer kaybına uğradığını, davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL değer kaybı zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle talebin reddi gerektiğini, değer kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplaması gerektiğini, ekspertiz rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, davalı temerrüte düşmediği gibi aksinin kabulü halinde dahi ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların 17.940,00 TL'nin ödenmesi, varsa tahkim dosyasından feragat edilmesi, karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri adı altında başkaca talepleri olmayacağı konusunda ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesiyle anlaştığı, değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin ödemenin gerçekleşmesiyle anlaşılan tutar üzeriden borcun sona erdiği, uyuşmazlığın ihtiyari arabuluculuk ile ödeme yapılarak çözümlendiği, başvuran vekilinin arabuluculuk anlaşma tutanağı imzalandıktan sonra itiraz ettiği, komisyona başvuru yapılmasından sonra üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında dava açılması durumunda 6325 sayılı Kanun'un 18/5. maddesi gereği başvuruda hukuki yarar kalmamış olup başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği, başvuran vekilinin arabuluculuk anlaşma tutanağının hata, hile ile imzalandığı iddiasının hakemlik nezdinde değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte tutanağın iptali için ancak görevli mahkemede dava açılabileceği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında ihtiyari arabuluculuk işleminin söz konusu olduğu, somut olayda başvuru sahibi ile sigorta kuruluşunun anlaştığı, anlaşma gereği değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin ödemenin gerçekleşmesiyle tarafların anlaşılan tutar üzerinden borcun sona erdiği, ödeme ile uyuşmazlığın ihtiyari arabuluculuk ile çözümlendiği, davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulmuş olup yapılan ödeme ile icra edilebilirlik şerhine de gerek kalmadığı, başvurunun konusuz kaldığı, KTK'nın 111/2. maddesinin dava ve tahkime başvuru öncesi yapılan anlaşma ve uzlaşmalara ilişkin bir düzenleme olduğu, yargılama sırasında yapılan anlaşma ve uzlaşmayı kapsamadığı, tarafların karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri adı altında başkaca talepleri olmadığı konusunda anlaşma sağladıkları, dolayısıyla uyuşmazlık hakemince yapılan anlaşma ve ödeme nedeniyle başvurunun konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekiken başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak itiraza gelenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı gereğince karara dokunulmadığı, başvuru sahibinin diğer itirazları başka bir davanın konusunu oluşturmakta olup bu yargılamada dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; KTK'nın 111/2 maddesi uyarınca dosya bilirkişiye verilerek zararın öncelikle tespiti gerektiğini, davadan önce arabuluculuk faaliyeti varmış gibi değerlendirme yapıldığını, vekil olarak bilgisi dışında ve mahkemenin bilgisi dışında yapılan işlemlerde davacı asilin bilgisizliği ve tecrübesizliğinden yararlanılarak sigorta şirketinin tüm dosyalarda çalıştığı arabulucu ile bir olup yargı sürecini arkadan dolanmaya çalıştığını, avukatın hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebileceği hükmüne aykırı davranıldığını, 6325 sayılı Kanun'un 16. maddesi hükmüne göre arabuluculuk sürecinin başlayabilmesi için tarafların arabulucuya başvuru konusunda anlaşmaya vardıklarını mahkemeye bildirmiş olması gerektiğini, uyuşmazlık hakeminin ise davadan önce arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılmış gibi gerekçe oluşturduğunu, oysaki vekil olarak imzası ve haberinin olmadığı tutanağın dava tarihinden sonra 21.11.2023 tarihli olduğunu, arabuluculuk süreci 6325 sayılı Kanun'un 16. maddesi hükmüne aykırı şekilde yürütüldüğünden işbu tutanağa göre yapılan ve ne kadarı değer kaybı ne kadarı hasar onarım bedeli olduğu belli olmayan anlaşmanın makbuz hükmünde olduğunun kabulü ile alınacak rapor ile gerçek zarar tespit edilerek eksik ödeme olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, tutanağın kendilerini bağlamadığını, taleplerinin devam ettiğini, anlaşma belgesindeki 17.940 TL ödemenin değer kaybı ve hasar onarım ödemesi olduğunun belirtildiğini, ancak ayrım yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 28.07.2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacıya ait araçla karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3759235df3a760ab 5ec7e2ebf950e0af

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı