Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/224 E., 2025/2208 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/224 E., 2025/2208 K. (11.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/224
Karar No
2025/2208
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/224 E. , 2025/2208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/323 E., 2023/1504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/95 E., 2022/314 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı asıl ... geldiler, diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Davalı asıl ... ile davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.02.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya 5.İcra Dairesi'nin 2021/995 E.sayılı dosyasında ... Emlak Otomotiv İnş. Gıda Mal. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 01.06.2020 düzenleme, 15.10.2020 ve 15.11.2020 vade tarihli 500.000 TL bedelli iki ayrı kambiyo senedine dayalı olarak 1.024.575,34 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, takibin itiraza uğramadan kesinleştiğini, ...'un borçlu şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 27199 ada 4 parselde ki 13 numaralı bağımsız bölümün borçlu şirkete ait iken 26.11.2020 de 265.000 TL akit bedeli ile ...'a satıldığını, aynı taşınmazda bulunan 14 numaralı bağımsız bölümün de yine 100.000-TL bedelle 25.06.2019 da ...'a satıldığını, 14 numaralı bağımsız bölümün 09.04.2021 de ... tarafından ...'na, yine 13 numaralı bağımsız bölümün ... tarafından yine aynı tarihte ...'a satıldığını, ... ve ...'ın 27194 ada 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak dava dışı arsa sahipleri ... ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile 07.01.2016 da bir düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini, ... ve ...'ın, bu sözleşmede yüklenici konumunda olduklarını, adı geçenlerin bu sözleşmedeki haklarını daha sonra 24.05.2018 de ... Emlak Otomotiv İnş. Gıda Mal. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiklerini, ... ile ...'ın birlikte yüklenicilik yaptıklarından, tapuları devralan ...'ın, ...'ın kardeşi olduğundan, taşınmazların anılan sözleşmeler çerçevesinde şirkete aktarıldığını, temliklerin mal kaçırma amacı ile gerçekleştirildiğini belirterek anılan tasarrufların iptaline ve davacı alacaklıya cebri icra ile satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri arasında dava konusu edilen taşınmazların satışına dair herhangi bir akit bulunmadığını, davacı alacaklı ile takip borçlusu arasındaki alacağın muvazaalı oluşturulduğunu, 14 nolu bağımsız bölümün devrinin takibe dayanak borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, dava konusu taşınmazların yatırım amaçlı olarak alındığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 13 nolu bağımsız bölümü pazarlık yapmak ve bedeli ödenmek suretiyle satın aldığını beyanla davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu edilen 14 nolu dükkanı bir kısmını elden, bakiyesini banka havalesiyle ödemek suretiyle satın aldığını, amacının yatırım olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... ile davalı ... Emlak Otomotiv İnşaat Gıda İnşaat Malzemeleri Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. davaya cevap vermemişler, davalı ... katıldığı duruşmada kendi ve yetkilisi olduğu şirket adına verdiği beyanda, davalı ...'la gayri resmi ortak olduklarını, inşaatı birlikte yaptıklarını, dava konusu edilen bağımsız bölümleri teyzesinin oğlu olan davalı ...'a emaneten devrettiklerini, ancak bu davalının bağımsız bölümleri iade etmediğini, bu konuda aralarında bir sözleşme bulunduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibinin dayanağının 500.000 TL tutarlı iki ayrı bono olduğu, bonoların, ... Emlak Otomotiv İnş. Gıda Mal. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına temsilcisi ... tarafından düzenlenerek, ...'e verildiği, bonolarda nakden kaydı bulunduğu, alacağın kaynağı konusunda borçlu şirket temsilcisi ...'un, isticvap edildiği, şirket temsilcisinin Ankara'da inşaat yaptığını, ...'in sıkıştıkça ona borç verdiğini toplam 1.100.000-TL kadar borçlandığını açıkladığı, hem borçlu şirket hem de ...'un, yapı müteahhitliği ile iştigal eden tacirler olduğu, tacirlerin her türlü para hareketinin banka vasıtası ile yapılıp ticari defterlerinde de kayıt altında olması gerektiği, borçlu şirketin yasal defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, ... Emlak Otomotiv İnş. Gıda Mal. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ... ile aralarında herhangi bir ticari kayıt bulunmadığı, bonoların şirket defterlerinde de yer almadığı, bir müteahhidin, üstlendiği inşaat işini denetleyen yapı deneticisinden kayıt dışı ve peyder pey elden 1.100.000 TL para almasının da ticari hayatın gereklerine ve olayların normal akışına uygun olmadığı, buna göre takip dayanağı bonoların muvazaalı olarak oluşturulduğu sonucuna varıldığı, dolayısıyla davacının gerçek bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak bonolar ile bonoların dayanağı olduğu iddia edilen takip alacaklısı ve borçlusu arasında harici olarak düzenlenen taşınmaz satışına dair sözleşmenin resmi olarak düzenlenmediğinden her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu, davacı alacaklının, davalı borçlu şirketin yapı denetim işlerini yaptığı, davacının iddiasına göre alacağın taşınmaz satışı nedeniyle oluştuğu, borçlunun iddiasına göre ise alacağın peyderpey elden verilen borç para nedeniyle oluştuğu, takip konusu alacak miktarı gözetildiğinde bu miktar paranın ne şekilde takip borçlusuna verildiğini ispat yükünün sözleşmenin tarafı olmayan davalı üçüncü kişiler bakımından yine davacı alacaklıda olduğu, davacı bu paraları makbuz karşılığı verdiğini iddia etse de resmi şekilde düzenlenmeyen makbuzların her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, ödemelerin banka yoluyla yapılmadığı, gerek ödemeler gerekse bonoların davalı borçlunun ticari defterlerinde gözükmediği gibi, davacı alacaklı ile davalı borçlu arasında taşınmaz satışına dair bir ticari ilişkinin de kayıtlı olmadığı tüm bu hususlar dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalı borçlu şirketten ön ödemeli gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile dükkan vasfındaki taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin dekont karşılığı ödemede bulunduğunu, ancak dükkan tapusunun devredilmemesi nedeniyle takibe konu bonoların düzenlendiğini, kaldı ki takip borçlusu tarafından da borcun kabul edildiğini, alacağın varlığı konusunda sözleşme ve bono bulunduğunu, bunun aksinin ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, takip dayanağı bonoların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının alacağın muvazaalı oluşturulduğunu göstermeyeceğini, davalıların aralarında yaptıkları taşınmaz devirlerinin muvazaalı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı