Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2138 E., 2025/1717 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2138 E., 2025/1717 K. (04.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2138
Karar No
2025/1717
Karar Tarihi
04.02.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/2138 E. , 2025/1717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2204 e- 2023/497 k HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne /Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/240 E- 2023/153 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen Davalı ... vekili Avukat ... ve Davacı vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.02.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten alacağının tahsili için Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/112246 E, 2016/114191 E, 2016/140770 E ve 2016/137511 E sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine çıkılan hacizde davalının borcu karşılayacak mal varlığının bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan araştırma neticesinde davalı şirketin dava konusu taşınmazları alacaklıları zarara uğratmak kastı ile diğer davalıya devrettiğini, birden fazla taşınmazın aynı dönemde ve hızlı bir şekilde devrinin hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu belirterek devirlere ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin toptan gıda üzerine faaliyet gösterdiğini, Toptancılar sitesinde toptan şeker satımı yaptığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirketten ayrılmaya karar verdiğini, akabinde davaya konu taşınmazların satıldığını iş yerine asılan reklam afişinden gördüğünü, davalı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde taşınmazları 880.000,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmazların üzerinde satın almadan evvel ipotek bulunduğu ve ipoteğin kaldırılması için davalı şirket tarafından bankaya 400.000,00 TL ödeme yapılacağının bildirilmesi üzerine 26.01.2016 tarihinde müvekkilinin ortağı olduğu şirketin hesabından 400.000,00 TL çekerek davalı şirkete verildiğini ve davalı şirket tarafından da aynı gün paranın bankaya yatırılması ile ipoteğin kaldırıldığını, bakiye kalan 480.000,00 TL'nin 10.02.2016 tarihinde devir işleminin yapılmasından sonra üç parça halinde davalı şirketin hesabına paranın ödendiğini ve ödeme yapılırken satış bedeli olduğunun belirtildiğini, tapu devir senedinde gösterilen bedelin belediye rayiç fiyatları dikkate alınarak belirlendiğini, taşınmaz devralındığında içerisinde bulunan kiracının tahliye edildiği ve akabinde yaklaşık 3 ay süren tadilat yapıldığı, müvekkilinin ortağı olduğu şirketteki tüm hisseleri satın aldığı ve davaya konu taşınmazda faaliyetine devam etmeye başladığı, halen de aynı yerde faaliyet gösterdiğinide belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 18.06.2020 tarihli ve 2016/282 Esas ve 2020/150 Karar sayılı kararıyla; "Davalıların devir işleminden öncesinde birbirlerini tanıdıkları ve davalı şahsın şirketin kastını bildiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, her ne kadar 4 adet taşınmaz devredilmiş şekilde görülmekte ise de Mahkememizce yapılan keşif sırasında taşınmazların birbirleri ile birleştirildiği ve fiziki olarak tek taşınmaz niteliğinde olduğu, taşınmaza ilişkin olarak davalı şahıs tarafından tadilat yapıldığı, ayrıca dosyamız arasına celbedilen Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 216/265 Esas sayılı dosyasında davalı şirketin dava dosyamıza konu edilmeyen Gaziantep ili Şahinbey ilçesi ... Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazının bulunduğu ve söz konusu taşınmazın Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre devir tarihi olan 2016 yılı itibariyle edğerinin yaklaşık 1.000.000,00 TL civarında olduğu, bu hali ile davamıza konu fiziki olarak tek taşınmaz niteliğinde olan ancak kayden 4 adet olan taşınmazların davalı borçlu şirketin ticari işletmesinin tamamını veya mühim bir kısmını teşkil etmediği, bu hali ile İİK'nın 280/3.maddesinde öngörülen ticari işletmenin tamamının veya mühim bir kısmının devralınması şartının eldeki dava bakımından oluşmadığı, davalı borçlu şirketin alacaklılarına zarar verme kastının davalı şahıs tarafından bilindiğinin ve tasarrufun iptalini gerektirir herhangi bir sebebin bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği," gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 22.06.2022 gün, 2020/1233 E- 2022/1226 K sayılı kararı ile; davaya konu taşınmazın devir tarihi itibariyle gerçek değerinin üç kişilik bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenerek bedel farkı olup olmadığı yeniden değerlendirilip, davalı borçlu ... Bisküvi Gıda Paz.İth.İhr. Ltd. Şirketinin faaliyet gösterdiği ve birleştirilip tek dükkan haline getirilen taşınmaz devrinin işletme devri niteliğinde olduğu göz önüne alınarak İİK'nın 280/son maddesindeki karineyi çürütecek prosedürün izlenip izlenmediğinin araştırılmasından sonra davalı borçlu ile davalı üçüncü kişinin aynı sektörde (gıda) ve ... toptancılar sitesinde faaliyet gösterdikleri hususu göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesini teminen dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. 3.İlk derece mahkemesince 31.05.2023 gün, 2022/240 E- 2023/153 K sayılı ilamı ile "devredilen gayrımenkullerin ticari işletme devri niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıya Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2016/112246 Esas, 2016/114191 Esas, 2016/140770 Esas ve 2016/137511 Esas sayılı icra takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2023 gün, 2023/2204 E- 2023/ 497 K sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün borçlu tarafından değil onun kiracısı tarafından kullanılmaktayken satın alındığını, bu sebeple ticari işletme devri olarak kabul edilemeyeceğini, davalı borçlu şirketin adına başkaca şirketlerinin olduğunu, ticari faaliyetine devam ettiğini, dava konusu gayrımenkulün bedeli ödenerek satın alındığını, Gaziantep BAM 17 HD'nin çelişkili kararları olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, dava konusu gayrımenkuller yönünden verilen başkaca bir dosyada verilen kararın kesin, temyiz denetiminden geçmemiş olduğunun ve her bir dosyanın kendi durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılmış olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-İİK'nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu tasarrufa konu gayrimenkulün Gaziantep ili, Şehitkamil İlçesi, ... Mah. 3000 ada, 2 parselde, 5, 6, 7 ve 8 nolu dükkanlar olduğu, bu gayrımenkullerin davalı 3. kişi tarafından satın alınmadan önce başkaca bir şirket tarafından kiracı sıfatı ile kullanıldığı, kiracının bu gayrımenkulleri boşaltması neticesinde davalı ...'nın kendi şirket faaliyetlerine bu gayrımenkullerde devam ettiği bildirilmiştir. Ayrıca Ticaret Sicil Gazetesine göre davalı borçlunun iş merkezinin, "... Sitesi" olduğu anlaşılmış ancak dosya kapsamından Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen merkez adresi ile dava konusu gayrımenkullerin bulunduğu yer adresinin aynı olup olmadığı anlaşılamamıştır. Davalı ... vekili, davalı borçlunun ... Sitesinde ticari faaliyetine devam ettiğini davalı borçlunun başkaca dükkanları da bulunduğunu beyan etmiştir. Bu durumda dava konusu gayrımenkullerin davalı borçlunun ticari işletmesinin önemli bir kısmı olup olmadığı, dava konusu dükkanların borçlu şirketin Ticaret Sicilde gösterilen adreslerinden biri olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümünün(1) nolu bendin de yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendinde yer alan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA; 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacı'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ya iadesine, HMK'nun 373/1 hükmü gereğince; dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı