4. Hukuk Dairesi 2024/1736 E. , 2025/1716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/356 E- 2023/1911 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/153 E- 2022/404 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı gerekçesi düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen Davalılar ... ve ... vekili Avukat ... ile Davacı vekili Avukat ... ... geldiler. Davacı ve Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.02.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1443 ada 2 parsel sayılı taşınmazın evvelce 53 ada 6 parsel numarası ile kayıtlı olup bu parselin 21/72 hissesinin davacı müvekkili ...'na ait olduğunu, davalı ...'ın elinde bulunan satış vaadi sözleşmesine dayanarak müvekkili aleyhine Silivri 1. ASHM'nin 2004/1054 E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, açılan bu davanın ilk önce mahkemece reddedildiğini ve Yargıtay bozması sonrasında davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın ... adına tesciline karar verildiğini, dava konusu parselin eski hali ile devam eden izaleyi şuyu neticesinde 3 parsel oluşturulduğunu ancak mahkemenin kararda hata yaparak ...'ın elindeki satış vaadi sözleşmesine konu olan 3/72 hissenin iptali yerine dava konusu olmayan ve müvekkili adına kayıtlı bulunan 18/72 hissenin de iptali ile ... adına tesciline karar verildiğini, ...'ın mahkemenin yanlışlığından faydalanarak 1442 ada 1 parsel, 1443 ada 2 parsel ve 1444 ada 1 parsel sayılı üç taşınmazı 23.07.2008 tarihinde tapuda kendi üzerine tescil ettirdiğini, dava konusu 1443 ada 2 parsel taşınmazı 81.000 TL bedelle davalı ...'a, 1444 ada 1 parselin 137.000 TL bedelle dava dışı ...'a sattığını, ...'a tasarrufun iptali davası açıldığını, Silivri 1. ASHM'nin 2008/551 esas sayılı dosyasında 1442 ada 1 parselin müvekkili adına tesciline, satışı yapılan 2 parsel ve 1444 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için de tazminata karar verildiğini, ...'ın 3 parselden ikisini elinden çıkardığını, dava konusu 1443 ada 2 parsel sayılı taşınmazın düşük bedel ile devredildiğini, beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/188 E sayılı dosyada da davalı borçlunun, davalı ...'a devrettiği gayrımenkul dava konusu edilmiştir.
II. CEVAP Davalı borçlu davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2021 gün, 2013/183 E- 2021/194 K sayılı kararıyla; tasarruf tarihinin borcun doğum tarihinden önce olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar aleyhine davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 22.04.2022 gün, 2021/1826 E- 2022/811 K sayılı ilamı ile davacının alacağının 11.07.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile doğduğunun, dava konusu tasarrufların ise iş bu tarihten sonra yapıldığının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2022 gün, 2022/153 E- 2022/404 K sayılı ilamı ile "Davalı borçlu ile davalı ...'ın İstanbul İli Silivri İlçesi ... Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu, diğer davalı ...'ın ise Davalı ...'ın bacanağı olduğu, kaldı ki satış tarihinde tüm davalıların yurtiçi adreslerinin Silivri olduğu, devir alan davalıların duruşmadaki beyanlarından davalı ...'ın davalı borçlunun babasını tanıdığı, diğer davalı ...'inde ismen bildiği, davacı ile davalı borçlu arasında bu taşınmazdan kaynaklanan davaların çok uzun yıllar devam ettiğinin, devrin taşınmazın davalı borçlu ... adına hataen tescil tarihinden sadece 7 gün sonra yapıldığı, aynı mahallede bulunan taşınmaz için aynı mahalle nüfusuna kayıtlı olan davalı borçlu ile devralan 3. Kişi davalı ...'ın davalı ...'ın bacanağı olan diğer davalı ...'in davacı ile davalı borçlu arasındaki davalardan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazın emlakçı aracılığıyla satın alındığı belirtilmiş ise de emlak satış sözleşmesi, emlakçıya yapılan ödemeye ilişkin makbuz sunulmadığı, emlakçı olan tanığın da davalı devir alanlara taşınmazların öncesinde davalı olduğunu belirttiğ, satışların tek bir satış senedi ile gerçekleştirildiği, taşınmazların rayiç bedellerinin de ödendiğine dair belge de sunulmadığı anlaşıldığından davalı 3. kişilerin borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan oldukları sabit olduğu gerekçesiyle yapılan tasarrufun İİK'nın 280 maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacıya İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/18591 E sayılı icra dosyasından cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2023 gün, 2023/ 356 E- 2023/1911 K sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı gerekçesi düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin davalı borçluyu tanımadıklarını, dava konusu tasarrufların bedeli ödenerek satın alındığını, müvekkillerinin diğer davalı borçlu ile aynı mahalle ve aynı nüfusa kayıtlı olmalarının borçlunun ızrar kastını bildikleri veya bilebilecek pozisyonda oldukları anlamına gelmeyeceğini, müvekkillerin iyi niyetli olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 21.12.2012 tarihli borç ödemeden aciz belgesi dosyaya ibraz edilmiş ve dava şartları yönünden dosyada eksiklik olmadığı belirtilmişse de; davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde; davalı borçlunun babasının vefat ettiği, babadan miras olarak malların kaldığının beyan edilmiş olmasına göre davalı borçlunun miras sebebi ile mal varlığı olup olmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece tasarrufa konu taşınmazın İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... mahallesinde bulunduğu, davalı borçlu ile (Almanya vatandaşlığına geçmeden önce) davalı devralan ...'ın İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu, diğer davalı ...'ın ise davalı ...'ın bacanağı olduğu, kaldı ki satış tarihinde tüm davalıların yurtiçi adresinin Silivri olduğu, devir alan davalıların duruşmadaki beyanlarından davalı ...'ın davalı borçlunun babasını tanıdığı, diğer davalı ...'in de ismen bildiği, tasarrufa konu taşınmazların ifrazen İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... mahallesi, 53 ada 6 parsel sayılı taşınmazdan oluşturulduğu, davacı ile davalı borçlu arasında bu taşınmazdan kaynaklanan davaların çok uzun yıllar devam ettiği, devrin taşınmazın davalı borçlu ... adına hataen tescil tarihinden sadece 7 gün sonra yapıldığı, aynı mahallede bulunan taşınmaz için aynı mahalle nüfusuna kayıtlı olan davalı borçlu ile devralan 3.kişi davalı ...'ın davalı ...'ın bacanağı olan diğer davalı ...'in davacı ile davalı borçlu arasındaki davalardan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazın emlakçı aracılığıyla satın alındığı belirtilmiş ise de emlak satış sözleşmesi, emlakçıya yapılan ödemeye ilişkin makbuz sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. İİK'nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, hüküm altına alınmışsa da; davalı 3. Kişi ... ile davalı 4. Kişinin arasında sıhri hısımlık bulunması, davalı borçlu ile aynı mahallede oturup aynı nüfusa kayıtlı olmaları, davalı ...'ın davalı borçlunun babasını tanıdığının beyan edilmiş olması, davalı ... ve ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunu göstermeyecektir. Davacı, davalı ... ve ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunu somut deliller ile ispat edememiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'a verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine, HMK nun 373/2 hükmü gereğince; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.