4. Hukuk Dairesi 2024/2132 E. , 2025/9082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/418 Değişik İş, 2023/416 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 24.09.2021 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 338.462,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 04.07.2022 tarihli maluliyet raporunun iyileşme süresi dolmadan alındığı, bu nedenle hakem heyeti tarafından sağlık kurulu alınmasına karar verildiği, alınan rapora göre davacıda %8,1 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakemce alınan kusur raporuna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olduğu araç sürücüsü ile arkadaş oldukları gözetildiğinde %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 270.769,60 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının itirazlarının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.07.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası el bileğinde çatlak, burnunda kırık ve maksiller bölgede 1,5 x 0,2 cm boyutunda skar olduğu, bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının toplam %9 olarak hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından rapora itiraz nedeniyle sağlık kurulu raporu alındığı, alınan 07.04.2023 tarihli rapora göre ise, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının %8,1 olduğu, raporun üç adli tıp uzmanı tarafından hazırlandığı, hakem heyeti tarafından %8,1 maluliyetin esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde estetik ve plastik cerrahi uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının da içinde bulunduğu heyetten rapor alınması gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, (temyiz eden davalı yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilmek şartıyla) davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; davacının motosiklette yolcu olduğu, kaza tespit tutanağının bulunmamasına ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının kaskının takılı olup olmadığının tespit edilemediği, ancak davacının kaza nedeniyle burnunda kırık olduğu ve yüzünde yanak bölgesinde skar oluştuğu, dolayısıyla davaya konu kaza nedeniyle davacının yüz bölgesinden yaralandığı dosya kapsamında bulunan evraklar ile sabittir. Buna göre; davacının kaskının takılı olup olmadığı hususu tespit edilememiş olsa da davaya konu kaza sonucu yüz bölgesinden yaralandığı gözetildiğinde, meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek Türk Borçlar Kanunu’nun 52 maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 03c19f1b31f561bf 8665b7ffb4d50b80