Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2131 E., 2025/9079 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2131 E., 2025/9079 K. (03.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2131
Karar No
2025/9079
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/2131 E. , 2025/9079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/66 E.- 2024/77 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi olan desteğin yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 28.10.2022 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 15.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 552.811,81 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusurunun olmadığını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında desteğin yolcu olduğu aracın tam kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığının belirlendiği, davacı tarafından sunulan uzman mütalaasına göre ise desteğin yolcu olduğu aracın kusursuz olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunun belirtildiği, hakem tarafından kusur raporu alındığı, alınan rapora göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oranları arasında çelişki oluştuğu, bu nedenle üç kişilik trafik bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderici rapor alındığı, alınan rapora göre desteğin yolcu olduğu araç sürücüsünün %75 oranında asli, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğu, hesaplamanın %25 kusur oranı esas alınarak yapıldığı gerekçesiyle davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kabulüne, 552.811,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti konusunda eksik inceleme yapıldığını, kusur oranlarında oluşan çelişkinin giderilmesi için raporun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. B.Gerekçe Uyuşmazlık, davacının eşi olan desteğin yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davacının eşi olan desteğin yolcu olduğu aracın tam kusurlu olduğu, hakem tarafından trafik bilirkişisinden alınan rapora göre desteğin yolcu olduğu aracın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının belirlendiği, kusura yapılan itiraz üzerine itiraz aşamasında üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bu rapora göre desteğin yolcu olduğu aracın %75 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminatın hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, kazanın meydana geldiği yolun durumu, araçların niteliği, kusur raporlarında farklı oranların belirlenmiş olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 2.Bozma nedenine ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6be50cd770bdf7fe 086946eb0452890a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı