4. Hukuk Dairesi 2024/1828 E. , 2025/9412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/46 Değişik İş, 2024/43 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2022 tarihinde davacının babası yolcunun bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının babasının vefat ettiğini, davacının desteğini yitirdiğini, zararının karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt alınamadığını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 17.08.2023 tarihinde 251.030,89 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığını bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, vefat edenin başvurana destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen kazanımların tazminattan düşülmesi gerektiğini, hesaplamanın aktüer uzmanı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmadığı belirsiz olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 251.030,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda limitin 1.000.000,00 TL olarak alınmasının hatalı olduğunu, davacıya müteveffanın destek olduğunun ispatı gerektiğini, diğer destek alanların paylarının ayrılması gerektiğini, aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından kaza nedeniyle elde edilen kazanımların tazminattan düşülerek hesap yapılması gerektiğini, progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal ettiği maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınamayacağını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin kabulünün hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat edenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan " 39.654,63 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "17.900,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.