Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/15041 E., 2025/11831 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/15041 E., 2025/11831 K. (10.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15041
Karar No
2025/11831
Karar Tarihi
10.07.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/15041 E. , 2025/11831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1625 E., 2024/1506 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2004/886 E., 2018/709 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... üncü ... Komutanlığında görevli olduğu dönemde kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda muvazzaf askerlik hizmetini yapmakta olan er ...'ün ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olayda yaralanan ... tarafından müvekkili idare aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/668 Esas sayılı dosyalı ile tazminat davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, karara istinaden başlatılan Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2003/1001 Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından toplam 810.301.550.000 ETL ödeme yapıldığını, davalının kusuru ile hazine zararına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 801.353.400.000 ETL'nin ödeme tarihi olan 25.12.2003 tarihinden itibaren 8.948.150.000 ETL'nin ise ödeme tarihi olan 04.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in, er ...'ün yaralanmasına ve bu nedenle davalı idarenin tazminat ödemesine sebep olan trafik kazasında bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili için Askeri Mahkemenin kararında tayin edilen kusurun, doğrudan doğruya trafik kazasının meydana gelişi ile ilgili olan kusur olmadığını, müvekkilinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 230 uncu maddesine göre cezalandırılmasından bu durumun anlaşıldığını, trafik kazasının sürücü ...'ün tamamen kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğini, olayın meydana gelişinde aracın eski olup olmamasının, erlerin kasa üzerinde taşınıp taşınmamasının bir öneminin bulunmadığının açık olduğunu, bu nedenlerle trafik kazasının meydana gelişinde konvoya komutanlık yapan müvekkilinin kusurlu kabul edilmesinin haklı ve doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2004/886 Esas, 2018/709 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2004/886 Esas, 2018/709 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli, 2019/638 Esas ve 2020/3936 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nolu alt bendi uyarınca kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 60.772,62 TL rücuen tazminatın 1.118,52 TL'sinin 25.08.2003 tarihinden, 59.654,10 TL'sinin 19.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 18.12.2023 tarihli, 2021/21903 Esas ve 2023/13712 Karar sayılı ilamı ile davalı lehine yapılan hakkaniyet indiriminin daha üst seviyede olması gerektiği, davalının önceki davada davalı olarak yer almaması nedeniyle iadenin kapsamının davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderleri toplamından davalının payına düşen kısmı olduğu, mahkemece icra giderleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra işlemiş olan faize ilişkin istek bölümünün hesaplanıp reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı yararına bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 19.264,69 TL rücuen tazminatın 214,06 TL'sinin 25.08.2003 tarihinden, 19.050,63 TL'sinin 19.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davanın haklılığının tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun ve toplanan delillerin hükme esas alınmadığını, verilen kararın müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının komutanı olduğu askeri konvoyla mühimmat taşındığı sırada meydana gelen trafik kazası sonucunda, dava dışı er ...'ün yaralanması nedeniyle davacı aleyhine açılan dava sonucunda ödenmek zorunda kalınan miktarın, olayda kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı