Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/15040 E., 2025/8064 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/15040 E., 2025/8064 K. (20.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15040
Karar No
2025/8064
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/15040 E. , 2025/8064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/76 E., 2024/299 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı vekilince karar temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının ... Mah. ... Sok. NO:77 ... adresindeki bağımsız konut olarak kullandığı binasını 19.11.2015-19.11.2016 tarihleri arasında her türlü riske karşı sigortalattığını, 04-08.07.2016 tarihlerinde, bölgede sel felaketi ve büyük heyelanlar meydana geldiği, müvekilinin evinde hasar meydana geldiğini, Jeolojik Etüt Raporunda, bölgenin, artık oturulamayacak derecede riskli olduğunun ve afet riski taşımayan başka bir bölgeye naklinin uygun olduğunun belirtildiğini, müvekkili ve komşularının risk taşıyan evlerini terk ederek ev kiralamak zorunda kaldıklarını, süresi içinde sigorta şirketine başvurulduğunu ancak poliçede yer kayması, sel ve su baskını dahil her türlü riske karşı teminat olmasına rağmen, olayın sigorta kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle talebini reddedildiğini, bu nedenlerden dolayı davacı müvekkilinin sigorta şirketinin red tarihinden itibaren, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat davasının kabul edilerek, faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bölgede geçmişten beri sıklıkla irili ufaklı heyelan ve seylap hadiseleri yaşandığını, mahalle sakinlerinin ve muhtarın müracaatı üzerine bu hususların resmi kurum olan Ordu Valililği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından rapora bağlandığını, kronolojik olarak düzenlenen jeolojik etüt raporlarından özetle binanın dahilinde bulunduğu bölgede 2009 yılından itibaren Valilik İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kontrollü izleme yapıldığını, heyelan durumuna göre değerlendirmeler yapıldığını, sigortalanan konutun 2009 yılından başlamak üzere yapılan jeolojik etüt çalışmalarında yer kayması alanı içerisinde olduğu ve yer kaymalarına maruz kaldığı resmi raporlarla saptanmış olduğunu;"Yangın Sigortası Genel Şartları Yer Kayması Klozu Teminat Dışında Kalan Haller Madde-3: " Sigorta başlamasından önce sigortalı kıymette yer kaymasının resmi makamlarca tespit edilmesi" hükmü gereğince hasarın teminat dışı kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "....dava konusu hasarın yer kaymasından meydana geldiği ve davacının konutunun da bulunduğu bölgenin 22.09.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edildiği, bu tarihten önce tanzim edilen jeolojik etüt raporları ve tespitlerde ise dava konusu alan afete maruz bölge ilan edilmemekle birlikte afete maruz bölge kararının alınmasına dair bir takım görüş ve önerilerin sunulduğu, tacir olan davalının yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edilmesi muhtemel bir yerde yer kayması klozunu da kabul ederek sigorta poliçesi düzenleyip, daha sonra yer kayması riskinin gerçekleşmesi ve hasarın oluşması sonrasında aynı bölge hakkında daha önce düzenlenen jeolojik etüt raporlarını gerekçe göstererek, hasarı ödemekten kaçınmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, sigorta sözleşmesinin kurulduğu tarihte basiretli bir tacir olan sigortacının sigortaladığı konutu kontrol etmesi ve bu konutun bulunduğu alana ilişkin yapılan resmi tespitleri incelemesi gerektiği kabul edilerek poliçede yer alan klozlar ile birlikte sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu anlaşılmış ve söz konusu poliçede yer kayması klozunun bulunduğu ve 22.09.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ve zeminde yapılan inceleme neticesinde riskin gerçekleştiği görüldüğünden davalının ödemesi gereken tazminatın, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuyla tespit edilen 102.220,90 TL olduğu" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 109.220,90 TL'nin, 19.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ SÜREÇ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekilince temyiz edilmiş, Daire'nin 23.05.2023 tarih ve 2021/10199 Esas ve 2023/6899 Karar sayılı ilamı ile "1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu olay sel-su baskını nedeniyle oluşan heyelandan kaynaklı tazminat davası olup, taşınmaza ilişkin poliçe özel şartlarının "Muafiyet ve Koasürans Uygulamaları" başlığında "Sel ve Su baskınına ilişkin hasarda toplam sigorta bedelinin % 2'si ödenecek tazminattan tenzil edilir, bu şekilde hesaplanacak tutar 1.500,00 TL'yi geçemez" düzenlemesi yer almakta olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus gözetilmemiş, mahkemece muafiyet hükmü dikkate alınmadan karar verilmiştir. Yine, eldeki sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat davası gerçek zararın giderilmesi amacına yönelik olup hükmedilen tazminat zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir, zarar görenin uğradığı gerçek zarar tespit edilmelidir. Bu kapsamda, hükme esas alınan inşaat bilirkişi raporunda, konutun ilçe merkezine olan mesafesi, inşaat yapımında kullanılacak malzemenin nakliye bedeli ve mesafeye bağlı olarak işçilik bedelinin fazla olacağı ve mantolama imalatının da bitmiş vaziyette olması gerekçesiyle hesaplanan zarara % 20 objektif değer artışı uygulanarak tazminat belirlenmiş ve mahkemece buna göre karar verilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme az yukarıda açıklanan sebeple hatalı olmuştur. O halde Mahkemece, 91.017,42 TL olarak tespit edilen zarardan, sigorta bedelinin % 2'si oranında muafiyet (1.500,00 TL'yi geçmemek üzere) indirimi yapılmak suretiyle ve objektif değer artışı uygulanmadan tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu husular gözetilmeden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile tespit edilen 89.517,42 TL tazminatın olay tarihi olan 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından "Evim Paket" sigorta poliçesi ile teminat altına alınan konutun heyelan nedeniyle hasar görmesi sonucunda ortaya çıkan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 913,34 TL fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6e9a34f36b6c4a9 7595787dcdef4f56

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı