Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/14951 E., 2025/13046 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14951 E., 2025/13046 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14951
Karar No
2025/13046
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/14951 E. , 2025/13046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/418 E., 2024/622 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemi ile ...'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre 500.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş gücü kaybı, tedavi giderleri ve el konulan eşyaları yönünden 1,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile haksız saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, manevi tazminat isteminin sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli 2018/2 44... /443 sayılı kararı ile davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği şeklinde gerekçe ile yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/2 29... /745 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.01.2020 tarihli 2019/20 67... /237 sayılı kararı ile davacının, İsrail Devletinin haksız fiil sebebiyle sorumluluğuna dayandığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin özel hukuktan kaynaklanan bu haksız fiil bakımından 3. kişi durumunda bulunduğu, tazminat isteğinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtildiği şekliyle idarenin herhangi bir işlem ve eyleminden kaynaklanmadığı gibi tazminatın ödeneceği kişiler, tazminat miktarı ve ödeme biçiminin belirlenmesi yetkisine ve idarenin bu yöndeki işlemlerine yönelik de olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yalnızca tazminat davasında belirlenen miktarın İsrail Devletine izafeten ifa edilmesi sorumluluğunu üstlendiği, somut olay bakımından kanunlarla düzenlenmiş ve miktarı belli, idarece kendiliğinden ödenmesi gereken bir alacaktan henüz bahsedilemeyeceği, alacakların miktarının ancak tazminat davalarının sonuçlanmasına göre tespit edilebileceği, hukuki istikrar ve içtihat birliği bakımından da adli yargının görevli olmasının benimsenmesi gerektiği gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, bu yön nazara alınmaksızın yargı yolu caiz olmadığından bahisle görevsizlik kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2020/1 24... /365 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının ... gemisinde yolcu olarak bulunduğu sırada İsrail askerlerinin haksız saldırısı sonucunda yaralandığı, İsrail askerlerinin uluslararası kara sularında, insani yardım malzemesi dışında hiçbir şey taşımayan gemiye yapmış olduğu müdahalenin hukuka aykırı, gereklilik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının gerek kendisinin gördüğü şiddet, gerekse olay anında yaşadığı korku, arkadaşlarına yapılan muamele karşısında manevi olarak zarara uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; davacının ateşli silahla yaralandığı, üzerindeki kıyafet ve eşyalara el konulup iade edilmediği, kötü muameleye maruz bırakıldığı olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, davacı tarafından sembolik olarak 1,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, davacının maddi zararının her halükarda bu miktarı aşkın olduğu gerekçesi ile maddi tazminat isteminin kabulüne, 1,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir. C. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.05.2023 tarihli 2022/2 71... /7301 sayılı kararı ile ...'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebi ile eldeki davanın açıldığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kısmi olarak 1,00 TL maddi tazminat talep edildiği ancak maddi tazminata ilişkin talebin hangi sebeplere dayalı olduğu hususu izah ettirilmeden, 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine aykırı olarak eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği, maddi tazminat talebinin açıklattırılarak bu kalemlere ilişkin zararın oluşup oluşmadığını belirlemek, oluşması halinde miktarının belirlenerek sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, davada yasal hasım konumunda olduklarından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden muaf tutulmaları gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ...'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi tazminat, manevi tazminat, haksız saldırının kınanması ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı