Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/14408 E., 2025/9520 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14408 E., 2025/9520 K. (17.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14408
Karar No
2025/9520
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tapu, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/14408 E. , 2025/9520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/225 E., 2022/422 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen muvazaalı işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.06.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının kardeş olduklarını, tarafların murisi ...'in 19.07.2013 tarihinde vefat ettiğini, murisin kendi adına kayıtlı 34 ... 67 ticari taksi plakalı aracını 04.08.1992 tarihinde geçirdiği ağır trafik kazası sonrasında artık takside çalışamadığından hasta yatağında eve noter çağırmak suretiyle davalı oğluna satış gibi göstererek devrettiğini, davalının araç için hiçbir bedel ödemediğini, davacı ve diğer mirasçı kardeşlerin hak talebini engellemek için davalı tarafından ticari taksi plakasının birkaç kez kayden el değiştirdiğini, ancak gerçekte plakanın davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, 2003-2004 yıllarında 34 ... 67 ticari taksi plakalı aracın 34 ... 73 plakalı araç ile değiştirildiğini, ayrıca davalı tarafça 2007 yılında müteahhite verilerek bina yapılan ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki taşınmazda muris payına düşen 3 dairenin mirasçı kardeşler arasında pay edildiğini, davalının yıllardır muris baba adına kiracılardan kira bedellerini tahsil ettiğini, ayrıca murisin İş Bankasındaki parasını davalının bankamatik kartı ile hiç kimseden izin almaksızın çektiğini belirterek, 34 ... 67 ticari taksi plakalı aracın muvazaalı satışı ve taksinin kullanımı sebebiyle elde ettiği kazancın (yahut müvekkilinin mahrum kaldığı bedelin) davacı payına düşen hissesi oranında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000,00 TL'sinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, davalının muris adına kayıtlı yerlerden aldığı kira bedellerini davacıya vermemesi sebebiyle davacının payına düşen meblağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 900,00 TL'sinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, davalının murisin banka hesabından çektiği paralar nedeniyle davacının payına düşen meblağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'sinin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 27.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 34 ... 67 plakalı ticari taksi plakalı aracın taksi plakası ile birlikte davalıya muvazaalı satışı nedeniyle 28.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 1.200.000,00 TL bedelden davacının 1/3 hissesine tekabül eden 400.000,00 TL'si yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; muvazaanın kanuni şartlarının mevcut olmadığını, murisin 1992 yılında araç çarpması ile trafik kazası geçirmesi sonucunda çalışamaz hale gelince taksi plakasını satılığa çıkardığını, bunun üzerine davalının araca talip olduğunu, taksi plakasının karşılığını nakit para ile ödemek suretiyle muristen satın aldığını, bu nedenle davacının saklı pay hakkının bulunmadığını, kiralara yönelik iddialar bakımından kardeşler arasındaki paylaşımın başlı başına davalının diğer kardeşlerinin haklarına ne kadar riayet ettiğini gösterdiğini, babadan kalan dairelerin kardeşler arasında miras paylarına uygun paylaşıldığını, babanın ölene kadar kiraların hepsini kendisi aldığını, babanın vefatından sonra da herkesin kendi dairesini alıp kira paralarını da kendilerinin aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.03.2019 tarihli ve 2019/77 Esas, 2019/110 Karar sayılı kararı ile; 19.07.2013-21.11.2013 tarihleri arası ticari taksi plakasının kiraya verilmesi durumundaki plaka sahibinin kazancı olan 19.316,26 TL'den davacının miras payına düşen 6.438,75 TL'ye ve aracın muvazaalı satışı nedeniyle bilirkişi raporu ile belirlenen 1.200.000,00 TL'lik arac bedelinden davacının 1/3 hissesine düşen 400.000,00 TL'ye hak kazandığı ancak bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından bu miktarın 2.561,25 TL'sine hükmedilmesi gerektiği, ancak muristen miras kalan 3 adet dairenin mirasçı çocuklar arasında eşit olarak paylaşıldığı, muris babanın sağlığında kira paralarını kendi aldığı, murisin ölümünden sonraki kiraların ise her dairenin kiracısından mirasçıların kendileri tarafından alındığı (bu hususta davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı), davalının gerek murisin sağlığında gerekse murisin ölümünden sonra kardeşlerinin payına düşen kira paylarını aldığı ve yine murisin banka hesaplarındaki paraların murisin ölümünden sonra davalı tarafından çekildiğine yönelik davacı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; aracın kullanımı sebebi ile elde edilen kazanca ilişkin olarak 19.316,26 TL'nin davacının 1/3 hissesine düşen 6.438,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aracın muvazaalı satışı nedeniyle bilirkişi raporu ile belirlenen 1.200.000,00 TL araç bedelinden davacının 1/3 hissesine düşen 400.000,00 TL'den şimdilik taleple bağlılık ilkesi gereğince ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından 2.561,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2019/3975 Esas, 2020/5212 Karar sayılı ilamı ile; "...Bilindiği üzere, 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, mirasbırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazların miras bırakan ya da vekili (temsilcisi) tarafından aslında bağış olduğu halde satış biçiminde temlik edilmesi durumunda uygulama olanağı bulur. İçtihadı birleştirme kararları kapsamları ile sınırlı gerekçeleri ile yol gösterici ve sonuçları ile bağlayıcı kararlar olduğundan tapuda yapılan temlikler dışındaki işlemler yönünden belirtilen içtihadı birleştirme kararı uygulanamaz. Ancak, böyle hâllerde genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. Gerçekten, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi hükmünde genel muvazaa düzenlenmiş olup, “…..tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmü getirilmiştir. Mirasçı sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19. maddesinin uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2009 günlü ve 1999/4-286 esas, 1999/293 karar sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. Somut olayda ise, yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde bir araştırma ve incelemenin yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Hâl böyle olunca, davanın konusunu oluşturan 34 ... 67 plaka sayılı ticari taksi ve ticari plakanın devri yönünden TBK'nın 19. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan muris muvazaası kapsamında değerlendirilme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının bu yönüyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA," gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; araç ve plaka devrinde, davalı ...'nin muris ...'e ödeme yaptığına dair ispata yarar yeterli delil bulunmadığı, murisin bu devri yapmaya ekonomik olarak ihtiyacı da olmadığı, bu itibarla; yapılan devrin TBK'nın 19. maddesi kapsamında muvazaalı olduğu, mahkemenin önceki hükmünün yalnızca davalı tarafça temyiz edilmiş olmasının ıslah edilen talep yönünden davalı lehine usulü kazanılmış hak sağlayamayacağının anlaşıldığı, bozma öncesi reddine karar verilen ve kesinleşen talepler nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, araç bedeli yönünden ise davanın kabulü ile 400.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aracın kullanımı sebebi ile elde edilen kazanca ilişkin olarak verilen karar ile Davacı tarafın diğer talepleri hakkında Mahkemece 2019/77 E. ve 2019/110 K. sayılı olarak verilen karar Yargıtay Bozma İlamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanları ile; davalının taksi plakası için murise ödemede bulunduğunun ortada olduğunu, satış öncesi murisin bir trafik kazası geçirdiğini, sol kolu ve kalça kemiğinin kırıldığını, yürüyemez hale geldiğini, paraya ihtiyacı olduğunu, bu kaza nedeniyle artık taksi işi ile uğraşmak istememesinden dolayı aracı satışa çıkardığının bariz olduğunu, en az 4 tanık ile ödeme yapıldığının açıkça beyan edildiğini, kararda "araç bedeli" üzerinden hüküm tesis edildiğini, oysaki davacının böyle bir talebi bulunmadığını, bozmadan sonraki kararın davacı yanca ıslah yapılarak davalı lehine usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak mahiyette bir dilekçe sunulduğunu, davacı tarafın yargılamanın hiçbir safhasında "ticari taksinin satış bedelini" talep etmediğini, davacının bu nedenle bedel talebini ıslah etme hakkı olmadığını, ticari taksi plakasının değeri fahiş olduğundan miktara evvelce yapılan itiraz gibi itiraz edilse de mahkemece bunun dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09c592563a3a7812 04833a35c8b92311

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı