4. Hukuk Dairesi 2024/14406 E. , 2025/11486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1309 E., 2024/1820 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/702 E., 2024/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.06.2022 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurunun 19.09.2022 tarihinde reddedildiğini, soruşturma dosyasının derdest olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.01.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik için 500.000,00 TL'ye, geçici bakıcı gideri için 34.111,61 TL'ye, geçici iş göremezlik için 50.528,57 TL'ye, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için 16.200,00 TL'ye olmak üzere toplam 600.840,18 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, aksi kanaat halinde kusur raporu alınması gerektiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, zira başvuruda maluliyet raporu sunulmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi dışındaki taleplerden davalının poliçe gereği sorumlu olmadığını, koruyucu ekipman kullanılmaması, sürücü belgesiz kişinin aracında seyahat edilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, SGK'dan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti için soruşturma evrakının dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, tazminat talebinin ticari bir işten kaynaklanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap raporunun alternatifli olarak düzenlendiği, PMF Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edildiği, kaza tarihinde poliçe limitinin 500.000,00 TL olduğu, bedel artırım dilekçesinde talep edilen miktarlara göre taleple bağlılık ilkesi uyarınca hüküm kurulduğu, davalının 19.09.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalıya sigortalı aracın tescil kayıtlarında kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz işletildiği, emniyet kemeri açısından bu hususun kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiği, ayrıca davacı ile yolcu konumunda olduğu motosiklet sürücüsünün arkadaş olduğu, davacı tarafından bu araç sürücüsünün sürücü belgesi olmadığının bilindiğine yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.528,57 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 34.111,61 TL bakıcı gideri tazminatı, 16.200,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 600.840,18 TL'nin davalı ... şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant esasının uygulanması gerektiği, bu halde mahkemece Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre rapor alınarak hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece alınan ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %90, davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet sürücüsünün %10 oranında kusurlu bulunduğu raporun çelişkileri giderir mahiyette olduğu, hükme esas alınmasının yerinde olduğu, dava dilekçesinde davalıya sigortalı aracın kusuruna dayanıldığı ve bu kusur oranına isabet eden tazminatın karşı araç sigortacısından müştereken ve müteselsilen tahsilinin istenildiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur durumu dikkate alınarak hüküm kurulmasında usulsüzlük görülmediği, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı uyarınca davalı vekilinin geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna yönelik itirazının yerinde olmadığı, dosya kapsamından SGK tarafından yapılan ödeme bulunmadığının anlaşıldığı, bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği, tedavi süresince yapılan tüm giderlerin belgeye bağlanmasının mümkün olmadığı, tedavi sürecinde muhtemel yol ve ulaşım gideri, belgeye bağlanamamış tıbbi malzeme, ilaç vs gider olmasının kaçınılmaz olduğu, brüt asgari ücret üzerinden bakıcı giderinin hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya 06.09.2022 tarihinde başvuru yapıldığı, mahkemece belirlenen temerrüt tarihinin yerinde olduğu, ancak zarara neden olan araç kamyonet olup ticari faaliyet sırasında zarara neden olduğu, bu itibarla avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 50.528,57 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 34.111,61 TL bakıcı gideri tazminatı, 16.200,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 600.840,18 TL'nin davalı ... şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsü kusursuz olup kusur bakımından tüm çelişkilerin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacının yolcu konumunda olduğu araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu, yine davacının maluliyetinin büyük bölümü kafa ve diz bölgesinden olup müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre hazırlanan raporda heyet koşulunun sağlanmadığını, raporun hükme esas alınamayacağını, ATK 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alınıp alınmadığının sorulması gerektiğini, davacının ifadesinde hemşire olduğunun kayıtlı olduğunu, kaza tarihinde aktif çalışması yoksa geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması, hastanede kalınan günlerin bu hesaptan düşülmesi gerektiğini, aile içi dayanışma nedeniyle hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini, raporda belirtilen tedavi giderinin neye ilişkin olduğunun belirsiz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, zira maluliyet raporu sunulmadığını, dosyaya sunulan raporun esas alınması halinde de ancak 12.10.2023 tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, aracın kaza esnasında ticari bir amaçla kullanıldığına ilişkin herhangi bir ifade ve delil bulunmadığını, dava dışı araç sürücüsünün aracı kişisel kullanımı esnasında kaza meydana geldiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 11.06.2022 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan ve belgeli olmayan tedavi gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından yeniden kusur raporu alınmasına yönelik itirazın yerinde olmamasına, davalının cevabında hatır savunması bulunmadığı gibi karşı aracın hatır taşıması indiriminden yararlanmasının mümkün olmamasına, bakiye ömür süresinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması ve kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin geçerli olmasına, bu yönlere ilişkin kararda hatalı ve Yargıtay uygulamasına aykırı değerlendirmeler yapılmış ise de davacının temyize gelmemesi ve hükme esas alınan sağlık kurulu raporunda 4 ayrı yönetmelik uyarınca belirlenen oranların birbirine yakınlığı, belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe limitinin çok üzerinde olması karşısında bu hususa işaret edilmekle yetinilmesine, hükme esas alınan raporda alternatifli hesap yapılmış olup her iki ihtimalde hesaplanan tazminat miktarı teminat limitinin çok üzerinde olup bu hususun sonuca etkili olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette yolcu olarak seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının itirazı Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmemiştir. Somut olayda; motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Zira davacının kaza sonucu sol gözünde görme kaybı arızası nedeniyle de maluliyetinin belirlendiği dikkate alındığında davacının kask takmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. Hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından müterafik kusur indirimi yapılsa dahi belirlenen tazminatın poliçe limitinin çok üzerinde kalması, limit kadar tazminata hükmedilmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatından müterafik kusur indirimi yapılmamasının sonuca etkili olmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak tedavi (sağlık) gideri teminatından karşılanmasına karar verilen alacak kalemleri yönünden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3-Bölge Adliye Mahkemesince avans faizine hükmedilmiş ise de dosya kapsamındaki panelvan kamyonet tipi aracın tescil bilgilerine göre hususi/yolcu nakli kullanım amaçlı olduğu hâlde yasal faize hükmedilmemesi doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.