4. Hukuk Dairesi 2024/13989 E. , 2025/12684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/21 Esas 2021/151 Karar BİRLEŞEN AYNI MAHMENİN 2021/234 ESAS 2021/148 KARAR SAYILI DOSYASI İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı idare tarafından yapılan inşaat çalışmaları esnasında müvekkilinin tarla vasfındaki taşınmazına hafriyat dökülmek sureti ile zarar verildiğini, müvekkilinin dava konusu tarlasında 2004 yılından bu yana tarımsal faaliyet yapılamadığını, davalı kuruma bu konuda yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek tarımsal faaliyet yürütülememesine bağlı oluşan zarar yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile haksız müdahalenin meni talep edilmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dosyasında bilirkişi raporu ile belirlenen 2.400,00 TL hafriyat kaldırma bedelinin yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl dosyaya ilişkin cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ... Özel Kuvvetler Komutanlığının yeniden yapılanması ve organizasyonu kapsamında dava dışı yüklenici şirket tarafından yürütülen inşaat faaliyetleri esnasında sehven taş ve kaya parçalarının döküldüğünün tespit edildiğini ancak bu konuda davacı tarafından kendilerine yapılan bir başvuru olmadığını, olayda kusur ve sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/17 Esas 2016/145 Karar sayılı kararıyla iddia edilen eylemin idarenin kamu hizmeti gördüğü sırada gerçekleştiği, hizmet kusuru niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.01.2017 tarihli ve 2016/15911 Esas, 2017/426 Karar sayılı ilamıyla temyize konu edilen davada davacı, davalı idare tarafından yapılan çevre yolu inşaatı sırasında, taşınmazına hafriyat döküldüğünü, bu nedenle tarımsal faaliyetini yürütemediğini belirterek, el atmanın önlenmesi ve uğradığı zararın ödetilmesini istediğine göre 11.02.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının III. bendi göz önünde bulundurulmaksızın dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yürütmüş olduğu çalışmalar esnasında çıkan hafriyatın davacıya ait tarlaya döküldüğü, denetime uygun bilirkişi raporu ile belirlenen ecrimisil tazminatı ve hafriyat kaldırma bedelinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının Ankara, ... Mahallesi 2352 parsel sayılı davacıya ait taşınmaza yaptığı müdahalenin menine, bilirkişi raporu ile belirlenen 6.871,78 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine, bilirkişi raporu ile belirlenen 2.400,00 TL hafriyat kaldırma bedelinin birleşen dava tarihi olan 17.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl ve birleşen davada ayrı ayrı hüküm kurulmadığını, hafriyat kaldırma bedelinin asıl ya da birleşen davaların hangisinde hüküm altına alındığının anlaşılamadığını, birleşen davada hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, birleştirme kararından dört gün sonrasında esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili kurumun harç ile sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda hafriyat kaldırma bedelinin üst sınırdan hesaplanmasına ilişkin gerekçenin açıklanmadığını, kısmen ya da tamamen reddedilen meblağlar yönünden yararlarına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından yürütülen inşaat çalışmaları esnasında davacıya ait tarla vasıflı taşınmaza hafriyat döküldüğü iddiası ile meni müdahale, tarlanın ekilememesine ve hafriyatın kaldırılmasına ilişkin zararın giderilmesi talebine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2 nci maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Eldeki temyize konu asıl dava ve birleşen iki dava bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 166 ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti vs. her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda mahkemece; asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması 6100 sayılı HMK’nun 297/2 nci maddesine uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2.Davalı ...'nın harçtan muaf olduğu gözetilmeden harç ile sorumlu tutulması doğru görülmemiş. Hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 3.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.