Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/13969 E., 2025/597 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13969 E., 2025/597 K. (14.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13969
Karar No
2025/597
Karar Tarihi
14.01.2025

4. Hukuk Dairesi 2024/13969 E. , 2025/597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/263 E., 2024/212 K. Taraflar arasında görülen muvazaalı işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını muvazaalı olarak davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu satışların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin son olarak verdiği 07.10.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 917 ada 2 parsel ile ilgili davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 918 ada 8 parsel ve 1801 ada 1 parselle ilgili davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 21.03.2023 tarihli ve 2022/177 Esas, 2021/185 Karar sayılı ilâmı ile;".. Gerek BK'nın19.maddesine dayalı olarak açılan davalarda gerekse İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarında, iptali istenilen işlemin borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Bu husus dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında resen araştırılması gerektiği gibi, taraflar yönünden de usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Somut olayda, dava dayanağı takibin konusu bonolar 13.01.2008 tarihinde düzenlenmiştir. İptali istenilen satışlar ise 20.10.2006 ve 13.11 2006 tarihinde yapılmıştır. Bu halde öncelikle, borcun bu satış işleminden önce doğmuş olduğunun davacı alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Mahkemece, davacıdan borcun hangi tarihte doğduğuna ilişkin açıklama ve delilleri istenerek, bu yönde yapacağı araştırma sonucunda, borcun muvaazalı işlemden sonra doğduğunun anlaşılması halinde, davanın ön koşul yokluğundan reddine, aksi durumda yani borcun önceden doğduğunun ispatlanması halinde ise, kabul kararı verilen 918 ada 8 parsel ve 1801 ada 1 parselle ilgili olarak ihalede satıldığı iddia edildiğinden, bu hususun da araştırılarak, konusu kalıp kalmadığına göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kararın bozularak Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde borcun önceden doğduğunun belirtildiğini, borçlu ile davacı müvekkili arasında müteahhitlik ilişkisi nedeni ile sürekli iş ilişkisi olduğunu, 01.03.2006 ve 08.03.2006 tanzim tarihli bonolar ödenmeyince Amasya İcra Müdürlüğünün 2018/27069 sayılı dosyasından takip yapıldığını daha sonra alacağını ...'e temlik ettiğini, borç ödenmeyince yeniden senet düzenlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, BK'nın 19.maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2025 tarihinden oy birliğiyle karar verilmiştir.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı