4. Hukuk Dairesi 2024/1348 E. , 2025/6662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3085 E., 2023/2141 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E., 2023/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.04.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...'in 19.10.2019 tarihinde vefat ettiğini, murisin sağlığında sahip olduğu 35... plakalı ticari taksi plakasının kaydını davacı mirasçısından mal kaçırmak amacıyla davalı ... üzerine muvazaalı bir şekilde devrettiğini, bu nedenle davalı adına olan ticari plaka kaydının iptal edilerek miras hisseleri oranında mirasçılar adına tescilinin yapılmasını talep etmiştir. 21.10.2021 tarihli dilekçesi ile de dava konusu aracın el değiştirmesi nedeni ile davalarını bedele dönüştürdüklerini ve bilirkişi raporunda belirlenen 1.205.000,00 TL üzerinden davaya devam etmek istediklerini belirtmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, devrin yapıldığı 12.12.2017 tarihinden beri olaydan haberdar olduğunu ve murisin ölümüne kadar bu devre herhangi bir itirazda bulunmadığını, devir tarihinde aracın devir bedeli olan 16.800,00 TL'nin müvekkili tarafından murise ödendiğini, müvekkilinin ticari takside 11 yıl boyunca babası ile geceli gündüzlü vardiyalı olarak çalıştığını ve babasının emekli olmasından sonra aracı tek başına işletmeye başladığını, ayrıca devir yapılırken davacı muris tarafından yanına çağırılarak onun muvafakatını aldığını, bedelini kendisinin belirleyeceğini ve aracın ...'a ait olacağını söylediğini, müvekkilinin 25 yıl boyunca bu araca emek verip kazanç sağladığını bununla ailesine ve muris babasına baktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin 19.10.2019 tarihinde vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak davacı kızı ile davalı oğlunun kaldığı, murisin makili olduğu ... plakalı aracı 21.10.2008 tarihinde davalı oğlu ...'a devrettiği, murisin devir tarihinde bağkur emeklisi olup paraya ihtiyacı bulunmadığı, iki katlı evinin bir katında kendisinin, bir katında oğlunun oturduğu ve beraber yaşadıkları, kendisine oğlu ...'un baktığı, her ne kadar davalı 16.800,00 TL bedelle davaya konu aracı satın aldığını savunmuş ise de yaptırılan bilirkişi incelemesine göre devir tarihi itibariyle değerinin çok daha fazla olduğu ve arada fahiş fark bulunduğu, davalının kazanmış olduğu para ile hem ailesinin geçimini sağlayıp hem de davaya konu taksinin parasını ödemesinin mümkün olmadığı, davalının muris babasına ve ondan önce ölen annesine bakmasının ahlaki bir sorumluluk olduğu, ayrıca gerek davalının savunmalarında gerekse dinlenen tanık beyanlarında davalının babasına ait iki katlı evde kira vermeden oturduğu, yine babasına ait takside çalıştığı ve bu taksiden kazanmış olduğu geliri de ailesinin geçimi için harcadığı nazara alındığında yapılan tasarrufun muvazaalı olduğu, davalının dava konusu aracın ve plakasının gerçek değerini babasına ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığı, yapılan devrin görünüşte satış gibi gösterilmesine rağmen aslında yapılan işlemin bağış olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 602.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin, TBK'nın 19. maddesi kapsa mında herhangi bir değerlendirme yapmadan, sadece gerekçeli kararda davacı tanıklarına ve iddialarına yer vererek davanın kabulüne karar verdiğini, istinaf bozma ilamında sanki muvazaa yönünde bir tespit varmış gibi, muvazaa tespiti var kabul edilerek hüküm kurulduğunu, davacı tarafça TBK'nın 19. kapsamında muvazaa iddiasının bulunmadığı duruşma esnasında açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, davacı tarafça dayanılmayan iddialar yönünden araştırma yapılarak bu yönde hüküm kurulmuş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarında davacının muris ile husumetli olduğu, yılda bir yanına geldiği, murisin olağan bakım olgusunu da aşar nitelikte tüm ihtiyaçlarının davalı ve eşi tarafından karşılandığının belirtildiğini, davacının murise karşı evlatlık vazifesini dahi yerine getirmediğini, dosyaya sunulan müteveffanın el yazısını içeren vasiyetname ile görüleceği üzere gerçek arzusunun aracı davalıya temlik etmek olduğunu, satış bedelinin tamamının nakit olarak ödenmesinin şart olmadığını, satış bedelinin bakım olarak da ödenebileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6d052fe06658bdd1 58c9476f6d3834a9