Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/9245 E., 2025/6459 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9245 E., 2025/6459 K. (24.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9245
Karar No
2025/6459
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/9245 E. , 2025/6459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1920 Esas 2022/1503 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 01.10.2020 SAYISI : 2019/152 Esas 2020/189 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; gazeteci olan müvekkillerinin ... Gazetesinde köşe yazarlığı yaptıklarını, davalı ....'nin yayın sahibi, davalı ...'nın tüzel kişi temsilcisi, davalı ...'ün yönetim kurulu başkanı olduğu ... Gazetesi ve gazetenin internet sitesinde 13.04.2019 tarihinde davalı ... tarafından kaleme alınan "Pelikan Bir Kuştur Peki Pelikancı Nedir?" başlıklı köşe yazısı nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, yazıda müvekkillerinin yasa dışı bir gruba üye olmakla itham edildiklerini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek her bir müvekkili yararına 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'ya husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden de köşe yazısında basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'nın başka kişilerle grup oluşturarak haksız algı yaratmak için beraberce yazılar yazdıkları iddiası kapsamında "Pelikan" gibi bir oluşumun varlığı kanıtlanmamış ise de, böyle bir oluşumun davalının yazdığı yazıdan önce de iddia edildiği, dolayısıyla köşe yazısının görünür ve güncel gerçekliğe uygun olduğu, yazıda davacının kişilik haklarını ihlal eden bir ifade bulunmadığı, haber verme ve kamuoyunu bilgilendirme hakkı kapsamında bir yazı yazılmış olduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın esastan reddine; davacı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazıda davacı ... hakkında kullanılan ifadelerin, ağır eleştiri ve kişisel değer yargısı niteliğinde olduğu, tarafların gazeteci oldukları, demokratik toplumda ifade özgürlüğünün, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulanması gerektiği; bunun çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğu, yazının düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu köşe yazısının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin soyut bir örgütün içerisinde olmakla itham edildiğini, yönlendirici bir başlık ile kamuoyu ile paylaşıldığını, eleştirinin gerçek olgular üzerinden yapılabileceğini, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... Gazetesi ve gazetenin internet sitesinde 13.04.2019 tarihinde yayınlanan köşe yazısı nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; köşe yazısına konu edilen "Pelikan" olarak nitelendirilen bir oluşumun varlığına dair bir delil olmamakla beraber dava konusu yazıda aynı konuda haber yapan bir gazeteci topluluğundan söz edildiğinin, yazıda bu kişilerle ilgili davacının iddiasının aksine bir örgüt yapılanmasından söz edilmediğinin, suç isnadının bulunmadığının, bu topluluk isminin incitici olduğu kabul edilmekle beraber yazıda ifade özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, dava konusu köşe yazısının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, yayına ilişkin toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, yazıda davacı ... hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin, adı geçen davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı