Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/13474 E., 2025/3940 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13474 E., 2025/3940 K. (06.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13474
Karar No
2025/3940
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/13474 E. , 2025/3940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1115 Değişik İş - 2022/1115 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.03.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) ile teminat altına alınan konutun 30.10.2020 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 6.006,98 TL ödendiğini, yapılan ödemenin eksik olduğunu, sigortalı konutun bulunduğu bina hakkında depremden sonra riskli yapı olduğundan yıkım kararı verildiğini ve yıkımın da gerçekleştiğini, davalı tarafından tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 40.001,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 132.909,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda binada ve ortak alanlarda dekoratif hasar olduğunun görüldüğü ve yapısal hasar tespit edilemediğinin bildirildiği, buna göre müvekkili tarafından bir miktar ödeme yapıldığı, müvekkilinin depremden kaynaklanan zararı gidermekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının konutunun bulunduğu binanın 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında ağır hasarlı olduğu tespit edilerek yıkılmasına karar verildiği, konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda hasarın deprem nedeniyle meydana geldiğini ve konutun bulunduğu binanın tam ziya olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 132.909,00 TL'nin 29.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalı binanın meydana gelen depremden sonra yıkılmasına karar verildiği, yapı kullanma izin belgesinin 16.11.2001 tarihli olduğu, davalının binanın depremden önce ağır hasarlı olabileceği yönündeki savunmasının soyut olduğu, yine yapı kullanma izin belgesi olan bir bina için beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığı savunmasının da yerinde olmadığı, davalı tarafından atanan eksperin de depremden önce binanın hasarlı olduğuna dair tespitte bulunmadığı, temerrüt tarihinin mevzuata uygun şekilde belirlendiği, bu nedenlerle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin itirazları yönünden davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; binanın yıkılmasına karar veren resmi makamların yalnızca yıkıma karar verdiğini, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasında deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirmede bulunmadıklarını, müvekkili tarafından alınan ekspertiz raporu doğrultusunda ödeme yapıldığını, meydana gelen hasarın deprem sonucunda meydana geldiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, binanın yapısal durumu dikkate alındığında deprem ile hasar arasında nedensellik bağı olmadığını, davacının meskenin yüz ölçümü, yapı tarzı, önceki depremlerdeki hasar durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ihtilafın çözümü bakımından inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişilerden oluşan heyetten keşif yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğini, hakem heyetince keşif yapılması mümkün olmadığından dosyadan el çekilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ödeme yapıldığından başkaca sorumluluğun bulunmadığını, Bakanlıkça yetkilendirilen lisanslı bir kuruluşun yaptığı ilmi ve teknik çalışma sonucu tanzim edilen rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğini, teminat dışı hallerin mevcudiyetinin araştırılması gerektiğini, davacının kasti olarak beyan yükümlülüğüne uymaması nedeniyle %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan konutun depremde hasara uğraması nedeniyle sigorta bedeli talebine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, depremden (12) gün sonra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından sigortalı yerin kapısına asılan ilanen tebligatta binanın deprem sonrası yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları neticesinde ağır hasarlı olduğunun belirlenmiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyanın incelenmesinde; davalıya yapılan hasar ihbarı üzerine alınan ekspertiz raporu doğrultusunda davacıya bir miktar ödeme yapıldığı, bunun üzerine davacı tarafından tam hasar nedeniyle ödeme yapılması gerektiği belirtilerek davalıya başvurulduğu, davalı tarafından 22.03.2021 tarihinde tam hasar talebinin olumlu değerlendirilemediğinin davacıya bildirildiği, bu durumda faiz başlangıç tarihinin 22.03.2021 tarihi olması gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyetince yanılgılı gerekçeyle 29.12.2020 tarihinden itibaren faize hükmedildiği görülmektedir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının "5. Karar" bölümünün (1) numaralı bendinde yer alan "29.12.2020" ibaresinin çıkarılarak yerine "22.03.2021" ibaresinin, İtiraz Hakem Heyeti kararının "6. Sonuç" bölümünde yer alan "davacı itirazının Kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Kararının "5-Karar" başlığı altındaki diğer hüküm fıkraları aynen uygulanmak üzere, 3. nolu bendinde davacı lehine hükmedilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin kaldırılarak 20.936,35 TL olarak Düzeltilmesine" ibarelerinin çıkarılarak yerine "Başvuran kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17. maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine" ibareleri yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı