Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12707 E., 2025/1187 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12707 E., 2025/1187 K. (29.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12707
Karar No
2025/1187
Karar Tarihi
29.01.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/12707 E. , 2025/1187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/673 Esas, 2024/368 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin sürücüsü olduğu ve davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı araç ile 10.06.2014 tarihinde yaptıkları tek taraflı kaza neticesinde sürücünün vefat ettiğini, davacının ise yaralandığını, murislerinin ölümü nedeni ile eş...ın destekten yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ve sonradan artırılmak üzere davacı eş ... için 1.000,00 TL, davacı çocuk ...için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 25.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 500,00 TL daimi maluliyet tazminatının temerrüt tarihi olan 25.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.03.2019 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 91.997,87 TL maluliyet tazminatı ve 274.288,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 101.615,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak dava değerini artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücünün kendi kusuruyla meydana gelen kazada vefat ettiğini, davacılar lehine tazminata hükmedilmesinin doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacağını, üçüncü kişiler üzerinden yansıma yoluyla meydana gelen zararın işletenden ve sigortacıdan istenemeyeceğini, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacı ...'ın sürekli maluliyet tazminatı yönünden şirketlerine dava öncesi yapılan başvuru neticesinde tedavi evraklarının medikal ekspere incelettirildiğini, inceleme raporuna göre davacının maluliyetinin olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davaya konu aracın davalı nezdinde trafik sigorta poliçesi ile 06.12.2013- 06.12.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sakatlanma veya ölüm halinde kişi başı azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 268.000,00 TL olup araç sürücüsünün kusur oranında ve oluşan zarar nispetinde sorumluluklarının bulunduğunu, davacının gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, sigortacı yönünden sigorta bedeli ödeme yükümlülüğünün belgelerin eksiksiz ve yeterli ibrazından itibaren 8 iş günü sonunda doğduğunu, başvuru olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren talebin muaccel ... geleceğini, yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2018 tarih ve 2018/521 Esas, 2019/658 Karar sayılı kararı ile; sürücü...'ın sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücünün %100 kusurlu olduğu, poliçenin incelenmesinde davalıya 06.12.2013 - 06.12.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğu ve 268.000,00 TL teminat bulunduğu, alınan kusur raporu ile müteveffa sürücünün tam ve asli kusurlu bulunduğu, davacı ......nin maluliyetinin tespiti maksadı ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından sunulan raporda, davacının %9 oranında maluliyetinin olduğunun belirlendiği, aktüerya hesaplaması neticesinde davacı ...'ın 274.288,63 TL, davacı ...'ın 101.615,61 TL destek tazminatına hak kazandıkları, davacı ........nin maluliyeti nedeni ile toplam 91.997,87 TL tazminat hesaplaması yapıldığı, poliçeye göre kişi başı sakatlık ve ölüm teminatı 268.000,00 TL, kaza başı ise ölüm teminatının ise 2.680.000,00 TL olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının diğer bir kişi belirlenen 268.000,00 TL'lik ölüm teminatı içinde değerlendirilmesi gerektiği, davacıların toplam destek tazminat miktarının 375.904,24 TL olduğu ve teminat limitini aştığı bu nedenle 268.000,00 TL teminat miktarının davacılara garame hesabına göre dağıtılması gerektiği, davacı ... için 195.553,40 TL, davacı ... için 72.446,60 TL destek tazminatı olacağı, her ne kadar kazada müteveffanın %100 kusuru bulunsa da sigorta genel şartları ve Yargıtay uygulamaları gereğince zarar gören 3. kişi sıfatıyla poliçe kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 90.691,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise reddine, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kısmen kabulüne, sigorta limiti ve garame hesabına göre davacı ... için 195.553,40 TL, davacı ... için 72.446,60 TL destek tazminatının 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sürücünün kusuru ile ölümüne sebep olduğu kaza nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerini, davacının ibraz ettiği maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kendileri tarafından alınan medikal raporun irdelenmediğini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 08.09.2022 tarih, 2020/1259 Esas, 2022/1281 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i hükümlerine göre tanzim edildiği ve karara esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, davacı ...'nin kazada zararın artmasına etken davranışına dair dosyaya delil ibraz edilmediği, aracın şarampole yuvarlanmasına rağmen araçtan fırlama olmadığı, davalının da bu hususu istinaf aşamasında dile getirdiği, desteğin hayatını kaybettiği 10.06.2014 tarihli kazanın eski 12.08.2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirleneceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 92/g maddesinde belirtilen nedenler dışındakilerin teminat kapsamında olduğunun kabul edildiği, kaza tarihi ve poliçe tarihi esas alınarak Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasına göre, davacı yanın ölenin salt mırasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatı ile dava açtığı ölüm nedeni ile doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsü ve işletenin tam kusurlu olmalarının davacıları etkilemeyeceği, alınan tazminat raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçeleri ile davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 03.05.2023 tarih, 2022/15522 Esas, 2023/5868 Karar sayılı ilamı ile; "1. Davacı ... yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından düzenlenen ZMSS poliçesini 06.12.2013-06.12.2014 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 10.06.2014 tarihinde gerçekleştiği, kaza ve poliçe tarihi itibari ile davalının sorumluluğu 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirleneceğinden, 01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.02.2012 gün 2011/17-787 Esas - 2012/92 Karar, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas - 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmış olmasına, dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun her ne kadar kaza tarihi itibari ile geçerli olmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiği belirtilmiş ise de maluliyet raporunun incelenmesinde kaza tarihi itibari ile geçerli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik eki cetvellerinin kullanıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin davacı ... için aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulamamız gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 20.02.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken; desteğin anne ve babasına pay ayrılmadığı, desteğin tüm gelirini eşi ve çocuğu ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Raporda 2014-2036 yılları arası için gelirin 2/5 desteğe, 2/5 eşe, 1/5 çocuğa verildiği, 2037-2050 yılları arası için ise gelirin 1/2 'sinin desteğe, 1/2'sinin ise eşe verildiği anlaşılmaktadır. Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Bu durumda; destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmayan ve sağ olan anne ve babanın payı ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, daha sonra Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi maksadı ile ek rapor alınması gerektiğinden, kararın davacı ... yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 3. Davacı ... Yönünden; Somut olayda; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacı ... yönünden davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-(a) maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sürücü...'ın sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücünün %100 kusurlu olduğu, poliçenin incelenmesinde davalıya 06.12.2013-06.12.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğu ve 268.000,00 TL teminat bulunduğu, alınan kusur raporu ile müteveffa sürücünün tam ve asli olarak kusurlu olduğu, davacıların destek tazminatı talebinde bulundukları, bozma kararı sonrasında alınan usul ve yasaya uygun aktüer rapor ile davacı ... için 698.563,60 TL iş göremezlik tazminatı, 2.040,80924 TL destek tazminatının belirlendiği poliçe limiti dikkate alınarak toplam 268.000,00 TL tazminat miktarından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 90.691,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kısmen kabulüne sigorta limiti ve garame hesabına göre davacı ... için 195.553,40 TL, davacı ... için 72.446,60 TL destek tazminatının 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın destek sürücünün kusuru nedeni ile meydana geldiğini ve taleplerin teminat kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın 10.06.2014 tarihli trafik kazası sonucu gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 nci maddesinin 1. Fıkrasının b bendi. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; murisin hayatını kaybettiği 10.06.2014 tarihli kazadan doğan sorumluluğun eski 12.08.2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirleneceği, 2918 sayılı yasanın 92/g maddesinde belirtilen nedenler dışındakilerin teminat kapsamında olduğunun kabul edildiği, kaza tarihi ve poliçe tarihi esas alınarak Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasına göre, davacı yanın ölenin salt mırasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatı ile dava açtığını, ölüm nedeni ile doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsü ve işletenin tam kusurlu olmasının davacıları etkilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Davacılar vekili, 10.06.2014 tarihli kazada davacıların desteğinin vefatı nedeni ile destek tazminatı ve davacı ...'ın aynı kazada yaralanması nedeni ile maluliyet tazminatı talebinde bulunmuştur. İlk derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli kararına esas olarak kabul ettiği 20.02.2019 tarihli hesap raporunda, PMF 1931 Mortalite Tablosu esas alınarak tazminat miktarları belirlenmiş, davacı vekili tarafından bu hesap raporu dikkate alınarak dava ıslah edilmiştir. Mahkeme tarafından poliçe teminat miktarı esas alınmak suretiyle kurulan hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin karar ise yine davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 03.05.2023 tarihli bozma kararı ile hesap raporunun hatalı olduğu, desteğin anne ve babasına pay ayrılmadığı, davalının usuli kazanılmış hakları korunarak ek rapor alınması gerektiği yönünde karar verilmiştir. Bozma kararı sonrasında alınan 11.02.2024 tarihli ek raporda bu sefer TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve güncel veriler esas alınarak hesaplama yapılmış, davacı Sevginin alabileceği destek tazminatı 2.040,809,24 TL, iş gücü kaybına ilişkin tazminat miktarı ise 698.560,60 TL olarak bulunmuş, mahkeme tarafından bozma kararı gereği kök rapor esas alınarak karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamından sonra, tazminata ilişkin ek rapor alınarak karar verilmişse de anılan karar ve hesaplama yöntemi hatalıdır. Zira ilk karar davalı vekilince temyiz edilmiştir, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek bozmadan önce hükme esas alınan hesap raporundaki hesaplama yöntemi olan PMF 1931 Mortalite Tablosuna göre hesap yapılması gerekmektedir. Bozma ilamından sonra, davalının kazanılmış hakları ihlal edilecek şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Ayrıca 20.02.2019 tarihli hesap raporundaki veriler esas alınarak ek raporun hazırlanması gerekirken güncel veriler ile hesaplama yapılması da hatalıdır. Buna göre, tazminatın PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak, desteğin anne ve babasına pay ayrılmak suretiyle (ilk bozma ilamındaki hususlar dikkate alınarak ve ilk bozmadan önceki raporun diğer verileri aynen kullanılarak) hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9b3f996cb99961f3 ea4394acf336609c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı