Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/12632 E., 2025/8143 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12632 E., 2025/8143 K. (21.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12632
Karar No
2025/8143
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/12632 E. , 2025/8143 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/275 E- 2023/334 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda bölge adliye mahkemesince verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar; davacı vekili ve davalı Davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... 15.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu adına kayıtlı .. ili .. mah.2223 ada 3 parsel sayılı taşınmazın mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğini beyan edilerek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. 2.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 1.480.000,00 TL bedel ile satın aldıklarını, bu iş için fatura kesildiğini, satış bedelinin ipotek bedeline karşılık TEB AŞ.'ye ödendiğini, iyi niyetli 3. kişi olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.04.2017 tarihli ve 2015/467 E., 2017/277 K. sayılı kararı ile iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınmazın değer tespiti ile ticari defter incelemesi neticesinde satışların gerçek satış olduğu, tapuda gösterilen satış bedellerinin rayiç bedele uygun olduğu, yapılan satış işlemlerinin davacıya zarar vermek kastıyla yapıldığına ilişkin yeterli delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2018 gün, 2017/1318 E- 2018/1350 K sayılı kararı ile " davacının istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. 3.Karar ilamı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4.Yargıtay (Kapatılan) 17 inci Hukuk Dairesi'nin 19.01.2021 tarih ve 2019/973 E- 2021/118 Karar sayılı ilamı ile; "... davaya konu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde; borçlu ...'ne ait taşınmazın, üzerinde ... Bankası’na ait 3.000.000,00 TL bedelli ipotek ile birlikte 1.200.000,00 TL bedelle ...ne satıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... ise Vakıfbank 'tan davalı ...'a ait 1.200.000,00 TL ipotek borcunu ödeyerek satın aldığını belirtmiştir. Bu durumda mahkemece; ... Bankası’ndan taşınmaz üzerine konulan ipoteğin nevi de sorulmak suretiyle taşımazın ..'ne satış tarihi olan 15.04.2015 tarihindeki ipoteğin fekki için gereken bedelin ne kadar olduğu, satışla birlikte ipotek fek edilmiş ise ödenen bedelin miktarı ve kimin tarafından ödendiği saptanarak ve İİK.nın 278. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, söz konusu hususlar yönünde araştırma ve değerlendirme yapılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 3-Mahkemece hükme esas alınan 10.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde yapısı başlamış depo inşaatı olduğu, inşaatın %45 oranında bitmiş olduğu, dava tarihi itibariyle arsa değerinin 1.186.999,00 TL, %45 tamamlanmış inşaatın değerinin 292.572,00 TL olduğu belirtilmiştir. Yargılama sırasında 10.12.2015 tarihli duruşmada davaya konu taşınmaz üzerindeki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, taşınmazın 29.12.2015 tarihinde 4. kişi ...'ne tapuda satış yoluyla devredildiği tespit edilerek davacı alacaklının talebi ile ... davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, davacı alacaklı ile davalı 3. kişi ...'nin ticari defterleri incelenmiş, borçlu yönünden herhangi bir araştırma yapılmadan ve İİK 280. madde kapsamında değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, borçlu şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden şirket sermayesi ve malvarlığı yönünde bir araştırma yapılarak, 4. kişi ... ve borçlu şirketin ticari defterleri de incelenmek suretiyle dava konusu taşınmazın satış tarihindeki durumu da dikkate alınarak tüm delillerin değerlendirilmesi ve satışın İİK 280/3-son maddeler gereğince ticari işletme veya ticari işletmenin önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Yukarıda anlatılan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre Bölge Adliye Mahkemesi’nce; rayiç bedelle banka ödemesi ile davalı ...'nin satın aldığı taşınmaz üzerine inşaat yapmaya başladığı, dava konusu taşınmazın boş arsa niteliğinde olup ticari işletme veya emtia sayılamayacağı belirgin olduğu, dava konusu taşınmazın ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil ettiği, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp" hükmün bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 gün, 2021/275 E- 2023/334 K sayılı ilamı ile "...davaya konu taşınmaz üzerindeki 14.08.2013 tarihli ... yevmiye numarası ile tesis edilen ipoteğin, 22.04.2015 tarihinde ... tarafından ... Bankasına gönderilen 1.200.000,00 TL'lik EFT sonucunda fek edildiği, devredilen taşınmazın şirketin malvarlığının muhim kısmına tekabül ettiği, davacı alacaklı lehine olan karinenin aksinin diğer davalı ... tarafından çürütülemediği, bu haliyle davalılar ... ve ... arasında yapılan 15.04.2015 tarihli devrin İİK 280/3 maddesi uyarınca iptalinin gerektiği, her ne kadar taşınmaz davalı ... tarafından yargılama devam ederken 29.12.2015 tarihinde ...'e devir edildiği, ... ile dahili davalı ... ve yetkilileri arasında iş ortaklığı, yakın arkadaşlık veya akraba bağı olmadığı, dosyaya bu yönde yansıyan bir bilginin bulunmadığı, bu haliyle dahili davalının taşınmazı kötü niyetli olarak devraldığının ve İİK 277 ve devamı maddeleri kapsamında tasarrufun iptalini gerektirir sebeplerinin ispatlanamadığı anlaşıldığından iş bu dahili davalı yönünden davanın reddine, ancak ... ve ... arasındaki 15.04.2015 tarihli satış işleminin İİK 280/3 maddesindeki sebep ile iptaline, taşınmazın sonrasında iyi niyetli 4. kişiye devredildiği ve bu devrin gerçek olduğu kanaati hasıl olduğundan İİK 283/2 maddesi uyarınca devir tarihindeki gerçek değeri olan miktar üzerinden davalı ... sorumlu tutularak taşınmazın gerçek değeri olan 1.186.999,00 TL'nin ... 15. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve Fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, dahili davalı ... yönünden açılan davanın reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların muvazaalı olarak işlemleri yaptığını, davalı borçlunun kötü niyetli olduğunu, davalı ... arasındaki devrin de düşük bedel ile yapıldığını, dahili davalı ile davalı borçlunun aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalıların adreslerinin birbirine çok yakın olduğunu, davalıların iyi niyetli olmadıklarını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, söz konusu gayrımenkulün davalı borçlunıun ticari işletmesi olmadığı, ticari işletmesinin önemli bir kısmı da olmadığı, bu sebeple ilan zorunluluğunun bulunmadığını, gayrımenkul kaydındaki ipotek borcu ödenerek satın alındığını, kötü niyetin olmadığını, davalı borçlunun durumunu da bilmediğini, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, davalı borçlunun inşaat işi ile uğraşıyor olması, dava konusu gayrımenkul üzerinde %45 i tamamlanmış bir inşaatın bulunması, dava konusu gayrımenkulün davalı borçlunun sermayesi kadar değerinin bulunması ve dava konusu gayrımenkulün ticari işletmesinin mühim bir kısmını teşkil ediyor olması sebebi ile İİK madde 280/3 gereğince iptale tabi bulunmasına , davalı ...'nin de davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kötü niyetli kişi olduğunun da ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ile davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 811bb22a56b6a1fb 16f7e39bed4cf348

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı