4. Hukuk Dairesi 2024/11701 E. , 2025/5509 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/31 E., 2024/154 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2015 tarihinde davalının sigortalısı olduğu müvekkili şirkete trafik (ZMSS) sigortalı aracın, ehliyetsiz destek ... idaresinde iken meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu hak sahiplerine 120.432,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini belirterek bu miktarın ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2018/7 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararı ile sigortalı davalının desteğe aracı kendi isteği ile vermediği, herhangi bir kastı olmadığı ve olayların iradesi dışında geliştiğinin Erbaa Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/201 D.iş kararı ile kesinleştiği, dolayısıyla davaya konu kazanın doğrudan doğruya ehliyetsiz araç kullanmaya ilişkin kusur izafesini gerektirecek bir hal olarak düşünülemeyeceği, davacının KTK'nın 95 inci maddesine dayanarak açmış olduğu rücu davasında, aracın araç maliki tarafından verilmediği ve bu nedenle araç malikinin kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2018/7 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.01.2023 tarihli ve 2021/13204 Esas, 2023/725 Karar sayılı ilamı ile; destek sürücünün, davalı sigortalının izni dışında motosikleti kullandığı iddia edilmişse de "izin verilmemesi" olgusunun davalı sigortalıya rücu edilmesini ortadan kaldırılmayacağı, KTK'nın 107 nci maddesine göre çalınma ve gasbedilme hallerinde sigortalının kusurlu olmadığını ispatlaması halinde sorumluluktan kurtulacağı, somut olayda ise izin vermeme durumunun söz konusu olup çalınma veya gasbedilme durumunun olmadığı, buna göre davacı ... şirketinin, ehliyetsiz araç kullanılmasından dolayı ödenen tazminatı davalı sigortalıdan rücuen talep edebileceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın feragat nedeniyle reddi sebebiyle maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, nispi karar ve ilam harcı hesaplanması suretiyle hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, işbu hususun yasanın emredici hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta sürücü olarak bulunan desteğin dava dışı mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olmasından dolayı sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davadan feragat nedeniyle davanın reddine, “Karar tarihine göre alınması gerekli 8.226,74 TL maktu karar harcının dava açılışında alınan 2.056,69 TL'den mahsubu ile eksik kalan 6.170,04 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına" karar verilmiştir. Mahkeme tarafından verilen kararda, hüküm bölümünün 2 numaralı fıkrasında açıkça '' alınması gereken maktu karar harcı '' yazılmasına rağmen harç nispi olarak değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesi ve aynı Kanun'da belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde alınması gereken maktu karar ve ilam harcına 2/3 oranında hükmedilmesi gerektiği ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinde ise peşin alınan karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşıldığı takdirde fazla olan kısmın istek üzerine geri verileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddi halinde maktu harç alınması gerekirken yazılı şekilde nispi harç alınması doğru olmasa da bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan " 8.226,74 TL maktu karar harcının dava açılışında alınan 2.056,69 TL'den mahsubu ile eksik kalan 6.170,04 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına," ibaresi çıkartılarak yerine "427,60 TL olan maktu karar harcının, davanın feragat nedeniyle reddedilmesi sebebiyle 2/3 oranında hesap edilmesiyle birlikte ortaya çıkan 285,06 TL maktu karar harcın, dava açılışında alınan 2.056,69 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.771,63 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7bfbe55112d955da 8f0e5a45cc42cdd4 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2024/11701 E. , 2025/5509 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/31 E., 2024/154 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2015 tarihinde davalının sigortalısı olduğu müvekkili şirkete trafik (ZMSS) sigortalı aracın, ehliyetsiz destek ... idaresinde iken meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu hak sahiplerine 120.432,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini belirterek bu miktarın ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2018/7 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararı ile sigortalı davalının desteğe aracı kendi isteği ile vermediği, herhangi bir kastı olmadığı ve olayların iradesi dışında geliştiğinin Erbaa Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/201 D.iş kararı ile kesinleştiği, dolayısıyla davaya konu kazanın doğrudan doğruya ehliyetsiz araç kullanmaya ilişkin kusur izafesini gerektirecek bir hal olarak düşünülemeyeceği, davacının KTK'nın 95 inci maddesine dayanarak açmış olduğu rücu davasında, aracın araç maliki tarafından verilmediği ve bu nedenle araç malikinin kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2018/7 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.01.2023 tarihli ve 2021/13204 Esas, 2023/725 Karar sayılı ilamı ile; destek sürücünün, davalı sigortalının izni dışında motosikleti kullandığı iddia edilmişse de "izin verilmemesi" olgusunun davalı sigortalıya rücu edilmesini ortadan kaldırılmayacağı, KTK'nın 107 nci maddesine göre çalınma ve gasbedilme hallerinde sigortalının kusurlu olmadığını ispatlaması halinde sorumluluktan kurtulacağı, somut olayda ise izin vermeme durumunun söz konusu olup çalınma veya gasbedilme durumunun olmadığı, buna göre davacı ... şirketinin, ehliyetsiz araç kullanılmasından dolayı ödenen tazminatı davalı sigortalıdan rücuen talep edebileceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın feragat nedeniyle reddi sebebiyle maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, nispi karar ve ilam harcı hesaplanması suretiyle hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, işbu hususun yasanın emredici hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta sürücü olarak bulunan desteğin dava dışı mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olmasından dolayı sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davadan feragat nedeniyle davanın reddine, “Karar tarihine göre alınması gerekli 8.226,74 TL maktu karar harcının dava açılışında alınan 2.056,69 TL'den mahsubu ile eksik kalan 6.170,04 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına" karar verilmiştir. Mahkeme tarafından verilen kararda, hüküm bölümünün 2 numaralı fıkrasında açıkça '' alınması gereken maktu karar harcı '' yazılmasına rağmen harç nispi olarak değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesi ve aynı Kanun'da belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde alınması gereken maktu karar ve ilam harcına 2/3 oranında hükmedilmesi gerektiği ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinde ise peşin alınan karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşıldığı takdirde fazla olan kısmın istek üzerine geri verileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddi halinde maktu harç alınması gerekirken yazılı şekilde nispi harç alınması doğru olmasa da bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan " 8.226,74 TL maktu karar harcının dava açılışında alınan 2.056,69 TL'den mahsubu ile eksik kalan 6.170,04 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına," ibaresi çıkartılarak yerine "427,60 TL olan maktu karar harcının, davanın feragat nedeniyle reddedilmesi sebebiyle 2/3 oranında hesap edilmesiyle birlikte ortaya çıkan 285,06 TL maktu karar harcın, dava açılışında alınan 2.056,69 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.771,63 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7bfbe55112d955da 8f0e5a45cc42cdd4 ... ...