4. Hukuk Dairesi 2024/10458 E. , 2025/12127 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/258 E., 2018/353 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mal Müdürlüğünde hazine avukatı olarak görev yapan davalı ...'un Gümrük Müsteşarlığı ... Gümrükler Başmüdürlüğü vekili olarak takip etmesi gereken, ... İth. İhr. Ltd. Şti. aleyhine, antrepoda zayi olan eşyalar için tazminat talebiyle açılan Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/265 Esas, 2006/392 Karar sayılı dava dosyasını takipsiz bıraktığı, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığı ve tahsil kabiliyeti kalmadığından mevcut kamu zararının tahsil edilemediği ve davalıların oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek 413.560,52 TL zayi bedeli ile 30.000,00 TL vekalet nedeniyle ödenen maddi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle ... Müşavirliği ve .... Genel Müdürlüğüne yöneltilen davanın taraf sıfatı yokluğundan pasif husumetten reddinin gerekeceğini, dava konusu uyuşmazlığın zorunlu tahkim yolu işletilmek suretiyle çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle esasın kabulü anlamına gelmemekle birlikte zorunlu tahkim yoluna başvurulmadan dava açılmasına ilişkin görev itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yine davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerekeceğini zira süresinde açılmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen zarara ilişkin bir kusuru bulunmadığını, zira 10.02.20 06... sayılı görevlendirme onayı gereği 15.03.2006 tarihinde ... Muhakemat Müdürlüğü görevinden ayrıldığını, ayrılışını takiben 20.03.2006 tarihinde ... Defterdarlığındaki görevine başladığını, müvekkili görevden ayrıldıktan sonra söz konusu dava ve takip işlemlerinin hazine avukatı olmadığından mal müdürlüğünce takip edilmesinin kanun gereği olduğunu, yine dava konusu edilen davanın bir örneğinin Doğubayazıt Gümrükler Başmüdürlüğü Hukuk İşleri Müdürlüğünde mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 04.12.2015 tarihli ve 2015/6 91... /784 Karar sayılı kararıyla; "Anayasanın 129/5. maddesi ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan zarar nedeniyle ilgili idare aleyhine dava açılması gerektiği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise 3533 sayılı Kanuna tabi davalardan olmadığı ve 6100 sayılı HMK'da duruşma yapılmadan ve davanın her safhasında mahkemelerce görevsizlik kararı verilebileceği gerekçesiyle yargı yolu farklılığı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Anılan kararın temyizi üzerine; Dairemizin 24.05.2016 tarihli 2016/440 50... /6850 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemenin görevli olması ve tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır (HMK m. 114/c-d). Dava şartları ve ilk itirazlar, ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK m. 137/1. ve m. 139/1 ilk cümle). Buna göre görevsizlik kararı verilebilmesi için, dava dilekçesinin, davalıya tebliği (HMK m. 122), cevap süresinin beklenmesi (HMK m 127), cevap verilmesi halinde davacıya tebliği (HMK m.126), davacının cevaba cevap verme süresinin beklenmesi, verildiğinde diğer tarafa tebliği (HMK m.136/1), davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi ve verildiğinde diğer tarafa tebliği (HMK 136/1) zorunludur. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. madde hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm hakime, ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Kanun'un 137. maddesinin (1.) fıkrasında, ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetileceğine ilişkin 115/1. madde hükmü de bu hususlarda dilekçeler aşamasının tamamlanmadan karar verilebileceğine izin verir tarzda bir yoruma elverişli değildir. Somut olayda davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş fakat verdikleri cevap dilekçeleri davacıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir. Bu kapsamda yukarıda açıklanan düzenlemeler gözardı edilerek, dilekçeler aşaması tamamlanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 25.10.2018 tarihli ve 2018/2 58... /353 Karar sayılı kararıyla; "Anayasanın 129/5. maddesi ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan zarar nedeniyle ilgili idare aleyhine dava açılması gerektiği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise 3533 sayılı Kanuna tabi davalardan olmadığı ve 6100 sayılı HMK'da duruşma yapılmadan ve davanın her safhasında mahkemelerce görevsizlik kararı verilebileceği gerekçesiyle yargı yolu farklılığı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine" karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 02.07.2018 tarihli, 2018/22 64... /5235 karar sayılı kararıyla; "3533 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanlar, o Kanun'da yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. Yerel mahkemece tarafların durumu gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek, sözü edilen Kanun'daki düzenleme uyarınca, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3533 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu rücuen tazminat davalarında adli yargının görevli olduğunu, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken görev yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 54f390ef6083b3ca cb0204f09f3cc2e1