4. Hukuk Dairesi 2024/10284 E. , 2025/7348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2021/191 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İlinde 10.08.2004 tarihinde gerçekleşen kaza sonrası müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/192 esas sayılı dosyası ile süren yargılama sırasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davalının 8/8 asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, 13.08.2004 tarihinde sağ ayağından ameliyat gerçekleştirildiğini, kaza sonrası ayağının kısalması nedeni ile sakat duruma düştüğünü, kaza sebebi ile maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu, kazadan sonra çalışamadığını, davalının ise emekli öğretmen olduğunu, gelir durumunun iyi olduğunu, davalının kazadan sonra davacı ile hiç ilgilenmediğini, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalının asli kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.500,00 TL (tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik) tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ) tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada da fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.500,00 TL tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 40.903,05 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunu, davacının kazadan sonra yaralandığını, bu yaralanma nedeni ile ayak kısalığı meydana geldiğini ve çalışamadığını iddia ettiğini, açılan davada tazminat ve tedavi giderlerinin talep edildiğini, talep dilen tazminatın maddi mi yoksa manevi tazminat mı olduğu ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminat olduğunun belli olmadığını, davacının yapılacak bilirkişi incelemesinde ayak kısalığının olmadığının ortaya çıkacağını, davacının olay nedeni ile maddi veya manevi herhangi bir zarara uğramadığını, davacının kendi adına ticari işletme işleten bir kimse olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince 09.06.2015 tarih ve 2005/215 E.-2015/506 K. sayılı karar ile; asıl davada davanın kısmen kabulü ile 259,00 TL tedavi giderinin 13.08.2004 tarihinden itibaren, 4.441,00 TL maddi tazminatın 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 1.000,00 TL manevi tazminatın 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkeme dosyası ile birleşen 2014/196 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 259,00 TL tedavi giderinin 13.08.2004 tarihinden, 20.489,72 TL maddi tazminatın 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 08.11.2018 tarih ve 2015/17801 E.- 2018/10311 K. sayılı ilamında özetle; "...Somut olayda, mahkemece kusur yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan Silifke Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/192 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün, “taşıt giremez” levhası olan yola girdiği için 8/8 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiğini, olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında ise davacının %30, davalının %70 kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan rapor ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğunun anlaşıldığı, kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, o halde mahkemece,...Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü ... Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller ve ceza dosyası ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları da birlikte değerlendirilerek kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davada davanın kısmen kabulüne, 181,30 TL tedavi giderinin 13.08.2004 tarihinden itibaren, 4.241,00 TL maddi tazminatın 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 1.000,00 TL manevi tazminatın 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2014/196 esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 181,30 TL tedavi giderinin 13.08.2004 tarihinden, ıslah edilen 40.903,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı için iyileşme (iş göremezlik) süresi öngörülse dahi bu döneme ilişkin taleplerden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davacının, bakım-bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatı talebinin dikkate alınmaması gerektiğini, 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine yer verildiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza esnasında davacı taraf plakasız araçta sürücü konumunda olup; sürücü belgesiz bir şekilde mobilet kullandığını, bu durumun davacı açısından zararı artırıcı eylem niteliğinde kabul edilmesi ve (hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren indirim yapılması gerekmekte iken bu hususa değinilmediğini, uyuşmazlık konusu kaza neticesinde SGK tarafından davacı tarafa tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu olmamakla birlikte, SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin davacı lehine hesap edilen geçici iş göremezlik zararından mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde davacıya maluliyetine ilişkin 05.10.2015 tarihinde 46.097,32 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme davacının zararının tamamını giderdiğinden bakiye alacak bulunmadığını, kaldı ki yerel mahkemece ödemenin eksik olduğu düşünüldüğünde dahi; ödeme tarihi itibariyle faiz güncellemesi yapılarak ek hesap raporu alınması gerekirken hatalı ve eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, gerekçeli kararın usule uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince 09.06.2015 tarih ve 2005/215 E.-2015/506 K. sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyizi neticesinde Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 08.11.2018 tarih ve 2015/17801 E.- 2018/10311 K. sayılı ilamı ile, "...davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; mahkemece hükme esas alınan rapor ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğunun anlaşıldığı, kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, o halde mahkemece, ... Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü ... ... Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller ve ceza dosyası ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları da birlikte değerlendirilerek kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma sonrası alınan 02.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda taraflar yönünden kusur dağılımında bir değişiklik olmadığı, 08.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile güncel veriler esas alınarak tazminat hesabı yapıldığı, mahkemece davacı vekilinin ıslah talebi dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 09.06.2015 tarih ve 2005/215 E.-2015/506 K. sayılı kararının birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmediği, davacı vekilinin temyiz itirazlarının Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 08.11.2018 tarih ve 2015/17801 E.- 2018/10311 K. sayılı kararı ile reddine karar verildiği, böylece ilk kararın davalı ... şirketi yönünden kesinleştiği anlaşılmakla; bozma kararından önceki belirlenen tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulması gerekirken birleşen davada davalı ... şirketi yönünden yeniden alınan raporda belirlenen tazminata karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bente açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin birleşen davada diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin birleşen davada temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ....'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.